YAZARA MAİL GÖNDER Masaüstü notları: Abdal Musa ve Kaygusuz Abdal

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

"İmdi ol Sultanın sırrını sakla.

Az söyle.

Sadık ol. Mümin ol.

Kavgalı yerden kaç.

Bilmediğin kişiye yar olma.

Önceleri düşmanlık yapmış kişi ile dost olma.

Kimsenin uğradığı kötü duruma gülme.

Kendinden ulu kimse ile mücadele etme.

Doğru ol.

Musibete sabret. Sözü düşün sonra söyle.

Her sırrı çoluğa çocuğa söyleme.

İbadete, malına güvenme.

Halim selim ol.

Münkire gönül verme.

Dünya için gönlünü mahzun etme.

Bir kimseye bir şey için dervişlik satma.

Mevki sahibi kimselere yüzsuyu dökme.

Yalan söyleme. Maslahat için vezir ve ricalin kapısına varma.

Bana iyi desinler diye sofuluk satma.

Düşmanına yüz verme.


Her bulunduğun hale şükreyle. Elden gelirse yalnızca nimet yeme. Tarikat pirdaşını ve karındaşını ayrı görme. Evliyaullahtan ve mürşidden gönlünü ayırma. Hak divanından ayrılma.

Ahde vefa et. Vaktini zayi etme. Server-i Kâinat efendimizi ve ashabı ve dahi velilerimizi daima salavat ile yâd et ki şefaate mazhar olasın.

Ehlullah ile muhabbette iken "Eyvallah kerem ettiniz" deyip niyaz etmeli. Resullullah efendimize ve Ali'ye düşmanlık arzusunda bulunan kefere ile sohbet etme. Onlara iyi demek olmaz.

Ve kendine ziynet verme, gönlüne ziynet ver.

Kalleş, pirsiz adamlar ile yoldaş olma. Zira yol erkân bozulur.


Yavuz ol. Zira yirmi dört saat içinde bin devre girersin. Ol devirlerin her hangisinde bulunur ise ol sıfatta bürünür haşrolursun. Baki gerçekler demine Hu, dost Allah, eyvallah…"

(Elmalı'daki Abdal Musa Tekkesinin bekçisinde bulunan bir el yazmasından)



Hacı Bektaş Veli şöyle demiş Fevaid adlı eserinde:

"...Ve dört şeydir ki insanı Hakk'a eriştirir: Büyüklerle oturmak, akıllı kişilere danışmak, kısmetsiz kişilerden sakınmak, münzevilerden yardım istemek…"

Alanya Beyinin oğlu Gaybi Bey,
beyzadeliği tamamen terk ve maddi hayatın gösterişinden feragatle dervişliği ihtiyar ve dahi zahir (dış) âlemin kayıt ve ilgilerinden nefsini tecrit edince…

Abdal Musa Sultan,
sünnet nazarıyla Gaybi'nin yüzüne bakmış ve: "Gaybi, artık kaygıdan reha buldun (kurtuldun) şimdiden sonra Kaygusuz oldun" demiştir. Sultan bu sözleriyle beyzadenin ismini 'Kaygusuz' diye söylemiş ve bundan itibaren Gaybi Bey'in adı 'Kaygusuz' olmuştur.

Kaygusuz Abdal
derler büyük bir derviş ozan Antalya dağlarında daha sonra Ankebut Suresinden dem alarak şu şiiri okumuştur:

Beka yurdu değildir ki bakasın


Fenâ ehli tutmaz orda otağı

Bu dünya bir büyut'l - ankebut'ttur

(Örümcek evine benzer, bir bakmışsın uçar gider)

Pes olur nekeslerin tuzağı

Alanyalı Gaybi burada tekke kurmaz

Hakk'ın faziletlidir ancak dayağı

Sabır seccadesini altına almış

Tevekkülle kuşanmıştır kuşağı

Sözünü Kaygusuz arife söyle

Ne bilsin şekeri dana buzağı…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.