YAZARA MAİL GÖNDER Boğaz'da palamut bitmesin

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Balık avlama yasağının sonuna doğru palamut özlemim giderek arttı. Gerçi yasak tanımayan balıkçıların tezgahlarında yavru palamutlar ağustos sonlarında boy göstermeye başlamıştı, ama kendimi tuttum. Eylülü bekleyip ay başında soluğu bir lokantada aldım. Ne var ki balık hâlâ yasal değildi. Ben önüme takoz palamut geleceğini sanıyordum. Servis edilen minik bir çingenepalamuduydu ve yerken boğazıma dizildi.

ESKİDEN ÇOK BOLDU
İki gün sonra bir başka balık restoranında "Palamut var mı?" diye sordum. "Var!" yanıtıyla yetinmeyip "Çingenepalamudu mu?" diye üsteledim. Garson "Evet, çok taze" diye yavru balığın erdemlerini saymaya başladı. O akşam balık yemedim. Avlanma yasağının kalktığı eylül başı, palamutların yasal boya ulaşmaları için erken. Bu tarihlerde tutulanların çoğu 18-20 cm boyunda. Palamudun ergin hale gelip yumurta bırakabilmesi için en az 38 santime ulaşması, soyunu sürdürmeye katkıda bulunabilmesi için de yaşamı boyunca en az bir kez yumurta bırakmış olması gerekiyor. 2011'de çıkarılan yönetmeliğe göre 25 santimden küçük palamutların avlanması ve satılması yasak. Yani şu sıralar restoranların tercih ettikleri çingenepalamutları yavrulayamamış, avlanması yasak yavru balıklar. Bir zamanlar palamut bolken, değerini bilemedik. Marmara'yı yırtıcı halefi lüfere bırakıp Ege'nin derin sularına kaçmadan önce yok pahasına satılırdı palamut. Ona burun kıvırdığımız dönemlerin acısı çıkıyor. Eski dönemlerde İstanbul palamut cennetiymiş. Haliç'e 'Altın Boynuz' adının yakıştırılış nedenini MS. 2. yüzyıl başlarında yaşayan tarihçi Plinius şöyle açıklıyor: "Buraya 'Altın Boynuz' diyoruz, çünkü burası palamut kaynıyor, elimizi attığımız zaman yakalıyoruz. Zaten Haliç bir boynuz gibidir, biz bu bereket boynuzuna 'Altın Boynuz' dedik." Bizans'ta birkaç yüzyıl boyunca palamut resimli sikkelerin kullanılması da bu balığın İstanbul için ne kadar önemli bir besin kaynağı olduğunun göstergesi...

TAVASI TERCİH EDİLİR
Erbabı çingenepalamudunun ızgarasını, palamudun ise tavasını tercih eder. Ama başta pilakisi olmak üzere bu güzelim balıkla yapılan daha pek çok yemek var. Boğaziçi şu sıralar palamutla şenlenmiş durumda. Yakında onu Marmara'dan kovacak olan lüfer boy göstermeden, palamut akınından payımıza düşeni kaçırırsak yazık olur. Daha kaç yıl bu nimet, soyu tükenmeden sofralarımıza ulaşır, bilinmez.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.