YAZARA MAİL GÖNDER Köy tavuğu geri döndü

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Lades oyunu bir zamanlar çok yaygındı. Hatırlatayım; haşlanmış tavuktan kolayca çıkarılabilen çatal şeklindeki köprücük kemiğinin uçlarından tutan iki kişi, karşılıklı "Ladesim lades olsun mu? -Olsun. -Yerde ne var? -Nohut. Gökte ne var? -Bulut. -Sen bunu 40 gün 40 gece unut," repliğini söyleyip tuttukları kemiği kırarlar. Amaç, lades tutuşulan kişiye bir şey vererek onu kandırmaktır. Nesneyi alan hemen "Aklımda!" demezse, oyunu kaybeder. Lades oyunu unutuldu, çünkü evlerde artık bütün tavuk pişirilmiyor. Parça halinde satılan tavukların da lades kemiği yok. Bırakın lades oyunu oynamayı, zamane çocukları içinde sanayi ürününe dönüşen tavuğun sadece göğüsten ya da buttan ibaret olduğunu sananlar bile var.

ŞIK SOFRALARIN YEMEĞİ

Bu evcil hayvanın sanayi ürününe dönüşmesi, Kaliforniyalı John Kimber adlı işadamının tavuğun eti ile yumurtasının ayrı ayrı üretilmesinin daha verimli olduğunu saptayıp, 1934'te bunlar için yeni üretim yöntemleri geliştirmesiyle başlar. O tarihten bu yana her geçen gün daha fazla yumurta yumurtlayan, daha hızlı kesim ağırlığına ulaşan, daha az yemle daha fazla et bağlayan tavuk cinsleri geliştiriliyor. Bir hayvanı sofrada parçalayıp hep birlikte yiyenlerde dayanışma, bütünleşme duygusu uyanırken, bir yandan da aralarında hiyerarşi oluşur. Sonuçta bir kuzunun dört, tavuğun ise iki bacağı vardır. Dolayısıyla herkese aynı parça düşmez. Tavuğu bölüştüren kişi, sofradakilerin akrabalık, dostluk ve toplumsal statülerini göz önünde bulundurur. Daha doğrusu, bulundururdu. Zira bugün önceden parçalanıp, hatta galetaya bulanıp kızartılan fast food tavukların porsiyonlarında, her parçanın boyutları bilgisayarla üretilmişçesine aynı. Hiyerarşiyi ortadan kaldırıp, isteyene dilediği parçayı yeme olanağını tanıyan fast food sistemi, genç kuşaklarının eşitlik için direnmelerine de uygun düşüyor. Çatal bıçak 16. ve 17. yüzyıllarda sofralara egemen olduğunda tavuk bu avadanlıkların güç alanı dışında kalmıştı. Zira etini dişler daha iyi sıyırabiliyordu. Ayrıca but ve kanatları tutup ısırmak, onları kesmeye çalışmaktan daha kolay ve rahattı. Böylece uzun süre şık sofraların yemeği olma özelliğini sürdürdüğü halde, belki de elle yenen tek yiyecek tavuktu.

SABIRLA BEKLİYORUM
Tavuk giderek sıradanlaşırken, yerini hindi aldı; sonuçta o da kızardığında göze güzel görünüyor, daha büyük olduğundan içine daha fazla malzeme dolduruluyordu. Lezzetsiz ve yağsız fabrika tavukları piyasaya egemen oluncaya dek, bizde de Almanya'dan dünyaya yayılan, derisi kıtır kıtır kızarabilen çevirme piliç bira ile eşleştirilmiş, İstanbul'da Aksaray ve Kadıköy'de piliç çevirmeciler yıllarca altın dönemlerini yaşamışlardı. Heyhat, günümüz lezzetsiz tavuklarının zar inceliğindeki derileri ne yaparsanız yapın, o lezzeti vermiyor!. Şu sıralar uzun sürede kesime gelen köy tavukları sanayi tipi tavuklar arasında kendine pazar bulmaya başladı. Gerçi henüz fiyat farkı büyük; ama benim gibi lezzetli tavuk için bu farkı göze alanlarla birlikte köy tavuğu yetiştirenler de çoğalırsa, rekabet fiyatları makul düzeye çeker. Ben kendi adıma yıllarca mis gibi kokan köy tavuğunu bekledim. Ucuzlamasını da sabırla beklerim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.