YAZARA MAİL GÖNDER Lejyoner olmak KİRALIK olmak

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Bitmiyor çile Çekirge! Bir süredir peşimizi bırakmıyor Uluslararası Fesat, İç Haset, Dinamik Fitne... Finans kapital denen heyula, değişim değeri denen faiz lobisi ve çoğunluğun sömürülmesi diye bilinen artık değer sistemi, yani Dünyanın Efendilerinin bitmek tükenmek bilmeyen hırsı sürüyor. Batılı Beyazların dünyayı paylaşmak için saç saça baş başa girdiği savaşlar, Birinci, İkinci Dünya savaşları daha dün! Gazze, Filistin, Irak, Afganistan... Yeniden çizilip duran haritalar, adaletsizlik, şiddet ve terör onların özel menüsü.
Batı medeniyetinin vampir hali Amerika'nın, Amerikan Merkez Bankası FED'in dünya ekonomi-politiği üstündeki kara eli...
Ortadoğu'nun petrol kaynaklarına, fosil yakıtlarına gözünü dikmiş ABD şirketlerinin, İngiliz sömürgeciliğinin, AB ikiyüzlülüğünün, Rus milliyetçiliğinin, İran beyin kireçlenmesinin satranç oyunu.
Dünyanın iki gelişmekte olan, iki yükselen ülkesinde Brezilya'da ve Türkiye'de başlatılan kumpas! Başkaldıran dünün köle ülkelerine ihraç krizler, orta sınıf kalkışmalar... "Yalandan Özgür Dünya"nın gazetelerinde ortak değerlerimize küfür yarışı.
Türkiye'nin Barış Sürecine giren onlarca el. Onların ehven fiyata kiraladığı aydınlar!
Ülkeye, itikadına, seçtiklerine, izzeti nefse her hakaret edildiğinde alkışlayan aydınlar! Ceset kokan lejyoner bir entelijansiya...
Bizim Mescid-i Aksa'ya yapılan barbarlığın da Müslüman kitleleri sokağa dökmek için tezgahlanmış bir provokasyon olduğunu düşünmek için her türlü nedenimiz var.
Hayırsız, uğursuz bir paranın yönetildiği gökdelenlerde istihbarat şirketleri ve medya ile birlikte dünyanın zencilerine, esas olarak da dünyanın mazlumlarını temsil eden İslam'a yönelik tuzaklar yazılıp durmakta. Bunu biliyoruz.
Fos çıkmış liberal ütopyaların, neo-liberal kapitalist vahşetin, serbest ticaret yalanını tekrarlamaktan utanmayan kartellerin, yağmacı tekellerin, dolandırıcı tröstlerin, kalp yerine çip takmış yöneticilerinin acımasız keten peresindeyiz.
Farkındayız...
İradeleri rehin alınmış Müslüman halklar ve Güney Amerika'nın şerefli insanları dışında tek başımızayız.
İhanet edilmiş büyük İslam medeniyetinin Anadolu denen sihirli topraklarında, kadim bilginin kalbindeyiz! Yerliyiz.
Hamdolsun ki Yerliyiz... Yerli olmak mühim! Ehlisünneti, Ehlibeyti, Sünni'si, Şii'si, Caferi'si, Mevlevi'si, Bektaşi'si, Alevi'si, Kalenderî 'si, Türkü, Kürdü, Çerkez'i, Arap'ı ile, muhayyilesi Osmanlı Barışı ile dolu Ermeni'si, Rum'u ile; yerli halklarız biz.
Laiki, dindarı, ağırı, hafifi birlikteyiz. Aynı dünyanın, aynı duygunun ve ortak ayetlerin çocuklarıyız. Ama dilimiz alınmış bizden. Mesele orada!
Fakat dil koptuğu yerden büyüyor! Yüzümüzü yerli kaynaklara döndürüyoruz hızla.
Kendi mahallemize, komşularımıza, tarihimize, toprağa...
Tozlu kitaplarımızın tozunu üflüyor, kapağını açıyoruz.
Bilgiye, felsefeye, medeniyetimizin irfanına çalışan öksüz çocuklarız, büyüyoruz...
Meşrebi, hali tavrı ne olursa olsun, farklı inanışların Türkiyeli halklarıyla, dünyanın uyanmış diğer insanlarıyla birlikte, Hakiki Bilginin vakarlı zamanlarını yeniden inşa etmek için yanıyoruz. Biz hepimiz barış içinde, bir Medine Mutabakatı eşitliğinde, maddeye tapanlara karşı bir İnsanlık Medeniyetini kurmak ve orada kardeşçe yaşamak istiyoruz.
Ondandır ki hiç bir zaman ve hiçbir nedenle Türkçe veya Kürtçe, "Yaşasın Başkan Obama" diye bağırmayız, bağıramayız!..
Çünkü saldırının başında onlar var! Bu senaryolar sittin senedir onların CEO'luğunda kurulmakta.
Ne ABD başkanlık seçimlerini alkışlarla karşılarız, ne de doğunun öncü ülkesinin, Türkiye'nin elindeki enerji hatları temsilciliğini almak isteyenlere methiyeler düzeriz. Bunu yapmayız. Merhametin diniyle, paranın dini çatışmaktadır.
Mesele budur. Evet, bu savaş dinler arasındadır, numaraya gerek yok...
Hatamızla, sevabımızla merhametin bayraklarının altında saftayız biz! Böyle olmalıyız Çekirge...
Biz ancak kendi aramızda, dünyanın şefkatli insanlarıyla, kanayıp duranlarla, ülkesinden 8 aylık hamileyken kaçmak zorunda bırakılan mülteci annelerin acısıyla, ezilen ve hayvan muamelesi görenlerle birlik oluruz.
Allah'tan başka bir ilah, bir put, kendine tanrı muamelesi yapan bir Küresel Firavun tanımayız.
Diğeri lejyonerliktir, sömürgenlerin paralı askerliğidir, işgal kuvvetidir. Dikkatli kelimelerle söylersek; gerçek bir ihanettir...
Geleceğin ülkesinde lejyonerlerin yeri ibretlik olarak, olsa olsa sadece utanç müzesinde olacaktır...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.