YAZARA MAİL GÖNDER Huzur + Barış + Umut + Bereket = Zeytin

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Dalıyla, meyvesiyle, yağıyla, sembolüyle, zeytin ağacına çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Aynı zamanda da hasat mevsiminden... 'Anadolu Zeytinyağları Projesi'nin bu yılki ilk durağında, Mersin Silifke'de, zeytin hasadındaydık

Toplum olarak bu aralar en ihtiyacımız olan ağaç o galiba...
Dalıyla, meyvesiyle, yağıyla, kültürüyle, sembolüyle, metaforuyla, zeytin ağacı...
Nur Suresi'ni bilir misiniz? "Allah göklerin ve yerin nurudur.
Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan; ne doğuya ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir."
Şöyle de tekrar edebiliriz: "Allah yeryüzü ve gökyüzünün nuru olandır. Sanki minber üzerine konmuş çerağdır. Billur bir kandil içinde yıldız gibi parlamaktadır. O çerağın yağı mübarek bir ağaçtan çıkar. O mübarek ağaç, öyle bir zeytin ağacıdır ki; ne doğuda ve ne de batıda bulunur. O çerağın yanına ateş dokunmasa bile, kendi kendine uyanıp nur saçar. Çünkü, O, nurların üstünde bir nurdur. Allah insanları o nur ile doğru yola iletir."
Artun Ünsal'ın Ölmez Ağacın Peşinde / Türkiye'de Zeytin ve Zeytinyağı kitabı (YKY) böyle başlar.

KÜLTÜR, HUZUR, SÜREKLİLİK...
19. yüzyılın kültür tarihçisi Victor Hehn'e verir sonra sözü Artun Hoca: "Minerva'nın ağacı, romantik bir güzelliğe sahip değildir, ama ferah ve bakımlı alanlarda, rüzgârın okşadığı gövdesinde nazlı nazlı hışırdayan yapraklarıyla tepelere dizildiği ya da eğimli düzlüklere hafifçe gölgesini saldığı zaman uyandırdığı kültür ve huzur dolu düzen ve bu düzenin sürekliliği duygusunu içimizde onun kadar uyandırabilecek bir başka ağaç daha yoktur."
Sonra kendi devam eder Artun Hoca, "Görkemli bir zeytin ağacının meyve yüklü dallarına baktığımızda aklımızdan kim bilir neler geçer" diyerek: "Gün görmüş birinin doğallığı, bir ananın koruyucu gölgesi; kimi zaman coşku, kimi zaman hüzün... Ama hepimiz biliriz ki, zeytin yerleşikliğin, emek ve sabrın ürünüdür. Kendini geçindirecek kadar bağı, bahçesi, zeytinliği olan kişi özgürdür, huzurludur. Niye saldırgan olsun ki? Savaş ve yağma yurtsuzların, göçebelerin işidir; kum taneleri veya ottan başka yitirilecek çok az şeyi olanların... Oysa irade ve uğraş karşılığı bir nimet olan zeytin, ağacıyla, meyvesiyle, yağıyla dünyaya bir bakış, bir yaşam biçimi, başlı başına bir kültür, kısacası Akdeniz uygarlığının ayrılmaz bir parçasıdır."

ZEYTİN AĞACININ GÖLGESİNDE
Hafta içinde Mersin Silifke'deki Alata Bahçesi'nde bunları ve kelimelere transferi kolay olmayan başka duyguları yaşadık.
Zeytinlikte, elimizde sepetler; yeşil, siyah, aradaki envaiçeşit alacalı renge bürünmüş zeytinleri topladık. Isırınca acılığa şaşırdık, toprağa dökülenleri ezip kollarımıza sürünce, anında hissedilen kadifemsiliğe bayıldık.
Sonra marifetli bir tırın içine girdik.
Zeytinlerin (Adı üstünde: Silifke Yağlık) gözümüzün önünde önce çöplerinden ayrılıp 'hamurlaşmasını', sonra sıkılıp posasıyla vedalaşırken yağın da bir musluktan süzülmesini izledik.
Şişeyi musluğa dayayıp da doldurunca, olağanüstü yeşillikteki tonuna tav olduk önce. Sonra zeytin ağaçlarının gölgesinde oturup birer yudum aldık ki, aman Allahım! Bu nasıl şey böyle!
Zeytinyağı demek hiç mi hiç anlatmıyor; bu elimizdeki hakikaten 'sıvı altın' olmalı. 'Erken hasat' demek, kokladığında meyvemsi, çimensi, tattığında dilin yanlarında hafif acımsı, yuttuğunda gırtlakta yakıcı ve kalıcı diye çabalamak da boşuna.
Öylesine yoğun bir lezzet ve kıvam ki bu; hakikaten 'sıvı altın' olmalı.

ÖDÜLÜ ZEYTİNYAĞLARI
Bunları kendiliğimizden mi yaptık? Hayır. Nar Gourmet vesile oldu. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Dr. Mücahit Taha Özkaya, Nar Gourmet Genel Müdürü Samir Bayraktar ve gastronomi alanında derya deniz olan isimlerin (Nedim Atilla, Vedat Başaran, Hülya Ekşigil, Nilhan Aras, Defne Koryürek...) de içinde olduğu küçük bir gruptuk.
Adını sadece o bereketli meyveden değil, 'Natural and Regional' yani 'Doğal ve Yöresel'den de alan Nar, fikri ve misyonu olan markalardan. Bol sayıda da saygın ödülü... 'Anadolu Zeytinyağları Projesi'yle Anadolu'nun en iz bırakan zeytinyağlarını üretip ödülleri de diziyor yan yana.
Antalya Beylik ve Antalya Tavşan Yüreği ile Milano'daki Monocultivar Olive Oil Expo2015'te altın madalya aldı mesela.
Bu Tavşan Yüreği'nin, 2015 New York Uluslar arası Zeytinyağı Yarışması'ndan da altını var üstelik.

İLKTADIŞTA AŞK!
'Anadolu Zeytinyağları Projesi' şöyle bir şey: Türkiye'nin değerli zeytinleri elle tek tek toplanmak suretiyle kendi ekolojisinde hasat ediliyor. Sonra da hiç vakit kaybetmeden Mobil Zeytinyağı İşleme Tesisi ile iki saat içinde işleniyor.
Soğuk sıkım tekniğiyle.
Mobil tesis dediğim, işte o içine girdiğimiz tır. İtalya'da özel olarak imal edilen zeytinyağı sıkım makinesi, tıra yerleştirilmiş, bölge bölge geziyor. Fabrika, tarlaya taşınmış oluyor yani.
Bu yılki hasat dönemi pazartesi günü (12 Ekim) Mersin Silifke'de, şahitliğimizde başladı, 18 Kasım'da Ayvalık'ta bitecek. Yeni hasat döneminden mutfaklara hangi çeşitler mi yansıyacak?
Mardin Halhalı, Kilis, Hatay Savrani, Mersin Sarıulak, Mersin Silifke, Antalya Tavşan Yüreği, Antalya Beylik, Muğla Memecik, Aydın Memecik, Manisa Uslu ve Balıkesir Ayvalık.
Tavşan Yüreği'nin ismi de ödülleri de gıdıklıyor ama Mersin Silifke'ye duyduğum ilk tadımda aşkla baş edebilir mi, göreceğiz bakalım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.