YAZARA MAİL GÖNDER Firari örgütün ruhani lideri

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

"Gizli Tanık Fatih dosya kapsamı ile ilgili olarak vermiş olduğu ifadesinde
…fezlekede 'Dönemin Başbakanı' cümlesinin yazdığını bizzat gördüğünü, bütün fezlekeyi M. Fatih Yiğit'in hazırladığını, bütün aşamalarda Başbakan'ın 'Örgüt Lideri' olarak addedildiğini…"
'Ötelerdeki yüklem'e varana dek bazen sayfalarca pek çok suç eyleminin sıralandığı o bilindik iddianame cümlelerinden biri olan yukarıdaki alıntı, Paraleller'in son bir haftadır dillerine pelesenk ettikleri 25 Aralık İddianamesi'nin 323. sayfasından. 17 Aralık sürecinde çok tartışılan 'Dönemin Başbakanı' söylemine nazire olarak 'Dönemin Savcıları' denilen isimler şimdi firari. Ama 'Örgüt Lideri' söylemini bu iddianameden okuyoruz. Başbakan'a 'Örgüt Lideri' diyenlerin ruhani önderi Fethullah Gülen'in kendisi Örgüt Lideri oldu şimdi. Ve haliyle yazının konusu iddianamenin de bir numaralı şüphelisi. İki numarada Savcı'ya göre 17 Aralık yargı darbesi girişimi ve FETÖ ilişkisinin en somut deliline ulaşılmasını sağlayan kritik bir isim var: Sinan Dursun. Zira 17 Aralık 2013'te Hamza Tosun'un Fethullah Gülen'in Yardımcısı Sinan Dursun'dan talimat aldığını kanıtlamış savcı. Madde madde iki alıntı ile gidelim. İlki iddianamenin 1191. sayfasından:
"Hamza Tosun ve Yakub Saygılı'nın örgüt yöneticiliğini yaptığı yapının bağlantısı, Amerika Ülkesi Pennsylvania Eyaletinde bulunan Fetullah Gülen'in paralel devlet yapılanması, FETÖ terör örgütüdür. Bu bağlantı gizli tanık ifadeleriyle tespit edilmiştir. Ayrıca 17.12.2013 tarihinde İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun'un Fetullah Gülen'in Yardımcısı ve Rumi Forum üyesi Sinan Dursun'dan talimat alması bağlantının en somut delilidir. Sinan Dursun aslında henüz yapılması teknik olarak imkânsız olan soruşturmanın sonlandırılması talimatını vermiştir."

BAŞBAKAN'IN GÖZALTI TALİMATINI KİM VERDİ?
Asıl detaylarsa 432 ve 433. sayfalarda: "Sinan Dursun'un Hamza Tosun'u 23.12.2013 tarihinde iki kez ve 04.01.2014 tarihinde bir kez olmak üzere aradığı, ancak görüşme olmadığı anlaşılmıştır. Görüşme süresi 0 saniye olarak görünmektedir. Ancak başka bir iletişim aracına geçmek için çağrı olduğu anlaşılmıştır. Sinan Dursun vasıtasıyla Hükümet yetkililerinin ve Başbakan'ın gözaltı talimatının kaçak olan şüpheli Hamza Tosun'a iletildiği tespit edilmiştir. Açık kaynaklarda Sinan Dursun'un Fetullah Gülen'in yardımcısı olduğu bildirilmektedir. Ayrıca Fetullah Gülen'in tanıtımını yapan internet sitelerinde Sinan Dursun'un yardımcısı olduğundan bahsedilmektedir." Sinan Dursun'la devam edelim: "İddianamenin ilgili kısmında açıkça anlatıldığı üzere Amerika'da yaşar. Örgüt liderinin yardımcısıdır. Örgüt adına Amerika'da Dinler Arası Diyalog çalışmaları yapan Rumi Forum'un üyesidir. Polislikten ayrılma olduğu için emniyet teşkilatı içerisinde bulunan örgüt üyeleriyle irtibatı sağlar. Kamuoyunda böcek davası olarak bilinen davanın sanıklarıyla irtibatlıdır. Ayrıca 17 Aralık 2013 tarihinde İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun'u telefonla arayarak 25 Aralık soruşturması olarak bilinen 2012/656 sayılı soruşturma dosyasının operasyonunun yapılması talimatını vermiştir. Dosya henüz tekemmül etmemişken Amerika'dan gelen talimatla sonlandırılarak operasyon safhasına geçilmiştir. Yapılan HTS sorgulamasında suç tarihinde emniyetin üst düzey makamlarında görev yapan kişilerle irtibatının olduğu anlaşılmıştır. Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı da yapmış olan Ramazan Akyürek ve Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı yapmış olan Zeki Bulut'la görüşmeleri tespit edilmiştir." Sayfa: 505.

İNTİHAR KOMANDOSU BENZETMESİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili İsmail Uçar'ın hazırladığı toplam 1453 sayfalık iddianamede FETÖ Örgütü ve eylemlerine dair pek çok bilgi ve delil var. Savcı Uçar; devlet, tarikat, iktidar, suç gibi konuyla ilgili kavramları kimi yerde fazla uzayan paragraflar üzerinden ayrıntılı bir kuramsal bir çerçeveye oturtmak istediği için bu delilleri metinden çıkarmak biraz işçilik gerektiriyor. Osmanlı'daki iktidar mücadeleleri (Yeniçeri İsyanı, Paralel ayaklanmanın geçmişteki izdüşümü gibi resmedilmiş mesela. İttihat Terakki'nin siyasi davranış kodlarıyla Paralel arasındaki benzerlik de ima edilmiş), Cizvit, Moon ve Opus Dei gibi 'ecnebi' tarikatlarının Gülen Örgütü ile benzerlik ve farklılıkları gibi konular iddianamede geniş yer tutuyor. (Ergenekon Balyoz gibi cemaat kumpası davalara da değinilmiş elbette.)
Savcı, iddianameyi yazmadan önce belli ki etraflı bir literatür taraması yapmış ve bu arada 12 Şubat 2012 tarihli 'Devlet Paralel Devlet'e karşı' başlıklı yazımı da alıntılamış. Ama Paralel kalemşörlerin iddia ettiğinin aksine bu kısımların varlığı, 17-25 Aralık sürecinde ulaşılan Emniyet'in bilgisayar kayıtları, tapeler, HTS raporları ve tanık, gizli tanık ifadelerinden oluşan delilleri etkisizleştirmiyor. Bilakis Savcı'nın yararlandığı tarihi, felsefi kaynaklar Gülen Örgütü'nü 'vahim bir realite' olarak görmemize deliller ışığında olanak sağlıyor.
Vahametin boyutu iddianamedeki şu satırlarda açıklanmış mesela: "Örgüt üyeleri uyuyan hücreler misali emir ve talimat alana kadar normal görevlerini yürütmekte iken örgüt üst kadrosundan emir geldiği anda her biri birer intihar komandosuna dönüşebilmektedir." Sayfa: 25.
Yerimiz sınırlı olduğu için detaylarını yazamıyorum ama Savcı Uçar, dosyada şüpheli olmadığı halde Turgay Ciner üzerinden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın takip edildiğini iddianamenin 238. sayfasında, Ciner'in adının dosyadan Gülen'in isteğiyle çıkarıldığını ise 249. sayfada anlatıyor.
Bir diğer önemli detay, 17 Aralık soruşturmasının konusu gizli tapelerin hangi polisler vasıtasıyla sızdırıldığı. Ses kayıtlarına kimlerin ulaştığı log kayıtları üzerinden tespit edilmiş. Dönemin Başbakanı ibaresinin bulunduğu fezlekeyi yazdığı söylenen Komiser Yardımcısı Mehmet Fatih Yiğit'in de aralarında bulunduğu 12 polisin sicil numaralarına ve adlarına ulaşılmış. Bu da gösteriyor ki darbenin polisiye sürecinde rol alanlar ile medyada Psikolojik Harekât hammaddesini temin edenler aynı polisler. İddianamede Sinan Dursun, Hamza Tosun, Yakup Saygılı, Kazım Aksoy'un da aralarında bulunduğu 69 şüpheli bulunuyor. Fethullah Gülen bir numaralı sanık elbette. Bir başka deyişle 'Örgüt Lideri'. Kendisine ve müritlerine sorsanız Humeyni gibi 'devlet lideri' olmasına ramak kalmıştı hâlbuki. Olsun, bu da bir şeydir! Tarih, hiç olmazsa onu devletleşmeye en çok yaklaşan bir örgütün lideri olarak kaydedecek!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.