Türkiye'nin en iyi haber sitesi

15 Temmuz’da MİT’e giden subayın ziyaretiyle ilgili detaylandırılması gereken noktalar var. Bu subay, darbe planından haberdar mıydı, ihbar için neden son anı bekledi? Bu sorular darbenin düğümünü çözecek

Tarih 15 Temmuz 2016, saat 14:45 suları… Ankara'da Kara Havacılık Komutanlığı'nda görev yapan Binbaşı H. A., yerini bilmediği, ancak bindiği taksinin şoförü sayesinde bulabildiği Milli İstihbarat Teşkilatı ana karargâhının kapısından içeri girdi. Ve Yıldırım adlı darbe harekâtında kendisine verilen görevi, yani MİT Müsteşarı'nı kaçırma operasyonunu karargâhta Teşkilat mensuplarına ve sonra yöneticilerine açıkladı.

15 Temmuz'un kilidini açacak bu esrarengiz ziyaret ve ifşaatı iki cümleyle özetleyen yukarıdaki paragrafın detaylandırılması ve hatta düzeltilmesi gereken kısımları var. Ki bu ayrıntılar, düzeltmeler ve sorular bu haftaki Üç Boyutlu Portre'nin konusu.

İşe belki de her şeyden önce Binbaşı H. A. olduğu söylenen şahsın neden darbeyi; daha doğrusu Hakan Fidan'ı kaçırma planını daha önceden değil de 15 Temmuz'da haber verdiği sorusuyla başlamak gerekiyor. Temel soru, hayalet subayın (Hayalet diyorum çünkü gerçek kimliği bilinmiyor. H. A. asıl adının baş harfleri değil. Subay diyorum çünkü aldığım bilgiye göre binbaşı da olmayabilir.) neden darbeden birkaç gün önce, misal Adil Öksüz'ün talimatı ile Yıldırım Harekâtı için hazırlıkların başladığı 12 Temmuz'da değil de, tam da darbe günü MİT'e gelmiş olmasıdır. Önceden yapılan planı bir an evvel deşifre etmesi gerekmez miydi. Neden 15 Temmuz'u ve saat 14:45'i bekledi. Öyle ya, FETÖ ile iltisaklı olduğu bir tahminle bile çıkarılabilecek olan bu subayın planı birkaç gün önceden bilmiyor olması mümkün değil. Çünkü Fidan'ı kaçırma görevi onun da içinde bulunduğu ekibe verilmişti.

HELİKOPTERDEYKEN DOLMUŞTAYIM DİYENLER

Darbeci subayların ifadeleri mukayeseli biçimde değerlendirildiğinde MİT Müsteşarı'nı derdest etme operasyonunun hazırlıklarının en geç ayın 12'sinde başladığı anlaşılıyor. Buna göre Müsteşar, MİT karargâhının Batı lojmanlarında Batı tarafında yer alan evinden alınacaktı. Bunun için iki ayrı timden oluşan FETÖ'cü operasyon ekibi MİT karargâhına havadan indirme yapacaktı. Bir Kobra helikopter MİT Müsteşarı'nın oturduğu konutun bulunduğu kapıya ateş edip yıkacak ve ardından Sikorksy ve Cougar helikopterle gelip inen özel kuvvetler mensubu darbeciler de Fidan'ı derdest edecekti. Plan buydu. Gelgelelim MİT saldırıya aşağıdan silahlı direniş gösterince hain operasyondan sonuç alınamadı.

Hakan Fidan'ı kaçırma işinin ilk teklif edildiği kişi Yarbay Murat Bolat'tı. Bolat, diğer tanıkların ifadeleri, HTS raporları ve baz istasyonu kayıtlarının doğruladığı ifadesine göre bu teklifi kabul etmedi. Bununla birlikte operasyona helikopterle katılmasa bile arka planda lojistik destek verdi. Misal MİT'e ateş açılırken kullanılacak Bixi mermileri temin etmek gibi vahim katkılarda bulundu darbeye. Bunu ifadesinde kendi de itiraf ediyor zaten.

İfadesinde düpedüz yalan söyleyen darbeci subaylar da var. Bunlardan biri pilot Rafet Kalaycı. MİT binası civarında uçmadım diyor. Bu doğru değil. Kalaycı, 12'sinden itibaren MİT'e yakın bir yerde, Ostim'de yaptıkları darbe toplantılarını da anlatmıyor.

Kalaycı'nın haricinde darbeci subaylardan baz istasyonu kayıtlarına göre olay günü MİT civarında uçtuğunun görüleceğini bildiği için "Dolmuştaydım, taksideydim, annemin evine gittim" gibi yalan ifadeler verenler dahi var.

DAHA BÜYÜK PLANI BİLİYOR MUYDU?

Dönelim hayalet subaya… Ordudan ihraç edilen subayın kendi talebiyle tanık koruma programına girdiği, ifşa olmasın diye iddianamelerde ve diğer belgelerde özenle saklanacağı, adının gizli tanık olarak dahi geçmeyeceği ve hatta kimlik, yüz değiştirme operasyonu ile korunup kollanacağı yönünde bilgiler var, ki bunlar güvenlik açısından zaruri. Ancak ifadesindeki eksiklikler ve çelişkiler konusunda yeniden sorgulanması gerektiği de muhakkak.

Bu şahsın 15 Temmuz günü ifadesinde tam olarak ne anlattığı çok önemli.

Darbenin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'dan sonraki hedefi olan MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın derdest edilmesi dışında bir plandan bahsetti mi. Fidan'ın bir darbe gerçekleştirilmeksizin alınması mümkün olmadığına göre hayalet subayın sadece Müsteşar'ın kaçırılmasına endekslenmiş bir operasyon planından söz etmesi yeterli olmaz.

Mezkur subay, sadece MİT Müsteşarı'nı kaçırma planından mı bahsetti yoksa bu hain planı da içeren bir darbe planından mı? Sadece kaçırma planını anlattığıysa o zaman ihbarı, eksik, hatta yanıltıcı yapmış demektir. "Yalnızca bana verilen görevi biliyordum" demesi de bu çelişkiyi tevil etmez. Kara havacı bir pilot olan subayın, MİT Müsteşarı'nın kaçırıldığı bir operasyonun daha geniş boyutlarının olduğunu bilmiyorsa bile bir asker olarak en azından tahmin etmesi gerekir. Bu plandan haberdar olup da söylemediyse yeniden sorgulanmalıdır. Bunu bir tahmin olarak dahi aktarmadıysa askerlik mesleğini boşuna yapmış demektir.

Bir subay, samimi bir ihbarda sadece kendisine verilen kaçırma, derdest etme ya da öldürme görevini mi aktarır, yoksa bunun daha büyük bir plan olmadan mümkün olmayacağını bilip/hesap edip ona göre mi bilgi verir. Darbe olmadan Hakan Fidan kaçırılsa dahi operasyonu yapanlar açısından maksat yine hasıl olmayacak, Türkiye Cumhuriyeti devleti yıkılmayacaktı. Şu halde daha büyük bir plan, mesela bir darbe planı yapmış olmaları lazım.

MİT'İN YERİNİ YANDEX'TEN İYİ BİLİR

Peki, hayalet subay muhtemelen -muhtemelen değil, kesinlikle- darbeci diğer subaylarla ve dahi imamlarla görüştüğü halde neden darbe planından söz etmedi. Çünkü konuşan neredeyse bütün şüpheliler, ifadelerinde bir darbe planından söz ediyorlar. Kara havacılıkta görev yapan ve darbeye katılan pilotların ifadelerinden çıkan sonuç darbede devletin zirvesinden dört kişinin hedef alındığını gösteriyor. Bunların başında elbette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geliyor. Zaten Erdoğan'ın bertaraf edilmediği bir darbe girişimi, sonuç vermezdi.

İki numaralı hedef Başbakan Binali Yıldırım, üç numaralı hedef MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve dört numaralı hedef de İçişleri Bakanı Efgan Âlâ idi. Hayalet subay bu büyük planın ne kadarını açıkladı sorusunun yanıtı önemlidir.

Ayrıca MİT karargâhının yerini bilmeyen bir subay, hem de 'FETÖ'cü bir subay' olur mu? Olmaz. Sıradan vatandaşın dahi bildiği bir istihbarat ana karargâhının yerini, FETÖ'cü bir subay Yandex'ten iyi bilir. Çünkü MİT, FETÖ'nün başından beri asıl hedeflerinden biri.

Demek ki bu yazının ilk cümlesinde verdiğimiz MİT binasının yerini bilmeme halinden başlayarak hayalet subayın bize yansıyan anlatımlarında kuvvetli çelişkiler var. Bu çelişkilerin giderilmesi 15 Temmuz'un düğümünü de çözecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER