YAZARA MAİL GÖNDER Önce vatan

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

"Ta ta ta tam!" diye çalıştı makineli tüfekler!
Cebinde tırnak makası bile olmayanlar gitti, yattı tankların önüne.
Kınalı kuzulara benzeyen nazlı kadınlar "Kışlanıza dönün" diye dikildi karşılarına.
Ak sakallı amcalar "Yapmayın evladım" diyerekten gözyaşlarını uzattı o robotlara.
Gençler "Aman kardeş kavgası çıkmasın" diye iman tahtalarını koydular ortaya...
Vicdan yoktu karşılarında fakat! İnsan yoktu. Kafasına çamaşır suyu zerk edilmiş uzaktan kumandalı katiller vardı.
"Ta ta ta tam" diye taradı bağrı yanıkları otomatikler...
Şehitlere baksanız uyuyorlar zannederdiniz. Öyle güzeldiler, öyle masum. Paletler geçti üstlerinden.
"Ta ta ta tam!"
Cinayetin bin bir hali dolaşmadı sosyal medyada ne var ki! Engellendi. Çünkü Müslümanlar ölümleriyle, katillerin vahşetiyle anılmak istemedi.
Onlar Allah ve nidalarıyla anılmayı tercih ettiler. Ve cesaret ve vatan sevgisiyle...
Gerçek gericinin, diktatörün kim olduğunu gösterdiler cümle aleme.
Önce babası anlatıyor: "Darbeyi duyunca sokağa fırladım. Oğlum arkadaydı. O uzakta diye rahatladım.
Sonra üstümüze ateş ettiler. Etrafımda sapır sapır insanlar düştü. Baktım oğlum da vurulmuş. Meğer yanıma gelmiş!" Sonra filiz gibi bir çocuk. Kaş, göz tam bir Karaoğlan. Eli kolu sargılar içinde. Babasının elini tutmuş hastanede. Gözlerinde şiirli bir inanç:
"Cumhurbaşkanımız sokağa çıkın, vatanı yalnız bırakmayın deyince. Vatana karşı bir eğilimimiz var. Cumhurbaşkanımızı da seviyoruz. Vatanı yalnız bırakmadık!"
Evet demokrasi tehlikedeydi.
Evet meydanlar milli iradenin şahlanışıydı. Ama her renkten insan sokağa vatan için çıktı! Vatan tehlikedeydi çünkü ve her şey gerçekten teferruattı artık.
1 Dolarlık heriflerin "ta ta ta tam" diye işlettiği ölüm makineleri, memleket aşkıyla birleşmiş çok renkli bir Mili Gücün, milletin gücüyle büküldü sonunda. NATO'nun bağrımıza gömdüğü, CIA'nın emzirdiği çete don paça edildi milli mutabakatın önünde.
1 dolarlık heriflerdi bunlar. Parola, tıynetlerini açıklıyordu.
"Düğün-telefon-rehin" paşalarını da kurtardı . Kahramanlar, yani çıraklar, işçiler, öğrenciler, ev kadınları, polis kılığında cengaverler ve dal gibi çocuklar.
Böylece Hrant Dink'ten, Uludere'ye gizli kumpas ne varsa, her şeytanlığın üstünü açtılar. Böylece kor olmuş kalpleriyle sil baştan, yeni baştan bir güpgüzel, bir yepyeni için fırsat yarattılar.
Biz aramızdaki her şeyi konuşur, tartışır, darbeye şu veya bu biçimde karşı duranlarla anlaşırız dediler.
Ama ruhunu ezeli bir düşmanlığa satmış olanlar son gayret bastılar tetiğe:
"Ta ta ta tam!" Kurşunların yankısında her şerdeki hayr, herkesin içindeki o ses yükseldi:
Önce vatan, önce vatan...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.