Türkiye'nin en iyi haber sitesi
RASİM OZAN KÜTAHYALI

Özkök'ün Başbakan'dan korkmasının faydaları

Şu an askeri vesayet ya da yarı askeri rejim isteyen, AK Parti hükümetinin yıkılmasını isteyen herkesin tek umudu içeride PKK, dışarıda da İsrail kaldı... Bir de Türk-Kürt iç savaşının çıkabilme ihtimali. Neyse ki şimdi ellerinde eskisi gibi faşizan kışkırtma yapabilecekleri bir medya gücü yok

Hafta içi yine bir katliamla sarsıldık... 27 yıldır defalarca olduğu gibi, yine aynı şeyi yaşadık. Bir yandan Türkiye tarihinde yepyeni sayfalar açıyor, eski Türkiye'de gördüğümüz türlü kepazelikleri bugün yaşamıyoruz. Geçmişle kıyaslandığında çok daha ileri bir noktadayız. Yeni Türkiye dediğimiz olgu da bu zaten... Ama bazı şeyler bize hâlâ Eski Türkiye rejiminden miras. Halen aynı şeyleri döngüsel biçimde yaşıyoruz, tıpkı eskiden olduğu gibi... PKK meselesi de öyle bir şey. Diyebilirim ki, Yeni Türkiye'nin tam olarak tesis edilebilmesi için önümüzdeki tek engel bu PKK meselesidir... Eski Türkiye kuvvetlerinin de şu an elindeki tek büyük kozdur. Eski Türkiye'yi savunan kalemlerden biri, haddini bilmez generallerin topluca emekli edildiği günlerde kendini tutamayıp dürüstçe itiraf etmişti. Yazısının başlığı: 'Askerin geri dönüş bileti PKK'dır' idi... Gerçekten şu an askeri vesayet ya da yarı askeri rejim isteyen, AK Parti hükümetinin yıkılmasını isteyen herkesin tek umudu içeride PKK, dışarıda da İsrail kaldı... Bu gerçeği açıktan söylemek mümkün değil ama biliniz ki Eski Türkiye'nin avukatları şu an bütün hesaplarını bunun üstüne kuruyor. O sebeple şu an Ergenekoncularla PKK'lıların, Eski Türkiye burjuvalarıyla AKP alerjisine sahip Marksistlerin bulunduğu mevzi aynı mevzi... O yüzden her zaman tekelci büyük sermayenin, eski devletin çıkarlarının sözcüsü olmuş olan Ertuğrul Özkök bugün kimi sosyalistleri ve BDP'lileri destekleyebiliyor."Sırrı Süreyya Önder beni mecliste temsil ediyor," diyebiliyor... Eskiden Ergenekoncu yöntemlerle doğrudan kara propaganda yapan küçük faşist tetikçileri yazılarıyla destekler, onlara kol kanat gererdi. Yeni dönemde hem KCK hem Balyoz sanıklarını aynı şekilde savunan (Balyozcuların çıkması için daha özel gayret sarfeden) böylece kendince 'demokrat' süsü verilmiş sol-sosyalist görünümlü, yeni küçük tetikçi modelini yazılarıyla destekliyor. Özkök, kendine güvenip onun emrinde çalışan birini mahvetmişti, o illegal isim yurtdışına kaçarak zor kurtuldu, bu zavallı kızcağızı da mahvedecek. Öyle gözüküyor... Tabii tersten bakarak "Zaten konsept gereği bunları yoktan var eden Özkök'tür, mahvetmek de onun hakkıdır," diyebilirsiniz. Ama ben yine de gepegenç yaşta posası çıkartılıp atılan bu insanlara üzülüyorum... Yeni Türkiye rejimi Özkök'ün örneklediği insan modelinin çok feci kimyasını bozdu. Dediğim gibi tek umutları İsrail ve PKK kaldı. Bir de Türk-Kürt iç savaşının çıkabilme ihtimali... Neyse ki şu an ellerinde eskisi gibi faşizan kışkırtma yapabilecekleri medya gücü yok. Yeni Türkiye, PKK meselesini henüz bitirememiş olsa da Türk tarafındaki ırkçı, faşist içerikli savaş, şiddet ve nefret kışkırtıcısı yayınları engelleyebiliyor... Mesela sadece dört sene önce bu ülkede 'Kürtlere tavsiyeler' başlığı altında şunlar yazılabiliyordu...

HEM İRONİK HEM YARARLI
"Sınırın bu tarafında ve öteki tarafında, Türkiye ile ABD arasındaki gerginlikten medet uman Kürtlere tavsiye ederim. Vietnam filmlerini seyretsinler... Buralarda hayat hep böyle gitmeyecek. Bir gün Amerika buralardan çekilecek ve baş başa kalacağız. Birinci Körfez Savaşı'ndan beri sırtlarını çevirdikleri Iraklı Araplarla karşı karşıya geldikleri zaman artık sığınabilecekleri müşfik, gönlü yüce bir Türkiye bulurlar mı bilemeyiz. Çok iyi biliyorum ki, biz Türklerin bugün millet olarak çektiği üzüntü, duyduğu infial, onların çekeceği acıların, yaşayacakları trajedilerin yanında mütevazı kalacaktır. O yüzden Kürtlere tavsiye ediyorum. Biraz tarih okuyun, Amerikan filmi seyredin. (Ertuğrul Özkök, 16 Ekim 2007)"

Evet, bu ırkçılık ve nefret dolu, kan isteyen, Kürtleri nerdeyse soykırımla tehdit eden satırlar rahatça yazılabiliyordu Eski Türkiye'de... Şu an ise Özkök bu tür iç savaşı kışkırtan yazıları istese de yazamıyor. Seve seve değil elbette. Niçin? Türkiye'de hukuk bir anda çağdaşlaştı da gereğini yaptığı için mi? Hayır... Gazeteci örgütleri çağdaş ülkelerde olduğu gibi bu faşizme topluca tepki verip bu kişiyi engelleyebildiği için mi? Hayır... Türk gazetecileri de hâlâ "Ya Özkök eski güçlü günlerine dönerse, aman yalakalığa devam edelim," modunda hayata devam ediyor. Türk yargı sistemi Neşe Düzel'i terörist ilan etmekle,beni de Hrant'a yaptığı gibi katil 301'den yargılamakla meşgul...

Evet... Şu an Özkök ve onun gibiler böylesi satırları 'Başbakan korkusu'ndan yazamıyor. İronik ama açıkça durum bu. Bu ülkede ırkçılık, nefret suçu, savaş kışkırtıcılığı gibi suçlar "Tayyip Erdoğan bizim medya grubuna kükrer mi?" korkusundan eski medyada büyük ölçüde dinmiş durumda... O sebeple bu faşist arkadaşlar "İfade özgürlüğümüz kısıtlandı, üzerimizde baskı var," diyor... Hakikaten Özkök'ün 'Başbakan korkusu'ndan ötürü "Ey Kürtler misliyle acılar çekersiniz, kan gölünde boğarız sizi," diye yazamaması hem çok ironik ve alaturka bir durum ama aynı zamanda insanlık adına da yararlı bir durum... Eski Türkiye'den Yeni Türkiye'ye geçiş sürecinde böyle tuhaf durumlar olabiliyor. Olması
gereken hiçbir kişisel inisiyatife kalmaksınız evrensel hukukun yerine getirilmesidir... Hukuk, bu aralar Enis Berberoğlu ve Taha Akyol aleyhine yeni kumpaslar planlayan, Aydın Doğan'a büyük zarar verme portansiyeline sahip Özkök gibilere bir daha aşağıdaki gibi, cinayet ve savaşa azmettirici satırları yazamayacağını öğretmek zorunda...

"Geldiğimiz bu noktada muhatabımız kimdir? Aşağılık cani sürüsü olmadığına göre, kimdir yakasına yapışacağımız asıl sorumlu? Ve cevabını buldum. Onu koruyan, ona yataklık eden, ona kol kanat gerenler. Yani artık bizim muhatabımız Barzani'dir. Üç beş F-16, otuz kırk sorti; neticesi yirmi yıl geriye gitmiş bir Kuzey Irak'tır. (Ertuğrul Özkök, 22 Ekim 2007)"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA