YAZARA MAİL GÖNDER Karpuz mu, kavun mu?

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Fazlasıyla sıcak bu günlerde ne yiyeceğiz? Tepemizi attırana "Yazın meyvesi karpuz / Güneşe dayanmaz buz / Büyüklenmek neyine / Hem uyuzsun hem kuduz" mu diyeceğiz? Kimin geçmiş Cheesecake Günü'nü kutlayacağız? Bizanslı olsak hoşkıranla mı yetineceğiz?

29 TEMMUZ ÇARŞAMBA

Karpuz kültürü, kavunu böyle alt eder!
Lüzumundan fazla sıcak bir haftaydı. 42 dereceyi gördük. Suya, kavuna, karpuza saldırdık. Peki kavun mu, karpuz mu?
Geçen yıla kadar cevabım hep kavundu.
Çekirdek faktörü yüzünden...
Çocukluğunun siyah çekirdekli, kütür kütür ve lezzetli kocaman karpuzlarını sayıklayanlar da vardır eminim ama şimdinin koyu renk kabuklu, neredeyse çekirdeksiz, küçük, hibrid karpuzları da gayet tatlı çıkıyor. Ve hayaller neredeyse gerçek oluyor: Full göbek!
Damak tercihiniz sizi ilgilendirir.
Biz kavun-karpuz kültürüne göz atalım; bakalım hangisi galip geliyor...
İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
Karpuz kabuğu suya düşmeden denize girilmez. Karpuz kesmekle yürek soğumaz.
Buna karşılık, felek kimine kavun yedirir, kimine kelek!
Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek, eşekten düşmüş karpuza dönmek, ayağının altına karpuz kabuğu koymak mümkün...
Buna karşılık, kavun değil ki koklayasın!
Mani mi dediniz? Karpuz kestim kırmızı / Şu gelen kimin kızı / Yanağında beni var / Sandım seher yıldızı...
Türkü mü istediniz? Karpuz kestim yiyen yok / Halin nedir diyen yok / Yeni de bir yar sevdim / Gözün aydın diyen yok...
Bilmece mi emrettiniz? Bir yeşil kümbet, kapısı yok... Yeşil sandığı açtım, siyah boncuğu saçtım... Mantosu yeşil, düğmesi siyah, entarisi kırmızı, bunu bilin kimin kızı? Aldır onun tepesi, yeşildir hem cübbesi, içinde dizilidir kara kara küpesi...
Evet, bunlar hep karpuz.
Kavun nerede mi? Sarı kız sancağında, asılı bacağında... Sarı tavuk asılır, vakti gelir kesilir...
Yaz bitmeden Kıbrıs'a mı gidelim diyorsunuz? "Garpızı bıcagladım / Suyunu sacagladım / Duydum yârim geliyor / Goşdurdum, gucakladım..." "Hem incesin hem uzun / Zamanıdır karpuzun / Senin sözlünüm artık / Gel sarılalım guzum..." "Yazın meyvesi karpuz / Güneşe dayanmaz buz / Büyüklenmek neyine / Hem uyuzsun hem kuduz..." "Garbızı bıcagladım / İçine su sakladım / Bagdım yanımda yâr yok / Yasdığı gucakladım..."
Kavun yine zayıf kalıyor: "Acı gavun dildi min? / Ben gideli güldü mün? / Ayrıldıg ayrı düşdüg / Gıymetimi bildi min?.."
Velhasıl rekabetten galip çıkan karpuz gibi görünüyor... İster klasik usül doğrayıp tek başına yersiniz, ister top top/küp küp kesip beyaz peynirle beraber şişlere dizip parti, davet hoşluğu yaparsınız. Mozzarelladan tuluma başka peynirlerle, hatta yoğurtla da iyi gider. Salatalara da katabilirsiniz, suyuyla türlü atraksiyona da girebilirsiniz. Karpuzun müşterisi hep çoktur.
Hayırdır? Nereye? Daha karpuz kesecektik!

30 TEMMUZ PERŞEMBE


Cheesecake Günü kutlu olsun!
30 Temmuz meğer Cheesecake Günü'ymüş. Hayırlı olsun, kutlu olsun, sevenlerine tebrikler... Cafe Fernando blogunun ve kitabının bol ödüllü yazarı Cenk Sönmezsoy'u özellikle tebrik etmek gerekebilir. San Francisco'daki ilk gününde nasıl zevkle Altın Kızlar seyrettiğini, Rose'un "Ben en iyisi cheesecake'i getireyim" cümlesinin izinden nasıl gittiğini okurken, yaşarsınız da... Cenk Sönmezsoy'un Çikolatalı Cheesecake reçetesi mükemmeldir. Ama "Bundan daha hızlı ve kolay hazırlanabilen bir cheesecake bilmiyorum" dediği, yumurtasız, dolayısıyla da pişmesine gerek olmayan Limonlu ve Ahududulu Cheesecake, sıcaklara daha iyi gidebilir. Üşenmezseniz girişin derim.

31 TEMMUZ CUMA

Kokoreç tavsiyesi bizden olsun
Ajda Pekkan, Nur Yerlitaş'ın da olduğu bir televizyon programına telefonla bağlanmış, kokoreç bahsi geçince tadının damağında kaldığını söylemiş. Nurella bir kasap bulduğunu muştulayınca da "Valla artık ben bu gidişle kasaplar şefi olacağım" demiş. O zaman Ajda'ya bir kıyak geçelim. Türkiye'nin bir numaralı kokoreççisini söyleyelim ki hem afiyet olsun hem de Nurella'dan aşağı kalmasın. Keşan'da Şirin Kokoreç... Domatesli isteyen, racon cahili zavallı sayılıyor; o derece net et. Burayı bilmeden kasaplar şefi olamaz!

1 AĞUSTOS CUMARTESİ

Hoşkıran ile şeftali var, banyo yok!
Bizanslıların beslenme takviminden geçtiğimiz aylarda da bahsetmiştik (Bizans'ın Damak Tadı / Efsanevi Bir İmparatorluğun Mutfağı, Andrew Dalby). Hazır ayın başındayken, ağustosa bakalım: "Ağustos yeşil safraya hükmeder. Bu ay boyunca ebegümeci ve bütün yaban sebzeleri gibi, yoğun özsuyu olan yapışkan sebzelerden uzak dur. Pazı, hoşkıran ve asma kabağı ye." Hoşkıranla tanışmayanlara: Ispanağa rakip gösterilen bir bitki. Karadeniz bölgesinde bol yetişiyor, nemli yerleri, mısır tarlalarını seviyor. Kavurması, yemeği yapılıyor; horozibiği otu da deniyor. "Etlerden, ayın 15'ine dek, yaban tavşanı ve ceylanla birlikte kuzu ve kısırlaştırılmış oğlak ye; bal sirkesiyle sıcak servis edilen yağsız et. Tavuk, piliç ve güvercin yemek tehlikesizdir. (Taze) balıklardan, ara sıra hardala banarak, yassı balıklar ve yağlı etli balıklar yenmeli. Tuzlama ve salamura balıktan, ayrıca kuru meyvelerden uzak durulmalı." Balık mı? E içinde 'R' harfi geçmeyen aylarda balık yemiyorduk hani? Baharda en son April (Nisan) ayında paydos edip September (Eylül) gibi vuslata eriyorduk hani? "İncir, üzüm, armut, sarı erik, olgun şeftali ve benzerleri dahil, taze meyve yenmeli. Sebzelerden sıcak ve kuru kuru türlerin hepsinden uzak durulmalı, sözgelimi sedef otu, zahter, sarımsak, pırasa, tere, turp ve hardaldan." Olgun şeftali, hayatın anlamı gibi bir şey! Ağustos, sadece olgun şeftaliyle geçebilir bazılarımız için! Fakat şimdi geliyoruz zurnanın zırt dediği yere... "Ay süresince dört banyo." Nasıl yani? En sıcak 31 günde sadece dört kere mi yıkanılıyor? Aman Allahım! Bizanslılar ter mi kokuyor! "Salamuralardan kapari, salamura yeşil zeytin, bal sirkesine yatırılmış zeytin, badem kullan. Siyah zeytinden uzak durulmalı." Siyah zeytinden uzak durulabilir. Onu idare ederiz de... Koca ağustosta yalnızca dört banyo hakkı olduğunu okurken bile bunalıp musluğa koşuyor insan. Bu derde olgun şeftali bile derman olamaz!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.