YAZARA MAİL GÖNDER Bol adrenalinli bir Türk 007 öyküsü

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Alman güvenlik görevlileri Türk James Bond'u olarak nitelendirdikleri Muhammed Taha Gergerlioğlu'nu casusluk yaptığı gerekçesiyle yargıladı. 200 bin yazışma ve 170 bin dinleme kaydı incelendi ama mahkeme hiçbir kanıt bulamadı ve takipsizlik kararı verdi

"Metafizik istihbarat diyorsunuz. Biz bunun ne olduğunu anlamadık. Bunu bize izah eder misiniz?"

Alman güvenlik görevlileri 'Türk James Bond'u olarak nitelendirdikleri Muhammed Taha Gergerlioğlu'na Alman hapishanesinde bu ilginç soruyu yönelttiler. Gergerlioğlu bu soruya tasavvufi bir cevap verdi: "Birey, millet ve devletlerin zahiri ve bâtıni tezahürleri vardır. Siz bâtıni boyutu göremezsiniz, tarif etsem de anlayamazsınız. Bu, tarif edilemez, yaşanır. Yaşamak için de Müslüman olmak, bu da yetmez iyi bir Müslüman olmak gerekir."

Almanlar Gergerlioğlu'na, "Sizin Türk James Bond'u olduğunuzu biliyoruz, ama bunu kanıtlayamadık" da demişlerdi. Almanya Federal Haber Alma Servisi BND'nin (Bundesnachrichtendienst) ajanlarının 200 bin yazışma ve 170 bin dinleme kaydını inceledikten sonra yargıya somut bir delil sunamamanın umarsızlığıyla söylediği bir sözdü bu. Sözün muhatabı Gergerlioğlu'nun Almanya'da 2009'dan beri yaptığı tüm yazışma ve telefon görüşmeleri izlendi ve dinlendi. Gergerlioğlu, 17 Aralık 2014'te Almanya'da Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) hesabına casusluk yaptığı iddiasıyla Frankfurt'ta tutuklandı ve casusluk suçlamasıyla yargılandı.

Gergerlioğlu ve iki arkadaşı (Ahmet Duran Yüksel ve Göksel Güler) Avrupa'daki finans sistemi, DAEŞ'in Avrupa ülkeleriyle birlikte yaptığı tarihi eser kaçakçılığı faaliyetleri ve istihbarat toplayan sivil toplum kuruluşları üzerine araştırmalar yapıyordu. Uyuşturucu, silah ve altın kaçakçılığına dayalı kayıt dışı ekonomi ve Hüsnü Mübarek gibi despot Ortadoğu liderlerinin Avrupa'daki gizli servetleri de Gergerlioğlu ve arkadaşlarının araştırma sahaları arasındaydı.

TÜM WHATSAPP YAZIŞMALARINI DÖKTÜLER
Gergerlioğlu, WhatsApp'ta Yeni İstanbul Medeniyeti (YİM) adı altında bir yazışma grubu kurmuştu ve bu grupta arkadaşlarıyla bilgi, fikir alışverişinde bulunuyordu.

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'nın (CIA), bilhassa elektronik istihbarat anlamında kontrolü ve hatta hegemonyasındaki BND, WhatsApp gibi Amerikan menşeli uygulamalar başta olmak üzere sohbet programlarında yapılan yazışmaların dökümünü Amerikalılardan aldığı halde 'alaturka James Bond', 'Türk 007' aleyhine kanıt bulamadı.

Gergerlioğlu'na yönelik teknik kuşatma, dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kullanıcısı olan, bir başka deyişle dünyanın yedide birinin kullandığı WhatsApp programındaki yazışmaların istendiği zaman dökülebildiğinin somut kanıtı. Uygulamanın veritabanında kullanıcıların birbirlerine gönderdiği milyarlarca data var. Ve ABD istihbaratı, tüm yazışmaları arşivlediği için bir şahsı hedef seçtiğinde ona ait tüm dataları ortaya çıkarabiliyor. O yüzden yaptığınız işin niteliğine göre, WhatsApp yazışmalarınıza dikkat edin!

On bir aylık yargılama sonucunda mahkeme, Gergerlioğlu hakkında takipsizlik kararı verdi.

Almanya'da takipsizlik kararı savcılar değil, hâkimler tarafından veriliyor. Ve Alman mahkemeleri, GMH, yani şirket olarak faaliyet gösteriyor. Bilançoları, kâr zarar tabloları var. Bu yüzden Almanya'da yargılama süreçlerinde adaletin tecellisi düşüncesinin yanı sıra devletin maddi çıkarları gözetilerek karar veriliyor. Gergerlioğlu ile ilgili karar da delil bulunamayacağı anlaşılınca mahkemenin maddi kayıplarını azaltmak amacıyla takipsizlik şeklinde çıkmış. Bu karar yüzünden Alman istihbarat kurumları arasında da bir iç hesaplaşma süreci yaşanmış. Kendileri açısından fiyaskoyla sonuçlanan yargılama öncesinde yeterli istihbari delil toplamadıkları için birbirlerine düşmüşler deyim yerindeyse.

Gergerlioğlu ile ilgili takipsizlik kararı Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde ekonomik, politik ve sosyal yaşam alanı bulan terör örgütü PKK'nın Türkiye'nin Güneydoğusu'nda kent kalkışmaları başlattığı dönemde verildi. Gergerlioğlu'na yönelik suçlama PKK, Gülen Örgütü gibi terör örgütleri ve Almanya'daki kuruluşlar aleyhine istihbarat faaliyeti yürüttüğü idi. Gergerlioğlu bu yüzden casuslukla suçlandı.

Terörün her türlüsüne karşı fikri birliğin ne kadar önemli olduğunu bir başka terör örgütü IŞİD'in Sultanahmet'te çoğunluğu Alman olan turistlerin canlı bomba saldırısının kurbanı olduğu şu günlerde bir kez daha gördük.

DEDESİ DE İSTİHBARATÇIYDI
Geçmişte Halk Bankası İcra Kurulu Üyeliği, GAP ve Başbakanlık sosyometrik danışmanlığı gibi görevlerde bulunan Gergerlioğlu da Türkiye aleyhine faaliyet gösteren terör örgütlerini ve Alman istihbaratının güdümündeki STK'ları araştırıyordu evet, ama 'görevli' olarak değil. Nitekim Başbakanlık, Gergerlioğlu ve kendisiyle birlikte tutuklanan iki Türk vatandaşının MİT ile ilişkisi olmadığını açıkladı. Paralel Yapı'nın yabancı yayın organları ise Türkiye Cumhuriyeti devleti ve MİT neredeyse onun karşısında konumlanmayı alışkanlık haline getirdiği için Gergerlioğlu ile ilgili haberleri Alman istihbarat servisinin gözüyle verdiler.

Almanlar da olayı, bir kontr-espiyonaj başarısı olarak lanse etmekte ısrarcıydı. Ülkenin önde gelen haber dergilerinden Der Spiegel, Gergerlioğlu'na 'Büyük Abi' ya da 'Hocam' diye hitap edildiğini ileri sürdü. Hatta Almanlar, 2. Abdülhamid'in Yıldız Teşkilatı'ndan esinlenerek, Gergerlioğlu'nun yönettiği sivil toplum kuruluşuna Erdoğan'ın Yıldız Teşkilatı bile dediler. Bunda kuşkusuz Gergerlioğlu'nun büyük dedesi Abdurrahman Efendi'nin 2. Abdülhamid döneminde danışman olarak görev yapmış olmasının ve Yıldız İstihbarat Teşkilatı'na çalışmasının etkisi vardı. Almanlar bunu biliyordu. Abdurrahman Efendi, 2. Abdülhamid'in isteğiyle devlete siyasi ve istihbari katkı sağlamış tasavvuf ehli bir zattı. 2. Abdülhamid döneminde Abdurrahman Efendi gibi kişilerin yönettiği türden 2 bine yakın kurum devlete hizmet vermişti.

POSTMODERN İSTİHBARAT VAKASI
Gergerlioğlu, Sultan Abdülhamid'in, devlet idaresinde zahiri ve bâtıni boyutun terkibini yapmaya çalışan ve bu uğurda 'metafizik istihbarat' olgusundan da yararlanan bir padişah olduğunu savunuyor. Gergerlioğlu'nun istihbarat anlayışına göre günümüzde ülkeye hizmet konusunda 'görevli', 'sivil' ayrımı da belirsizleşmiş durumda. Bu anlamda ülkesine farkında olarak hizmet eden istihbaratçıların yanı sıra farkında olmayarak hizmet eden istihbaratçıların da var olduğunu düşünüyor Gergerlioğlu. Gergerlioğlu'nun tasnifinde ikinci gruba girenlere yurtdışında iş yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları dâhil. Bu bakışla dünya genelindeki 'Türkiye diasporası' ülkenin doğal istihbarat kaynağı haline geliyor. Mesela Almanya'daki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları… İsrail'in de 'sayanim' adı verilen Musevi sivil haber kaynaklarından bu anlayışla istihbarat topladığını yeri gelmişken hatırlatalım.

Gergerlioğlu'nun hikâyesi, nefes kesen bir postmodern istihbarat öyküsü. Devlet ile birey, kamu kuruluşları ile sivil toplum, açık bilgi ile gizli istihbarat ve reel hayat ile siber yazışmalar arasındaki sınırların belirsizleştiği gri alanda yaşanmış bir öykü bu. Ve tarihe kayıt olarak düşülmeyi hak ediyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.