YAZARA MAİL GÖNDER Kritik lezzet seçimleri

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Kalamata zeytin mi, Tavşan Yüreği mi? Kiraz mı, çilek mi? Izgara mı, tava mı? Menemen mi, omlet mi? Cennet Koyu'ndaki Mandarin Oriental'da Japon mu, İtalyan mı? Rakipler başa baş, seçim bugünkünden çok daha zor!

1 HAZİRAN PAZARTESİ

Japon kurochan, italyan assaggıo'ya karşı

İnsan yaz tatilinde ne ister? Lükse dair talepleri dilediğiniz kadar çeşitlendirin, işin esası iyi deniz ve iyi yemektir. Bodrum Cennet Koyu'ndaki Mandarin Oriental'ın denizine kusur bulan çarpılır. Yemeklerde ise sorun var; hem nitelik hem nicelik olarak öyle seçenekler çıkıyor ki önünüze, seçim bugünkü genel seçim kolaylığında olmuyor! Japon lokantası Kurochan'la başlayalım. Londra'daki Kurobuta'nın kardeşi. Yine Şef Scott Hallsworth'un elinden. Kuro 'kara' demek, chan da 'birader'. 'Karakardeş' yani, 'Karadayı'nın yakını! Edamame ile başlayıp suşiyle devam eden çok çeşitli lokmalar tattık Kurochan'da. Şahsi ilk üçümü sayacak olursam: Çiğ et göremeyenleri bile tavlayan Biftek Tataki, kâğıt çıtırlığında altıyla Somon Sashimi Pizza ve türünün en iyisinden Izgara Jumbo Karidesler derim. Havuz başı restoranları hep sevilir; The Pool bu kategoride. Baklava hamuruna sarılmış Ege mercan fileto görüntü olarak adeta abiye bir pilili tül kostüm, çıtırlık üst düzey, iç harcındaki karamelize soğansa of! Tek problem: Yiyince bitiyor! Bodrum Balıkçısı, İstanbul Bebek'teki ünlü Poseidon'dan transfer. Klasik bir balık lokantasının alametifarikası sayılacak ne varsa karşınızda: Kadayıfa sarılmış karides, Izgara ahtapot, Kalamar tava... Ve de alevli balık tabağı tabii: Tuza yatırılmış Levrek Fileto üstünden şaşaalı bir şov... İtalyan lokantası Assaggio'da ekmeği zeytinyağına banarak da geçer saatler ama ev yapımı makarnası da takdire şayan... Makarna zaten iyidir, ev yapımıysa daha da iyidir. Hele ıstakozluysa, zırt pırt yemediğimiz için ekstra iyidir. Buradakinin ıstakozu pamuk, domates ve fesleğeni bol, hepsinin bir aradalığı da son derece uyumlu; 'evlenmiş' yani malzemeler, artık böyle deniyor! Bir de nifak sokalım yeri gelmişken: Assaggio'nun ıstakozu, Bodrum Balıkçısı'nın ıstakozunu döver!

Sıcağa deva: Sorbe

Yaz, sıcak, rutubet, hararet demek; biraz da dondurma ve sorbe demek. Mandarin'in restoranları onları da yarıştırıyor. Bu da bize yarıyor mu demeli, yoksa bize hiç acımıyor mu, bilemiyorum! The Pool'un yeşil elma sorbesi... Bodrum Balıkçısı'nın votka aromalı vişne sorbesi... Kurochan'ın kiraz sorbesi. En iyi damak temizleyen, en iyi dil tatlandıran elemanlar bunlar... Tatlı konusunda müşkülpesentlere Bodrum mandalinalı Cheesecake'den girip yarı dondurulmuş vişneli parfeden (Semifreddo) çıkarım ama cümlemize yazık. Seçim yapamayıp hepsinden tatmak, arkadan ağlamasın diye tabakta bırakmamak, iki günde üç kilo şeklinde atabiliyor kazığını. Kıssadan hisse: Seçim önemli!

2 HAZİRAN SALI

Sarı ulak mı, tavşan yüreği mi?

Zeytinperestler için yurtdışındaki kahvaltılar zulüm olmalı. Ne fena zeytinler çıkarıyorlar o açık büfelerde, insanın ağlayası geliyor. Halbuki Hojiblanca'dan (İspanya/Endülüs) Frantoio'ya (Orta İtalya/Toskana) ne şahane zeytinler yetişiyor dört bir yanda. Zeytin, standart kahvaltımızın demirbaşı ve artık Kadıköy Çarşısı'ndaki tezgâhlarda bile 40 çeşidine rastlanıyor. Leblebi kadar Antakya çizik zeytininden, çift renkli (Kırmızısı pancar suyunda, cart yeşili ıspanak suyunda bekletiliyor) hurma boyluya, seçmek zor. Bir avuç zeytin için amma düşündüğünüzü söyleyen sevimsiz bir esnafa çatarsanız, altta kalmayın, bakın bakalım Tavşan Yüreği ile Sarı Ulak'ı ayırt edebiliyor mu? İkisi de Akdenizli. Tavşan Yüreği (Fethiye'den Silifke'ye) bizde yetişen en iri taneli zeytinlerden; yeşil ve siyah sofralık olarak mideye indiriliyor. Sarı Ulak ise (Tarsus- Adana) yine siyah ve yeşil sofralık olarak işleniyor ama daha yöresel olarak değerlendiriliyor.

3 HAZİRAN ÇARŞAMBA

Kirazı yenmek mümkün mü?

Erik mi, kiraz mı? Çilek mi, kiraz mı? Boş sorular bunlar zira bu maçların galibi çoktan belli! En kolay seçim bu olsa gerek... "Kadın eline yakışan yemişlerden biri, başlıcası kirazdır" der Refik Halid Karay. "Zira kiraz daha çok bir süsü andırır ve kadın makyajına benzerlik gösterir. Kabuğundaki cila, üzerinden henüz fırça geçmiş kadar tazedir. Hiçbir vernik o şeffaf parlaklığı veremez. Kiraz, selefon kâğıda gayet ustalıkla sarılmış ve donmuş bir şurup damlası değil midir? Şurup damlası ki ortasında çekirdeği cam kavanoza konmuş bir reçelin tanesi gibi durur." Adeta bir sevgiliyi anlatan bu yiyecek tasvirlerinizin hastasıyım, Refik Halid!

4 HAZİRAN PERŞEMBE

Raflardan kitap beğen!

Tatil kitabı ağır olmaz, gölge etmez. Lezzetli olur, su gibi akar, afiyetle okunur. Size beraber tatile çıkarsanız pişman olmayacağınız kitaplardan 'beşibiryerde' yaptım, seçin birini: a) Sovyet Mutfak Sanatı / Yemek ve Hasret Anıları (Anya von Bremzen, YKY) b) İyi Bir Yemek Tek Başına Yenmeyen Yemektir (Hülya Ekşigil, Oğlak) c) Mutfak (Murathan Mungan, Metis) d) Mutfak Sırları (Anthony Bourdain, Oğlak) e) İstiridye Üstü Girit (Byron Ayanoğlu, İş Bankası)

5 HAZİRAN CUMA

En zor seçimler de bunlar!

Kavun mu, karpuz mu? Çikolata: Bitter mi, sütlü mü? Reçel mi, bal mı? Ayran mı, limonata mı? Turşu limonla mı yapılır, sirkeyle mi? Makarna mı, pilav mı? Lahmacun mu, pide mi? Pide mi, pizza mı? Izgara mı, tava mı? Etobur mu, otobur mu? Vejetaryen mi, vegan mı? Kızartmalardan patlıcan mı, kabak mı? Sarımsak yeniyor mu şimdi, yenmiyor mu? Menemen mi, omlet mi? Simit mi, poğaça mı? Çay mı, kahve mi? Sütlü mü, sade mi? Tatlı mı, tuzlu mu? Cümlemize iyi seçimler...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.