YAZARA MAİL GÖNDER Alçak bir adam ve yeni medyanın durumu

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

28 Şubat darbe sürecinden önce dindarlara yanaşıp sonra onlara büyük kazık atan karanlık bir adam...

28 Şubat darbecilerinin emriyle "İslami camia" içinde nifak sokmakla görevlendirilmiş kirli bir tip...

Sonrasında Balyoz, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven darbe teşebbüsleri sürecinde Ergenekon'un "Hıristiyanlara karşı katliam ortamı yaratma" stratejisi gereği yüzlerce kez televizyona çıkıp Müslüman halkı Hıristiyanlara ve tüm gayrimüslimlere karşı kin ve düşmanlığa tahrik etmiş bir Ergenekoncu...

"Hıristiyanlık uzmanı" adı altında medyayı işgal eden, esasen tüm dinlerin ve dindarların düşmanı olan bir sefil... Kafes Eylem Planı'nın baştetikçilerinden biri...

Kafes Eylem Planı denilen Ergenekon planı "Gayrimüslimleri öldürüp, Müslümanları suçlamak" üzerine kurulu bir plandı biliyorsunuz...

Bu plana göre Ergenekon önce gayrimüslimlere ve özellikle misyonerlere karşı medya eliyle bir nefret ortamı yaratacak, sonra da Ergenekon tetikçileri toplu cinayetler işleyecekti...

Bu işlenen cinayetleri Ergenekon'un yurtdışı kara propaganda birimleri "İslamcı hükümet Hristiyanları öldürtüyor"iftirasıyla yaygınlaştıracaktı... Ve böylece, bir darbenin dış zemini hazırlanacaktı... Asker bu kaos ortamından hareketle "Hıristiyanları öldürten hükümet"e karşı darbe yaptığında Batı'nın özellikle ABD'nin rızası alınmış olacaktı... Yani sabah akşam "ulusal bağımsızlık" diyen bu herif gibi Ergenekoncular aslında ABD'nin uşağı ve köpeği olmak isteyen tiplerdi...

Rahip Santoro, Hrant Dink ve Malatya misyoner cinayetlerinin gerçekleşmesinin ortamı işte bu alçak herif gibi "uzman"lar tarafından hazırlandı... Sürekli Hristiyanlara ve misyonerlere karşı medya kanalıyla kin pompaladılar... Rwanda radyosundan yıllarca Tutsilerin katledileceği kin ve nefret ortamını yaratan ve şu an hepsi hapiste olan o gözü dönmüş "gazeteci"lerden farkları yoktu bunların...

ESAS HEDEF HÜKÜMETTİ
Ergenekon medyası da Rwanda örneğine benzer şekilde kasten Hristiyan vatandaşlarımızı düşman gibi gösterdi... Esas hedef ise AK Parti hükümeti ve Fethullah Gülen Hareketi idi... Hıristiyan yurttaşlarımız yem olarak kullanılarak, dindar Müslümanlar avlanacaktı... Plan buydu... Arat Dink de "Şu an biz Ermeniler yemiz, esas av Erdoğan hükümeti ve Gülen hareketi" diye sürekli söylüyordu...

İşte bütün bu illegal eylemlerin içinde olmuş bir karanlık adam darbeyle devrilmesini istediği hükümete yakın televizyon ve gazetelerde bu ara fink atıyor... 2008 sonrası Ergenekon soruşturması sürecinde yurtdışına kaçıp kendini unutturduğunu zanneden bu alçak adama bazı gaflet ve delalet içindeki arkadaşlar imkan sunuyor...

Bu adamın 1998 yılında 28 Şubat darbecilerinin talimatıyla yazdığı "Fethullah Gülen aslen Gizli Kardinal kimliğine sahiptir, Vatikan tarafından görevlendirilmiş bir Hıristiyandır. Amacı İslam'ı yok etmektir" mealindeki iğrenç kara propaganda yazısı arşivlerde duruyor... Ve daha ironik olanı Fethullah Gülen'e bugüne kadar atılmış en çirkin iftiranın sahibi olan karanlık kişi cemaatin bir TV kanalında da faşizmin propagandasını yapıyordu geçenlerde... Pes doğrusu... İyi niyetimden hangi kanalların, hangi gazetelerin, hangi köşe yazarlarının ve hangi programcıların bu karanlık adama yardım ve yataklık ettiğini yazmıyorum. Gafletlerinden uyansınlar, hatalarını anlasınlar, sorun yok...

Hatırlarsınız... Darbecilerin emriyle yazılmış bu gibi yazılarla 28 Şubat medyası Fethullah Gülen'in "Müslüman değil, kripto Hıristiyan olduğu" gibi pis bir iftirayı yaygınlaştırmaya çalışmıştı... 28 Şubat medyasının bu alçak operasyonuna göre Gülen Hareketinin diyalog ve hoşgörü söyleminin amacı Vatikan'a hizmet etmekti... Elbette milleti bu yalanlara inandıramadılar... Ama bu süreçte Gülen'e atılmış en pis belaltı iftirayı bu adam atmıştı...

Hükümete yakın yayın organlarından birinde çalışan demokrat bir arkadaşıma bu iğrenç yazıyı hatırlatıp "Böyle karanlık birini nasıl ekrana çıkartırsınız" deyince, "Haklısın ama bu yeterli olmaz... Başbakan ile ilgili böyle kara propaganda yazısı varsa çıkmasını engelleyebilirim. Sonra cemaat medyasında da Başbakan'a böyle iğrenç dille saldıranlar ekranlara çıkıyor maalesef" demişti...

Vah ki vahhh! Hem hükümete hem cemaate yakın kimi medya organlarının haline... Geldikleri hale bak...Vahh ki vahhh! Birbirilerine yönelik küfredenleri ağırlama yarışına girmişler... O arada Ergenekon medyası da bayram ediyor... İlke ve ahlak diye birşey yok mu kardeşlerim? Bu gidişat nereye?

Bu arada bu karanlık herifin Tayyip Erdoğan'a yönelik 2006 yılında Ergenekon talimatıyla yazılmış yazısı da arşivlerde duruyor... Başbakan'ı Hitler'e benzeterek şu gibi iğrenç iftiraları sıralıyor...

"Bu adamın ailesinde daima gizlenen bir Yahudi bağlantısı vardır... Bu adam gençliğinde ve ileri yaşında karşıtlarına argo ile yanıt veren küfürbaz ve külhanbeyi tavırlı biridir... Bu adamın cinsel sapmaları olduğu ve/ veya cinsel sorunlar yaşamış olduğu anlaşılmıştır... Bu adamın epilepsi (sara) hastalığına duçar olduğu ve zaman zaman 'Fit' diye bilinen buhranlar geçirdiği hep gizlenmiştir... Bu adamı bir gizli örgüt, ülkesinde lider yapmaya karar vermiştir."

Bilmem hükümete yakın medya için yasadışı talimatla yazılmış bu utanç verici satırlar yeterli mi? Yoksa hala bu rezil herifi makbul bulup ekranlarında ve gazetelerinde "otorite" diye ağırlayanlar olacak mı?

Demek ki bundan böyle derin odakların talimatıyla Fethullah Gülen'e iftiralarla saldıran birisinin Başbakan'a da aynı dille saldıran yazısı olması lazım ki hükümete yakın medya tepki göstersin...

Demek ki bundan böyle derin odakların talimatıyla Başbakan'a iftiralarla saldıran birisinin Fethullah Gülen'e de aynı dille saldıran bir yazısı olması lazım ki cemaate yakın medya tepki göstersin...


Ne diyeyim Allah müstehakınızı versin...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.