YAZARA MAİL GÖNDER Soytarıları tanıyoruz

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Ah Çekirge ah!
Esmer ruhlum, Karakafam, hicranlı fıtratım benim. Biliyorsun biz hepimiz Osmanlı torunuyuz, Anadolu Bilgelerinin ayağının tozuyuz.
O yüzden köpekbalıkları dişlerini geçiriyor ama öyle kolay kırılmıyoruz, bükülmüyoruz, bölünmüyoruz...
Sen benim yıllardır içimi döktüğüm farazi dostumsun. Sessizliğimsin, mahzunluğumsun.
Hem öylesin, ülkeyle barışmanın şevkisin, hem de sonbaharda alı ışıldayan ceylan bakışlı bir Türkiye'sin...
Hakikatin karşısında idmanlı bir öğrenci, sevdalı şiirlerde gözü yaşlı bir Yerli, bu topraklarda atan aşkın şah damarı kadar Millisin...
Başımıza gelenlerin neresinden başlayayım bilemiyorum.
Bomba patlamadan önce barış mitinginde "Katil devlet, katil AKP" diye bağıranlar -ne barışmış maşallah!- bomba patladıktan sonra "Katil sensin" diye bağırmaktan başka bir şey yapmadılar, biliyorsun!
Bu topraklarda demokrasiyle çözeceğimiz ne varsa hepsini berhava etmeye niyetli robotlar için ne elverişli bir ortamdı o! Ne kullanışlı bir topluluk...
İnsanların ortasında canlı bombaları patlat, onlarca canı al, nasıl olsa bombanın pimini çeken seri katilleri değil Erdoğan'ı görecekler, diye düşündü doğal olarak küresel çakallık.
Bu Nazileşmiş Türk solu, bu İnönüleşmiş Kürt hareketi artık bütün provokasyonlara hazır. Kendi gençlerinin harcanması için tramplende zıplıyorlar. Ne kadar terör taşeronu varsa hepsini üstlerine çekiyorlar...
Öğrenci Kolektifleri diye bir yavrufaşo teşkilatı İzmir'de Turkuvaz Medya'yı "Buraları kana boyarız" diye basıyor, Hacettepe'de hocalarının kapısına kendileri gibi düşünmediği için boya atıyor ve sosyal medyada bununla övünüyorlar. Olay sözde "diktatörlükte" geçiyor, ama bunlar "solcu." Bak sen! Hürriyet'in taşlanan kapısını tavaf edenlerin hiçbiri bunu görmüyor. Sabah akşam kurşunlanan AK Parti bürolarının kapısına yüz süren tek bir Avrupalı yok!
Biliyorsun, Maçka-Nişantaşı labirentinden Beyaz Jale
pek beğendi şu "Katili tanıyoruz" trendini. Gencecik çocuklar, uykuda polisler, bıyığı terlememiş askerler, 4. Kattan atılıp üstünden kamyonla geçilen gençlere sırt çevirenler sırf fitne olsun diye "Hayatı durduruyoruz" yüzsüzlüğünü attılar ortaya.
Tabii halk "Siz asıl kendinizi durdurun!" diye yanıtladı bunları. Ama olsun! Yüzsüzlük gani oralarda...
Şu şüphe bünyeleri zorladı fakat: Madem katilleri tanıyorlar, niye savcıya gidip konuşmuyorlar? 97 insanımızın katl bilgisini saklamak suç, yataklık çünkü. Hafızalarını zorlasınlar, katilleri nereden tanıyorlar? O da var...
Neyse ve ille velakin bize gelince, biz onu bunu bilmeyiz.
Histerik hezeyanlarla faillerin üstünü örten örtbasçı "Soytarıları" tanırız en çok, o kasti soytarıları...
Katliamın hemen ardından bir teenager olarak Demirtaş'ın bilinçaltı karanlıklarını ortalık yere faş eden kışkırtmasına; sonra da fırıldak gibi dönmesine burun kıvıran da olmadı üstelik yukarı mahallede!
Hatta Jale male bütün mahalle İstiklal Caddesi'nde "PKK gelecek. Hukuk gelecek" diye şeydince, iyice cılkı çıktı işin...
Bizim Jale henüz saçlarını açık maviye boyamasa da değişik biri zati. Sözcü okumuyor mesela. Hürriyet okuyor artık. "Aa darling ne gerek var? Daha sunturlusunu yapıyor Ahmetler!" diyerekten.
Ölüp giden çocuklar, yangındaki anneler filan sadece hükümeti düşürecek bir vesile onlar için. Seçim olmasın, olacaksa da kana boyansın.
Sinsi bir İslam düşmanlığıyla Kürtler kadar Hz. Ali'den uzaklaştırmaya çalıştıkları Alevi yurttaşları ülkenin önüne koymaya çabalıyorlar. Amaç iç savaş!
Bütün Jaleler bunun için teyakkuzda. Davutoğlu'nun soruşturmalarda demokratik hukuk devletine vurgu yapması bile karşı çıkılacak bir vaziyet bunlar için.
Oluk oluk kan akacağını söylemekten haz halan sağlı sollu Buffalo Bill'ler familyasından Ahmet Altan ve üç dil bilen ama kendini bilmeyen ecnebi Jaleler...
Ve de bir 'turist aydın' profili olarak 60'lı yaşlara gelseler de, siyatikleri azsa da sivilceli bir ergenden yukarı çıkamayan fevri entelijansiya...
Yıllarca inandıklarını söyledikleri bütün demokrasi kavramlarını, lafta savundukları bütün değerlerini yitirdiler.
Yeter ki kaos olsun,ikinci bir Gezi olsun, bu kez devlet yıkılsın. Ama zor tabii...
Onu diyorum. Ne mafya mitinginden, ne de muarızlarımızın çerçöp dillerini taklitten bir hayır yok bize. Yaratıcı bir gazeteciliğe, haberci bir yeniliğe ihtiyacımız var.
Eğer Erdoğanfobyakların medyasına göre bir medya düzülecekse işimiz zor. Çünkü onların ahlaksız öfkesi bize haram!
Müslümanların ve insaflı insanların becereceği bir iş değil çirkefin öylesi. Zira onlar elinde uçları usturalı bir tırmıkla gezen Zeus'un çocukları. Biz ise Kelimetullah'ın sıcak yorganıyız...
Kitabımızda edebini koruyana Edep Ali, Edebali derler Çekirge.
Bırak türlü tatminsiz JALELER, dırdırdır, kalsınlar eski Türkiye'de, bıraktığımız yerde...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.