YAZARA MAİL GÖNDER İntihar terörizminin anatomisi

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

PKK'nın 'mayıncı katırı' gibi kullandığı kadın canlı bombalardan sonuncusu olan Seher Çağla Demir, kadınlar gününden beş gün sonra Ankara Kızılay'da bomba yüklü bir aracı patlattı. Anne karnındaki 6,5 aylık bebeği de sayarsak toplam 36 kişi 'intihar terörizmi'nin bu son meşum örneğiyle can verdi.

İntihar eylemcisi Demir, güvenlik ve istihbarat birimlerinin tespitlerine göre saldırıdan önce muhtemelen xanax, lustral veya muadili bir psikotrop ilaç almıştı. Onu daha önceden görenler hep uykulu ve gözleri kızarmış vaziyette dolaştığını söylüyorlar. Canlı bombanın ailesi bile kızlarının parçalara ayrılmış cesedini, defnetmek üzere almadı. Ölüsüne bile sahip çıkılmayan terörist Demir, kimsesizler mezarlığına gömülecek.

30 Haziran 1996'da PKK'nın bilinen ilk intihar eylemcisi olarak Tunceli'de askeri bir tören sırasında kendini patlatan ve 8 askerimizi şehit eden Zeynep Kınacı'nın ailesi de teröristin cenazesini kabul etmek istememişti. Kınacı'nın ağabeyi, "Bombayı patlatan kardeşimse parçalansın, zerresi kalmasın. Böyle insanlar kardeşim olamaz. Cenazesini de bize getirmesinler, yaksınlar, çöpe atsınlar" demişti.

Son Ankara saldırısında rol aldığı düşünülen diğer terörist Özgür Ünsal'ın cenazesinin vücut bütünlüğü olduğu (sadece kolu kopmuş) ve terör eyleminden önce telefonla örgütten birileriyle görüşmediği için saldırıdaki rolü tam olarak anlaşılamadı. Emniyet'in tespitlerine göre saldırıda rol alan üçüncü kişi olan Vahit Kılıç eylemin planlayıcısı olarak aranıyor.

PKK'nın, intihar eylemlerine sahada sıkıştıkça başvuran bir örgüt olduğunu yöneticilerinin söylemlerinden biliyoruz. Refahyol iktidarı döneminde BBC Türkçe Servisi'ne telefonla röportaj veren terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'a 'mesajına olumlu yanıt verilmemesi halinde Kürt halkının önündeki barajı kaldıracağı ve intihar eylemlerini yoğunlaştıracağı' tehdidinde bulunmuştu. PKK, o dönemde kırsalda sıkışmış vaziyetteydi, bugün de kentlerde sıkışmış durumda ve örgütün şimdiki 'de facto' lideri Cemil Bayık, hedeflerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı devirmek olduğunu söylüyor.

CANLI BOMBALARIN ÇOĞU KADIN

Bu hafta Üç Boyutlu Portre'de yerli ve yabancı kaynaklardan yararlanarak intihar terörizminin anatomisini çıkarmaya çalışacağız. Kurulduğu 1978'den bu yana terörün her türlüsünü tatbik eden PKK, intihar eylemlerine başladığı 1996'dan beri pek çok canlı bomba saldırısı düzenledi. 25 Ekim 1996'da Adana'da Leyla Kaplan, 29 Ekim 1996'da Sivas'ta Güler Otaş, 17 Kasım 1998'de Yüksekova'da Fatma Özen, 1 Aralık 1998'de Diyarbakır Lice'de Hüsniye Oruç, 24 Aralık 1998'de Van'da Hamdiye Kapan, 4 Mart 1999'da İstanbul'da Maral Maymak, 9 Mart 2006'da Van'da Devrim Solduk, 20 Mart 1999'da Van Başkale'de Tacettin Şahin, 27 Mart 1999'da İstanbul'da Semiha Kılıç, 5 Nisan 1999'da Bingöl'de Baki Tatlı, 6 Nisan 1999'da Tunceli'de Canan Akgün, 22 Mayıs 2007'de Ankara'da Güven Akkuş, 31 Ekim 2010'da İstanbul'da Vedat Acar, 17 Şubat 2016'da Ankara'da Abdulbaki Sömer ve son olarak 13 Mart 2016'da yine Ankara'da Seher Çağla Demir…

İsimlerden anlaşılacağı üzere PKK canlı bombalarının yüzde 70'i kadın. İstatistiklere göre son saldırılar hariç Türkiye'de bugüne kadar PKK, DHKP-C, El Kaide ve IŞİD'in düzenlediği 25 intihar saldırısı bulunuyor. Bu saldırılarda 334 vatandaşımız hayatını kaybetti.

DHKP-C'nin bilinen ilk canlı bomba saldırısı 3 Ocak 2001'de Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde gerçekleşti. DHKP-C mensubu Gültekin Koç, İlçe Emniyet Müdürlüğü binasının dördüncü katında durdurulunca paniğe kapıldı ve üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdi. Saldırıda bir kişi öldü, 7 kişi yaralandı. Aynı örgüt 10 Eylül 2001'de Gümüşsuyu'nda bulunan polis noktasına intihar saldırısı düzenledi. DHKP-C üyesi Uğur Bülbül'ün düzenlediği bu terör saldırısında iki polis şehit oldu, yoldan geçen bir Avustralyalı turist öldü ve 17 polis ile 6 vatandaş da yaralandı. Örgütün bir diğer canlı bomba saldırısı 20 Mayıs 2003'te Ankara'da 'sehven' gerçekleşti. DHKP-C'li Şengül Akkurt, dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e suikast düzenlemek üzere bir kafede hazırlık yaptığı sırada üzerindeki bombanın vaktinden önce patlaması sonucu öldü. DHKP-C, 11 Eylül 2012'de ve 1 Şubat 2013'te de intihar eylemleri yaptı. İlki İstanbul'da bir polis merkezine, ikincisi ise Ankara'da ABD Büyükelçiliği'ne yönelikti.

El Kaide'nin Türkiye yapılanması da 15 ve 20 Kasım 2003'te İstanbul'da HSBC binası, İngiltere Başkonsolosluğu ve iki sinagoga intihar saldırısı düzenledi. Irak ve Suriye'deki otorite boşluğundan yararlanarak kısa sürede etkin bir terör organizasyonu kuran IŞİD ise bilindiği kadarıyla geçtiğimiz yıldan bu yana Türkiye'de dört ayrı intihar saldırısı düzenledi.

KÖKÜ HAŞHAŞİLER'E KADAR GİDİYOR

İntihar eylemlerinin bugünden geçmişe doğru El Kaide'den Tamil Kaplanları'na, Japon kamikazelerden Hasan Sabbah'ın Haşhaşi örgütüne dek uzanan köklü bir mazisi var. Teröristler bu saldırıları düzenlerken can verme pahasına can alma gibi şeytani bir hedeften beslenen tuhaf bir ruh haline bürünüyor ve örgütlerinin ajitasyonuyla artık robotlaşmış bedenlerini sözüm ona yüce idealler için feda ediyorlar! İntihar eylemleri konvansiyonel savaşlarda da ölmek ya da teslim olmaktan başka çaresi kalmayan cephe askerlerinin de bazen acziyetiyle başvurduğu bir terörizm biçimi.

Tarihte intihar eylemlerinin, ilk olarak 11. yüzyılda Şiiliğin İsmailiye koluna bağlı olan Hasan Sabbah fedailerinin, öleceğini bile bile verilen hedeflere saldırmalarıyla başladığı söylenebilir. Şiiler, Haşhaşiler'den bin yıl sonra İran-Irak Savaşı'nda Irak hedeflerine intihar saldırıları düzenleyen İranlı gençler üzerinden 'intihar terörizmi geleneği'ni sürdürdüler. Şiilik'te canlı bomba saldırıları düzenleyen bir başka yapı ise Lübnan Hizbullahı idi. Hizbullah, ABD ve İsrail hedeflerine saldırarak pek çok kişinin ölümüne sebep oldu. 11 Kasım 1982'de İsrail'e yönelik bir askeri karargâha düzenlenen Hizbullah'ın ilk intihar saldırısında 141 İsrail askeri öldü. Aynı örgütün bir diğer büyük intihar saldırısı 23 Ekim 1983'te gerçekleşti. Bomba yüklü bir kamyon, Beyrut'ta görevli ABD Deniz Kuvvetleri'ne bağlı bir askeri birliğin karargâhında patlatıldı. 296 Amerikalı öldü, 84 kişi de yaralandı.

20. yüzyılın sonlarından itibaren önce Filistinli örgütler ve ardından El Kaide ile intihar eylemleri Şii örgütlerden çok Sünni ve Selefi örgütlerin başvurduğu bir yönteme dönüştü. 11 Eylül 2001'de ABD'de İkiz Kuleler'e yönelik uçaklı intihar saldırısında resmi rakamlara göre yaklaşık 3 bin kişi öldü. Japon pilotlar benzer bir yöntemi İkinci Dünya Savaşı'nda kullandılar. Japonlar, kamikaze uçaklarıyla Amerikan üslerine ve savaş gemilerine intihar saldırıları düzenlediler.

Tamil Kaplanları, Sri Lanka ordusu tarafından ciddi biçimde geriletildikleri 1987 yılında ilk canlı bomba saldırılarını gerçekleştirdiler. Sri Lanka ordusu, 1987 yılının Temmuz ayında, ülkenin kuzey bölgelerinde hâkimiyet sağlamak maksadıyla kapsamlı bir operasyon başlatmıştı. Yüzbaşı Miller adlı bir terörist, bomba yüklü bir kamyonla Sri Lanka askeri kışlalarından birine Tamiller'in ilk intihar saldırısını gerçekleştirdi. Saldırıda 40'tan fazla Sri Lanka askeri öldü. Tamiller daha sonra bomba yüklü sürat tekneleri ve otomobillerle askeri karakollara saldırdı. Tamil Kaplanları, 5 Temmuz 1987 ile 20 Kasım 2008 arasında toplam 378 canlı bomba saldırısı düzenleyerek intihar terörü alanında bir rekora (!) imza attılar.

PKK'NIN MAYINCI KATIRLARI

Batı literatüründe suicide terrorism (intihar terörizmi) denilen yıkıcı terör yönteminin sivillere yönelik olanı, askeri hedeflere saldırmaktan daha kolay olduğu için örgütler tarafından tercih ediliyor. Kendini dış dünyaya -sanki terörün bu türlüsü makbulmuş gibi- sadece 'askeri hedeflere saldıran bir örgüt' olarak lanse etmeye çalışan PKK, doğrudan sivilleri hedef alan son terör saldırılarıyla hep kullandığı bir psikolojik harekât argümanını yitirdi. Türkiye'nin, bunu iyi kullanması ve PKK'nın asker ve polislerin yanı sıra sivilleri de hedef alan ve gerektiğinde intihar eylemi düzenleyen bir terör örgütü olduğu gerçeğini dünya kamuoyunun hafızasına kazıması gerekiyor. Misal İrlanda'da IRA'nın ve İspanya'da ETA'nın bilindiği kadarıyla hiç canlı bomba eylemi yok. PKK'nın ise yukarıda okuduğunuz üzere pek çok intihar saldırısı var. Bu gerçeğin, kendi sempatizan kitleleri dâhil sivil kamuoyunda yaratacağı tepkiden çekindikleri için de TAK diye bir örgüt uydurdular ve intihar saldırılarını bu örgüt üzerinden üstleniyorlar. Hâlbuki ayrı bir karargâhı, kampı, lideri olan bir yapı değil TAK. Yani aslında TAK diye bir örgüt yok. TAK, PKK'nın kumanda ettiği robotumsu bir terör hücresi. Bir başka deyişle örgütün tıpkı canlı bombalar gibi terör sahasına sürdüğü mayıncı katırı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.