Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Kırgızistan'da uzun yıllardır ve halen tüm okulların başında olan şahıs Orhan İnandı, aslında Fethullah Gülen'in 'Asya İmamı'dır. Kırgız Devleti ile irtibatlı olan esasen odur. Büyükelçiden hiçbir farkı yoktur. TC Devleti de bu şahıs üzerinden Kırgız yönetimi ile irtibat kurmaktadır."

Bu kısa girizgâh, yaşamı ve hatta ölümü hâlâ gizemini koruyan eski MİT mensubu Kâşif Kozinoğlu'na atfedilen mektupların birinden alıntı. Bu mektuplarda manipülatif bilgilerin yanı sıra doğru bilgiler de yer alıyor. Ve yukarıdaki alıntıda sözü geçen Orhan İnandı'nın Kırgızistan'daki etkinliğiyle ilgili bilgiler ikinci gruba giriyor.

Orta Asya'da Milli İstihbarat Teşkilatı adına faaliyetlerde bulunan Özel Harp kökenli istihbaratçı Kâşif Kozinoğlu, yargılandığı Oda TV davasının (Cemaatin kumpas davalarından biriydi) 22 Kasım 2011'deki duruşmasından 10 gün önce cezaevinde aniden hayatını kaybetmişti. Resmi açıklama, Kozinoğlu'nun 'ağır ve yoğun spora bağlı kalp krizi nedeniyle öldüğü' idi.

Kırgızistan'daki cemaat okullarının vakfı olan Sebat Vakfı'nın Başkanı Orhan İnandı'nın ülkedeki etkinliği Kozinoğlu'nun da belirttiği gibi halen devam ediyor. İnandı, son olarak 28 Ağustos Cuma günü saat 14:00 sularında Kırgızistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na gelmiş ve Başkonsolos Renat Tuleberdiev ile görüşmüş. Tuleberdiev, tıpkı Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Kırgızistan Büyükelçisi Kadir Toktogulov gibi cemaat okullarından yetişme. Ve Kırgızistan dışişleri bürokrasisi içinde Bişkek Hükümeti'nden çok Gülen Örgütü namına çalışan bir isim. Bir başka deyişle Gülen Örgütü'nün Kırgızistan içinde, Bişkek'e rağmen kurduğu Paralel Devlet'in temsilcilerinden biri. Bunu anlamak için Tuleberdiev'in eğitim vizesi politikasına bakmak yeterli.

Türk devletinin yeni yürürlüğe koyduğu bir düzenleme ile Kırgızistan'daki cemaat okullarından (Sebat Vakfı'na ait okullar) mezun olan öğrenciler Türkiye'deki üniversitelere alınmıyor artık. Yani cemaat tandanslı öğrencilerin Türkiye'de bir kabul sorunu var. Buna karşılık Tuleberdiev de Türkiye'den Kırgızistan'a okumaya giden öğrencilere vize verirken -üstelik kendi devleti aleyhine- çifte standart uyguluyor. Buradan cemaatin Alatoo Üniversitesi'ne gitmek üzere vize almak isteyen öğrencilere vize veriliyor. Ancak Kırgızistan ile Türkiye arasında 1995 yılında imzalanan bir protokolle kurulan devlet okulu Manas Üniversitesi'ne yapılan başvurulara vize verilmiyor. Yani Başkonsolos, cemaat adına kendi devletinin politikalarına bile paralel, aykırı bir vize politikası uyguluyor.

Başkonsolos Renat Tuleberdiev ile Büyükelçi Kadir Toktogulov'un tayinini sağlayan kişinin eski Cumhurbaşkanı Askar Akayev döneminde devletten ihale alan işadamı Balbak Tulebayev olduğu belirtiliyor. Tulebayev'in cemaate yakın biri olduğuysa Facebook sayfasında paylaştığı yorum ve fotoğraflardan belli.

Bu hafta Üç Boyutlu Portre'de Orta Asya'nın stratejik ülkelerinden Kırgızistan'daki Gülen Örgütlenmesi'ni işleme sebebimiz, ülkede önümüzdeki ay yapılacak olan seçim. Kırgızistan, Türkiye'den bir ay önce 4 Ekim'de kritik bir seçime girecek. Gülen Örgütü, tıpkı Türkiye'deki 1 Kasım seçimleri için olduğu gibi Kırgızistan'da da seçimler için harıl harıl çalışıyor, siyasete nüfuz ve propaganda faaliyetlerinde bulunuyor.

Kırgızistan, bizde şu sıralar siyasi istikrarsızlık yarattığı için tartışma konusu olan koalisyonlarla yönetilen bir ülke. Parlamenter sistemi, olduğu gibi bizden almışlar, hatta kanunlar bile bizimkinin hemen hemen aynısı…

Ülkede 4 Ekim'deki seçimler sonucunda üçlü bir koalisyon hükümetinin kurulması bekleniyor. Seçimlere 14 parti giriyor. Beş ya da altısının barajı geçmesi ve 3 partiden oluşan bir koalisyon hükümeti kurulması ihtimal dâhilinde. Seçime girecek partiler arasında barajı geçme ihtimali olanlar şunlar:

Kırgızistan Sosyal Demokrat Partisi(SDP.) Şimdiki Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev'in partisi. Atambayev'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın dostluğu var. Özel konuşmalarında Erdoğan'a 'Tayyip Abi' diye hitap ediyor.

Bir diğer parti Respublika+Ata Jurt. Respuklika, eski Başbakan Ömürbek Babanov'un partisi. Ata Jurt ise 2005 yılında halk ayaklanmasıyla iktidara gelen ve 2010'da yine halk ayaklanmasıyla devrilip Kırgızistan'dan kaçan Kurmanbek Bakiyev'in partisi. İki parti seçim ittifakı yapıyor.

Bir başka parti de Kırgızistan Partisi. Genç işadamları tarafından destekleniyor. Partinin lideri Kanat İsaev kendisini 'Kırgızistan'ın Tayyip Erdoğan'ı olarak görüyor.

Bu partilerin hepsi, Gülen Örgütü'nün Kırgızistan'da da bir paralel devlet yapılanması kurduğunun ve kendi ülkeleri için de tehlikeli hale geldiğinin bilincindeler. Ancak cemaat, Kırgızistan siyasetinde de epey güçlü ve seçimleri etkileme potansiyeline sahip. Gülenistler ülkede iş dünyasında da çok aktif ve etkili. Hatta hâkim ekonomik güç konumunda. Bu yüzden MÜSİAD gibi Türk iş kurumlarının o coğrafyada daha etkin olması gerekiyor.

TÜRK BÜYÜKELÇİLİĞİ'NDE ZAMAN GAZETESİ
İşin ilginç yönlerinden biri Gülen Örgütü'nün sadece Kırgızistan devletinde değil, ülkedeki Türk misyonlarında da etkin olması. Öyle ki Gülenist unsurların tesiriyle Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği'ne Zaman Gazetesi gidiyor. Bunun kanıtı da Büyükelçilik'te çekilmiş bir fotoğraf.

Kırgızistan'daki Gülenistlerin Türkiye'de Kırgızistan Dostluk ve Kültür Derneği üzerinden de sivil toplum örgütlenmesi ayağını tamamladığı belirtiliyor. Derneğin buradaki başkanı Aybek Sarıgulov. Sarıgulov Pensilvanya'ya gidip Fethullah Gülen'i ziyaret etmiş bir isim.

Gülencilere ait Kırgızistan'daki Sebat Vakfı'nın toplam 21 okulu ve halihazırda 9 bin 36 öğrencisi var. 1996'dan bu yana Sebat okullarından mezun olanların sayısı ise 12 bin 468.

Sebat Vakfı'nın okulları Tokmok Sebat Lisesi'nde öğrencilere eşek eti yedirme skandalıyla da gündeme geldi. Eşek eti yedirme ile ilgili iddialar, devlet televizyonu KTRK'nın muhabirlerinin konuyu 24 Şubat'ta TV ekranlarına taşımalarıyla başlamış. Hatta skandalın patlak vermesinden sonra Sebat okullarının kapatılması önerileri bile ortaya atılmış. Öneriyi getiren de Ata Jurt Partisi'nin milletvekili Cıldızkan Coldoşeva. Ancak sonra okulda zehirlenen 57 öğrencinin zehirlenmesine yol açan maddenin peynirde bulunan Stafilokok olduğu iddia edilmiş.

Cemaatin Orta Asya örgütlenmesi Kırgızistan'la sınırlı değil. Bölgenin pek çok ülkesinde etkinler. Ve bu etkinlik bir stratejik amaca hizmet ediyor. Amaç, kabaca bölgedeki Amerikan nüfuzunu artırmak olarak özetlenebilir. Bunun kanıtlarından biri Gülencilerin, Kırgızistan'da ABD'nin, boşalttığı bir ikmal üssüne yerleşmek istemesi. Rusya baskısı ile bölgeden çıkan ABD'nin boşluğunu, yine onlar adına doldurmak üzere…

Gülencilerin Orta Asya stratejisini 10 Mayıs 2015'te Adriyatik'ten Çin Seddi'ne Amerikan rüyası başlıklı yazımda da işlemiştim. Elbette Gülenistlerin meşhur 'Adriyatik'ten Çin Seddi'ne sloganını Türkiye lehine değil, ABD lehine hayata geçirdiğine vurgu yaparak…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER