YAZARA MAİL GÖNDER Hükümet-Hizmet meselesinde çözüm liberal model

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Aslında pazar yazılarında doğrudan politik konulara girmek istemiyorum ama bu olağandışı konjonktürde şart oldu...

***

Hükümet-Hizmet meselesine kaldığım yerden devam edeyim... Dönüm noktasının 7 Şubat 2012 olduğunu dün yazmıştık. 7 Şubat'a kepazelik diyerek çok sert çıktım ama bu işten Hizmet Hareketi'ni sorumlu tutan tavırdan kaçındım. Sürekli uzlaşmadan yana yazılar yazdım.

***
Çatışma Türkiye'ye büyük zararlar verecekti. O sebeple bu uzlaşmacı tavrımdan ötürü kimi yazarlar beni ağır eleştirdi. Fakat ben 7 Şubat sonrası süreçte Hocaefendi ile Başbakan'ın karşılıklı diyalog kurmasıyla meselenin çözüleceğine inanıyordum. Hâlâ da buna da inanıyorum.
***

Bu konuyu yine bir Sabah PAZAR yazısında Altunizade-Kısıklı diyalogu diyerek ifade etmiştik. Hizmet'in içinden de bu diyalogun tesis edilmesini savunan ileri gelenler de vardı. Ama bunu istemeyenler ve aracı konumundan mutlu olanlar da vardı.
***

Başbakan'ın Hocaefendi'ye açık bir çağrı yapması sonucunda Hocaefendi bu ricayı kırmaz dendi. Ben de bunu açık açık yazdım. Türk medyasında bu konuyu yazan tek kişi ben oldum. Sonunda Başbakan Erdoğan 14 Haziran 2012 günü çok gönülden ve içten bir çağrı yaptı.
***

O çağrının sonraki günü tüm gün Başbakan ile beraberdim. Gözlerinin içi gülüyordu. Umutluydu bu meselenin çözüleceğinden. Baş başa diyaloga çok inanıyordu. Fakat sonra beklenmedik bir tavır geldi. Moraller çöktü ve o günden beri de toparlanma olmadı...
***

Dün de söylediği gibi Hizmet'e bağlı sivil unsurların da devletin içindeki hükümet karşıtı güçler tarafından yönlendirildiği tespiti var ülkeyi yönetenlerde. Yani hükümetten memnun olmayan ve artık bu hükümetin gitmesini isteyen bürokrasi ve yargı güçlerinin uzantısı gibi. Kısacası devlet ile sivil alanın bu kadar karışması bizi bugünkü tuhaflıklara getiriyor...
***

Yani örnek vermek gerekirse bu durum şuna benziyor: Varsayalım bir bakanın altında çalışan bürokratlar bir yayın organı ve ticari bir kurum kuruyor ve o bürokratlar her gün seçilmiş bakanı ince kıyım doğruyor. Bir süre sonra bakan ya ince kıyım doğranmaktan korkacak ve bürokratlarına özerk alan verecek ya da o da elindeki enstrümanlarla onları diskalifiye etmeye çalışacak. Elbette bu noktada demokratik kriterler açısından haklı olan seçilmiş sivil otoritedir...
***

Nihai çözüm liberal devlet modelindedir. Devletçilik hastalığımızdan kurtulmadan ve devleti minimal hale getirmeden bu tür sorunlarla uğraşmaya devam ederiz. Minimal devlet olduktan sonra bir grup devleti ele geçirmeye çalışsa bile hiçbir anlamı olmaz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.