YAZARA MAİL GÖNDER Timsah bayramı arifesinde

YAZARLAR

Komediyi bilirsiniz:
"Baba, hırsız yakaladım!"
"Aferin oğlum. Getir buraya."
"Gelmiyor." "Bırak öyleyse. Sen gel."
"Bırakmıyor."
Eski sömürgelerinde eşkıya bastırmaya giden Batılı devletler o gülünçlüğe düşmekte. Vietnam'dan Afganistan'a, Somali'den Mali'ye kadar pek çok yerde üstün silahlarla ayak bastıkları toprak tuzağa dönüşünce oralardan paçalarını nasıl kurtaracaklarını bilemiyorlar. Çünkü saldırdıkları güçler dağa, ormana, çöle kaçıyor ya da sakal kesip ahalinin içine karışıyor, yabancılar çekilir çekilmez geri gelip el koyuyorlar ülkeye.
"Anti-emperyalist edebiyat" yapıyorum sanmayın. O güçlerden de yana değilim. Çoğu gerçekten eşkıya.
İslam mücahidi kisvesiyle Cezayir'de doğalgaz baskını düzenleyen, kuzey Mali'de direnenlerin büyük bölümü kaçakçı ve haydut. Önceleri başlıca gelir kaynakları sigara karaborsacılığıydı. En ünlü liderleri Belmuhtar'ın öteki adı Bay Marlboro idi o yüzden. Sonra uyuşturucu tüccarı oldular. Daha sonra turistleri kaçırıp milyonlarca dolarlık fidyeler kazanmaya başladılar. Kavgaları cihat değil, çıkar dalaşı.
Peki, o biçim maskeli direnişçilerle boğuşan Batılı güçlerin derdi ne? Ne aradılar, ne arıyorlar oralarda? Demokrasi mi? Sömürgecilik bir çeşit haydutluk olduğuna göre, kendileri de eşkıyadır. Hem çok daha büyük boyutta.
Genel tablo tam "it dişi, domuz derisi" meselimize uygun yani.
Türkiye ne mücahit maskeli haydut, ne demokrat maskeli sömürgeci oldu. Kavga mahallerinde güçlü durumdayız. Kozumuzu iyi kullanmaya bakalım.

***
Doğa belgesellerinde sık rastlanan bir gaflet görüntüsü var:
Geyik sürüsü timsah dolu ırmak kenarına gelince biri suya atlayıp canavarlara yem oluyor. Ötekiler durumu aval aval izledikten sonra onun peşinden dalıyor ırmağa. Timsah bayramı sürüyor.
Çağımızın belalı sularına bakarken daha beter bir akılsızlık örneği görüyorum.
Amerika Sovyetleri kaba bir numarayla nakavt etti. Onun soğuk savaş çerçevesindeki tehditlerine gitgide daha büyük silahlanma harcamalarıyla karşılık veren Rus ekonomisi sonunda yüke dayanamadı, çöktü.
Şimdi aynı tuzağa düşmekte olan iki ülke var: Kuzey Kore ve İran.
İkisi de günden güne artan militarist hovardalıklarla silah kuşanmaktalar. İkisinde de halk gitgide vahimleşen ölçüde geçim sıkıntısına giriyor.
Kuzey Kore uzaklarda ama İran komşumuz. Çöküntü kargaşasına sürüklenirse can havliyle yapacağı yanlışlar bölgemizi altüst eder. Ona bir başka meselimizi mi hatırlatsak?
Eşek bile düşülen çukura bir daha düşmez. Timsahlı suya hiç dalmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.