YAZARA MAİL GÖNDER Avrupa ötekileştirirken Türkiye birleştiriyor

YAZARLAR / Perspektif Yazarları

Paris'teki terör saldırısından sonra dünyada iki eğilim baş gösterdi. Bunlardan birincisi, terör eylemini sadece kınamak, terör eylemini gerçekleştirenlerin Müslüman kimliklerinden yola çıkarak konuyu 'İslami' terörizm olarak açıklamak ve lanetlemek. Murdoch, Esad ve Netanyahu gibilerin yaptığı tam olarak buydu. Türkiye'deki ırkçılar da bu eğilimin bir parçası olarak konuyu AK Parti hükümetine bağlamak için çok çaba harcadılar.
İkinci eğilim ise, olay yaşandıktan hemen sonra olayı kınayan ama aynı zamanda nedenleri ve olası sonuçları üzerine kafa yormaya çalışan sorumluluk sahibi bir eğilimdi. Bu eğilimi benimseyenler 11 Eylül sonrasında ilan edilen medeniyetler savaşını, Müslümanlara uygulanan ayrımcılığı, Afganistan ve Irak işgalini, ölen milyonlarca insanı, bu ülkelerde yeşerme imkanına kavuşan radikal terör örgütlerini, Suriye'yi, hatta bugün Paris eylemini gerçekleştiren kardeşleri yaratan bu atmosferi iyi biliyorlardı. Dolayısıyla yeni bir 11 Eylül paradigması yaratılmaması için Hollande'ın ilk tepkisinin "İslam ile alakası yoktur" olması ve Fransa Başbakanı'nın "İslam ile değil terörizm ile savaştayız" söylemi, bu sorumlu eğilimin bir sonucuydu.
Türkiye'den de bu eğilime en üst düzeyde katılım oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Görmez'in yaptıkları açıklamalar bu sorumluluk bilincinin tezahürleriydi. Başbakan Davutoğlu'nun Paris'teki yürüyüşe katılması ise devrimsel bir karardı kuşkusuz.

İlkeler hiyerarşisi

Gelelim Charlie Hebdo'nun çizimleri ile birlikte Avrupa medeniyetinin en temel ilkelerinden biri olan 'bir arada yaşamak'a vurulan darbeye. Zira bu saldırının nedenlerinden biri olarak kendisine benzemeyenle yaşama, entegrasyon, farklılıklara ve kutsallara saygı ilkelerinde Avrupa'nın başarısızlığını sayabiliriz.
Avrupa dediğimiz yaşlı kıta, vaz ettiği ilkeleri kendisi için anlamlı hale getirip, kendisinin dışında kalanları bir ilkeler hiyerarşisini tırmanmak zorunda bırakma eğiliminde bugün. Örneğin, ifade özgürlüğü konusunda tüm dünyaya ders veren Avrupa, aynı anda 'bir arada yaşam' ilkesinin temel dürtüsü olması gereken 'ötekinin kutsalına saygı' ilkesini göz ardı ediyor, ettiriyor.
Bu sırada, Suriye'de yüzbinlerce işkence fotoğrafı çıkıyor ortaya ama Avrupa, kendisi için olmazsa olmaz kabul ettiği insan hakları ilkelerini hatırlamıyor ne hikmetse. Mısır'da temsili demokrasinin en temel prensiplerinin yıkılmasına göz yumuyor. Yani Avrupalı değerler, ilkeler bizatihi Avrupalılar tarafından ihanete uğruyor.

Çiğneyen değil sahip çıkan
İşte tam bu noktada Türkiye'nin varlığı daha çok önem kazanıyor. Türkiye Avrupalıların post modern zamanlarda ihanet etmeye başladığı ilkeleri hayatta tutmaya çalışan ender ülkelerden biri artık.
Mesela 'bir arada yaşamayı' Avrupa'nın aksine daha doğru bir şekilde uygulamaya çalışan Türkiye, eski politikaları terk ederek Kürtler ve gayrimüslimler ile bir arada yaşamanın yollarını örüyor dikkatlice. Onların kutsallarına saygı gösteriyor, edebiyatlarını, kültürlerini Türkiye kültürü olarak merkeze oturtmaya çalışıyor. Eski kiliseleri onarıp ibadete açıyor, hatta yeni kiliseler yapıyor.
Sadece içe bakarken değil, dışa bakarken de ilkesel davranıyor Türkiye. Mısır'da demokrasi değerini unutan Avrupa'nın aksine, 'halkın tercihlerinin demokrasi için olmazsa olmaz' olduğu ilkesini hatırlatıyor. Mülteci hakları konusunda külliyat oluşturmakla övünen Avrupa ülkeleri mültecilerden kurtulma yolları ararken Türkiye 2 milyona yakın sığınmacıyı ülkesinde ağırlıyor.
Yeni Türkiye, insanlık tarihinin acıyla elde ettiği tecrübelere, ilkelere bencilce sırtını dönmüyor. Ötekileştiren değil birleştiren, çiğneyen değil sahip çıkan oluyor. İnsanlığın ortak tecrübesinden kaynaklanan değerlere sahip çıkıyor.

* Bilgi Üniversitesi Küresel Sorunlar Platformu Genel Koordinatörü

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.