YAZARA MAİL GÖNDER Normal cinayetlerimiz

YAZARLAR

Üç komşunuz var. Üçü de hasta Fenerli. Aynı gün birinin arabası yanıyor, ötekinin başına saksı düşüyor, üçüncüsünü pitbull ısırıyor.
Nedir bu? "Tesadüfen" üst üste gelen şanssızlıklar dizisi mi?
Belki. Ama şöyle düşünenler de çıkabilir:
"Şanssız görünüşlü üç kişinin ortak özelliği koyu Fener taraftarlığı. Sakın bunlar bizim sokakta yaşayan bir Cimbomlu manyağın işi olmasın?"
O ihtimali gündeme getirmek evham, vesvese, fesatlık falan sayılmamalı. Kuşkuculuk safdillikten iyidir.

***
Geçen hafta andığımız Uğur Mumcu'nun bombayla parçalanma tarihi 24 Ocak 1993 idi.
Şimdi, Aziz Üstel meslektaşımın da dikkatlere sunduğu şu olaylar dizisine bakın:
Döneminin en ezber bozucu politikacısı Adnan Kahveci garip bir trafik kazasında öldü. Tarih 5 Şubat 1993.
Günündeki akıntılara karşı giden Orgeneral Eşref Bitlis hâlâ nedeni belirlenememiş bir uçak kazasında öldü. Tarih 17 Şubat 1993. (Ekibindeki Rıdvan Özden ve Bahtiyar Aydın gibi yüksek rütbeliler de daha sonra "görev sırasında" öldüler).
Düzeni altüst eden lider Turgut Özal bir suikasttan küçük yarayla kurtuldu ama, ayrıntıları hâlâ tartışılan koşullarda öldü. Tarih 17 Nisan 1993.
Bütün bu çok aktif, çok etkili insanların bir ortak özelliği vardı: Kürtlerle silahlı boğuşmanın sona ermesini, sorunun çözümüne ekonomik ve kültürel yollardan başlanmasını istiyorlardı. Hepsinin kısacık bir zaman diliminde üst üste yığılan olaylarla kayıplara karışmasına rastlantı mı diyeceğiz, ecel mi, kader mi?
Çok mu safdiliz?

***
Bugün Abdi İpekçi kardeşim anılıyor. Özel yaşantısının ayrıntılarını bilen pek az kişi kaldı. Onlardan biriyim.
Yazık ki namus timsali dostumu karalamaya çalışanların zırvaları bir yana, onu övmek isteyenlerin bile saçmaladığı oluyor. Evindeki üç beş kişilik bir toplantıya ilişkin resimaltında "balo" sözcüğü geçiyordu. Güldüm.
İpekçi ailesi küçücük bir binanın tek katındaki avuç içi kadar dairede yaşıyordu. Hâlâ orada yaşıyorlar. Sevgili kızı kendi kızını okutmak için çalakalem çeviri yapmakta. Abdi medya kodamanlarının debdebesine hiçbir zaman özenmedi.
Bütün çabası toplumu akıl yoluna sokmaya yönelikti. Yaşasaydı bugün o da kanlı vesayet çetelerinin tam tasfiyesi ve çağımıza yakışacak bir anayasa ile iç barışın sağlanması için elinden geleni yapmakta olurdu.
Yaşatılmamasına şaşılmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.