YAZARA MAİL GÖNDER Dolandırıcı nasıl çalışır?

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

İbni Arabi "Allah insanı iddiasından yakalar" diyor.
Peki dolandırıcıyı nereden yakalar?
İnatlarından, zaaflarından, hırslarından yakalar...
Geçen yüzyıl, yöneticiyken ana medyaya tekmeyi savurmuş, doğal olarak siz kalmıştım. Sinema sektöründe ekmeğimi kazanmaya çalışırken, bitmez tükenmez ekonomik krizlerden biri başlamış, hayat iyice sarpa sarmıştı.
Tam o sıra tanıdığım biri etmiş "Abi" demişti, "Senin durumuna çok üzülüyorum. Şöyle şöyle bir iş yapıyorum. Çok para kazanacağım. Param şu kadar eksik, eğer sende bi'şey varsa ortak ol, en az beş katını alırsın!"
Biraz direndim aslında. (5 kat ha?) Son üç kuruşumu gönderdim elemana.
Tabii toz oldu ortadan! Sonra duydum ki uzak bir şehirde bir kumarhanede yatıyormuş. Rehinmiş orada. Gidenin üstüne soğuk bir su içtim afiyetle.
Bütün mesele benim zafiyetimdi! İhtiyaç içindeydim, kiramı zor ödüyordum. Tamam da, içimde fısıldayıp duran sese yüz çevirmiş, sözde cingöz bir yatırım yaparak o dönemi geçireceğimi sanmıştım. Ne uyanık, ne işini bilir bir adamdım ben ya!
Nefis muhasebesi yapıp bir hakikat arayıcısı olabilmek için hayatıma hak bir yol çizmek yerine işin kolayına kaçmış, dersimi de almıştım. Mesele dolandırıcı değildi yani, bendim! Benim zayıflıklarım, korkularımdı bana kazık atan...
90'lı yıllarda Tansu Çiller faşizmi zamanlarında bir dolandırıcı, general ağzıyla konuşup hükümet üyelerini binlerce liralık meblağlarla kandırmıştı. Çünkü faili meçhuller dev bir dalga idi ve cumhuriyetin vasileri generallerdi. Oradan gelen telefonlara ceplerdeki akrepler kasaları ağzına kadar açıyordu.
Sonra siyasete müdahale edip duran askeri vesayetin bu defosu paralel örgüt tarafından yakalandı. Zaafları iyi bilen "ahtapot" bildiklerinin üstüne kendi senaryolarını koydu ve tüm toplumu dolandırdı. Fakat öyle zalim bir iktidar hırsı olmasaydı, bitmez tükenmez planlar, darbeler, muhtıralar olmasaydı, bu tuzağa düşen olur muydu? Dolandırıcı demek zeki adam demek. Buradan şuraya gidebiliriz, zeka bu anlamda tek başına matah bir şey değil. Toplumda hâlâ kurnaz olmak bir iltifat nedeni. Kurnaz; aldatan, tuzağa düşüren demek. Bir ilmi vardır ama bunu şeytanlığa kullanır.
Sen eğer ahlaklı bir kişilik inşa edememişsen sürekli o tuzağa düşersin.
Eğer eşit, özgür bir kuramamışsan, bir merhamet düzeni kuramamışsan, elini-belini-dilini-fikrini-adaletini buna göre yeniden inşa edememişsen kurnaz dolandırıcılar için kolay bir avsın. Algı yapıcılar, kafa koparıcılar, halk dilinde "tokatçılar" seni mandepsiye düşürürler daima. Defolarını, açıklarını bilirler, oraya oynarlar...
Bir de korkularınla yüzleşeceksin çare yok!
Gelecek korkusu, yenildim korkusu, düşkün olacağım korkusu.
Her korku bir galeyan sebebi. Bir tahammülsüzlük, bir herkesi düşman görme, düşmanları çoğaltma, gerilim psikolojisi. Mide spazmı.
"Ama herkes bana saldırıyor, ahlaksız bir taciz altındayım!" der bu durumda insan. Mazeret bulur kendine. Mazeret hep vardır zaten...
Adam olmak, tekamül etmek zor zamanların işidir hâlbuki.
Kolay zamanlarda herkes aklıselim, bilgeliğe meyilli.
Ben sizi büyük bir saldırının ortasında Hz. Ali sabrıyla, "Savaşta yüzüme tüküreni nefsimle öldüremem, Allah için savaşırım ben" diye kılıcını indiren o nurlu kapıyla sınarım diyor, belki de Huda...
Elbette yazmak kadar kolay değil bu işler. Ülkeler de insanlar da ondandır amel ile deneniyor. Hatalardan sevaplara doğru çalışıyor o muhteşem sarkaç.
Eğer kendi hatalarını gizler ve suçu hep başkalarında ararsan sarkacın topuzu iner bazen başına!
Gerçi bu da bir uyanma biçimidir, ama acır insanın kafası. Şişer orası burası.
Şahsi hikayemde çok yaşadım bunu.
İlahi düzen benim gibi kalın kafalılara iblislerini, dolandırıcılarını da gönderebiliyor kimi zaman, onu diyorum. Oradan terbiye ediyor sevdiklerini.
Velhasılıkelam, tokatçılara yakalanmadan sağlam bir özeleştiri, şöyle bir zaaflarla yüzleşme ilaç gibi geliyor bünyeye.
Ve de ülkeye...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.