YAZARA MAİL GÖNDER İslamofobik soytarılar

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Hebdo dergisine yapılan insanlık dışı saldırıyı telin ettik ama bir baktık herkes hurra Charlie olmuş! Etraf çakma Fransızlarla dolmuş. Ju siu Charlie! Paralelciler, Kemalistler, Ulusalcılar, Ulusolcular, mizahçı taklidi yapan bel altı sövücüleri, ne kadar cinsi latif varsa hepsinde orta sınıf bir Frenk hali! Ertuğrul Özkök, yandan şapkalar falan, Paris fotoları. Her yerde Fransızca sözler. Herkes aniden Fransız!
İslamofobik bir soytarılık...
Bir ifade özgürlüğü totolojisi, bir mizah tapınması en düşkün biçimleriyle revaçta. Dergiyi Türkiye'de basmak için kendine Mata Hari süsü veren tipler köşelerinden sırıtmakta. Hebdo'nun yeni editörü Gerard Biard, Ulusalcıların bile bıraktığı küstah bir 28 Şubat diliyle, Hz. Muhammed karikatürünün de yer aldığı baskının Türkiye'de dağıtımının önemini vurgulayıp "Çünkü Türkiye'de anayasal laiklik saldırı altında" diyebiliyor mesela...
Peki o zaman, meseleye daha yakından bakalım.
Diyelim ki... Milletin çoğunun bir biçimde hürmet ettiği Mustafa Kemal Atatürk, duyguları rencide edici, rezil bir şekilde karikatürize edildi. Yani akla gelecek en pespaye müptezel cinsel göndermelerle.
Bunun üzerine bu dergiye yapılan kanlı bir saldırı sonrası bu yayını faraza, Leman, Penguen, Uykusuz ve Cumhuriyet gazetesi basına özgürlük methiyesiyle Türkiye'de dağıtabilir miydi?
Gene yakalarınıza Je suis Charlie asıp gezer miydiniz onu soruyorum? Daha doğrusu 'canlı' olarak gezebilir miydiniz?
İşte Charlie Hebdo'da Hz. Peygamber benzer şekillerde çizildi! İslam dininin peygamberi öyle onur kırıcı biçimde aşağılanmak istendi.
Gerçek budur. Katliamı lanetlemek başkadır, gidip Papa'yı bile sollayarak bu utanç verici garezi üstüne giyinmek başka. Tabii söz konusu garez zaten içinizde yaşamıyorsa!
İfade özgürlüğü bir fikri ifade edebilme özgürlüğüdür. Hakaret etme, tahkir etme özgürlüğü değil. Dergi, 2009 yılında en ünlü çizerlerinden Maurice Sinet'i Yahudilikle ilgili karikatürü yüzünden kovmuştu. Neyin özgürlüğü bu?
Le Pen'in diliyle Müslüman göçmenleri aşağılamak, ırkçı saldırının sopası olmak ne zamandan beri mizah olarak adlandırılmakta? Charlie Hebdo'nun yayınladığı karikatürler tepeden tırnağa İslam düşmanı bir nefret, antiİslam bir faşizmin numuneleri ve bal gibi de 'şiddettir!'
Bu demode aydınlanmacılık, bu provokatif ayrımcılık, varoşlarındaki Müslümanların yüzüne karşı küfür ederken bir de kendine anarşist, özgürlükçü diyor. Kendilerine "solcu" diyen bizim Nazilerle aynı kafadır bu: NATO mermer; NATO kafa...
Ama gerçekten dünyada ne olursa, aynısı Türkiye'de oluyor. Esas konu bu! Olay burada geçiyor. Herkesin gözü üstümüzde.
Filistin Devlet Başkanını karşılayan Erdoğan Guardian'a anında manşet olabiliyor: Osmanlı sirki!
Tarihteki Türk devletlerini işaret ederek, "İslam'a karşı bir tezgâh kuruyorsunuz ama biz köklü bir devlet olarak buradayız!" mesajı veren bir Türkiye'yi asla kabul edemeyen Batı, Siyonist köklerine bir kez daha bağlılık yemini ediyor. İçimizdeki İsrail bağırıyor: Delilik bu!
Şeyh Edebali düşüyor akla tabii. Şöyle diyor bilge: "Bilesin ki; atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler!"
İçerdeki ecnebiler de işte böyle anlarda açığa çıkıyor...
Rakıya zam yapıyorlar, bu bahar şeriat gelecek, şeklindeki özlü sözlerin sahibi ünlü Türk büyüklerinden Murat Belge, "16 Türk devleti faso fiso" dedi.
Haklı tabii bir yerde! Zaten biz -yanlış hatırlamıyorsam-90 yıl önce altogether, bir cumhuriyet yumurtasından neşet etmiştik...
Öte yandan edebiyat-televizyon teşkilatından Yekta Kopan, radikal.com.tr'de aynı karşılamayla 'kavramsal sanat!' diyerekten dalga geçti.
Okuyucuların affına sığınarak, 'Evet anacım demek geliyor' içimden bu arkadaşa. Evet, tam anlamıyla kavramsal bir sanat! Lakin söz konusu 'kavramsal' sizi yorar, o da var. Niye dersen, 2000 yıllık bir tarihi hatırlatmakta!
Daha 600 yıllık Osmanlı der demez geçirdiğiniz panik ataklara bakılırsa; i-ki bin yıl! Askerleri, erenleri, bilgeleri... Say say bitmez.
Ne diyordunuz siz Beyazlar, "İvit anacım bu Erdoğan gitmeli!"
Şaka bir yana, Edip Cansever'in şu şiirini hak ediyorsunuz aslında:
Ne çıkar siz bizi anlamasanız da
Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.
Hiçbir şey...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.