Türkiye'nin en iyi haber sitesi
REFİK ERDURAN

Soğuk ana

Yolculuk anılarımın kötülerinden biridir.
Arabayla yurda dönüş yolunda İtalya'dan Yunanistan'a giderken Adriyatik'i feribotla geçecektim.
Brindisi'ye erken vardım. Yemyeşil yamaçtaki tenha bir lokantada beklerken yaşlı garsonla ahbap oldum.
Onunla sohbete nefis şarap ve romantik İtalyan müziği eklenince keyiflenmiştim iyice. Derken oraya Alman turistler doluştu. Bağıra çağıra siparişler verdikten sonra, ellerinde bira bardakları, kol kola girerek tangır tungur şarkılar söylediler.
Sıra hesap görmeye gelince aralarında anlaşmazlık çıktı. "Sen şunu yedin, ben bunu yemedim, sen şu kadar içtin, ben o kadar içmedim" diye tartıştılar uzun uzun. Arada benim garson dostun da ifadesine başvuruldu.
Tanıklığıyla hoşnut edemediklerinden bolca azar işitti. Yanımdan geçerken ellerini havaya kaldırarak "Tanrı biz Akdenizlileri kuzeyin şerrinden korusun" gibi bir laf etti.
Oradan sıvıştım. Arkamda içine edilmiş tatlı bir akşam bırakarak...
Uluslar üstüne genelleme yapılmamalı ama günümüz Almanya'sının uluslararası sahnede bencil, aşırı "hesabî", hayli hoyrat bir tip oluşturduğu izlenimi yaygın. İnsanları yarınki seçimde büyük olasılıkla yine Angela Merkel'e iktidar sunacaklar. O da ulusal özellikleri kişiliğinde topladığına göre, şaşılmaz.
Ülkesinde çoğu kişi Angela'ya "Mutti" (Ana) diyor. İşin tuhafı, anketler çoğunluğun onu "soğuk" bulduğunu da gösteriyor. İnsan kendisine sıcak gelmeyen bir kadını nasıl annesi yerine koyar? Anlayabilmek için tipik Alman olmak gerek herhalde.
Dahası, çocuksuz bir kadın Angela. Köpeklerden nefret ediyor. (Kişiler hakkında genelleme yapmak da doğru değildir ama görebildiğim bir başka gerçek var: Çocuksuz insanlar biraz şefkat özürlü oluyor.) Bir papazın kızı. İsa'nın "Bütün insanları sev" öğüdüne karşın Müslümanlardan hiç hoşlanmıyor. 2010 Ekim ayında Potsdam'daki gençlik toplantısında Almanya'nın çok kültürlü toplum oluşturma denemesinin fiyasko olduğunu ilan ederken "Yan yana yaşama kavramı yürümüyor" dedi. "Biz Hıristiyan inancına bağlıyız.
Bunu kabul etmeyene burada yer yok.
"
Daha sonra zdf kanalına verdiği demeçte de Türkiye'ye ikinci sınıf Avrupa üyeliği önermiş olmakla övünerek "25 milyon Türk köylüsünün gelmesini istemiyorum" buyurdu.
Bize karşı tavrın şampiyonu Angela değil tabii; çok daha beterleri var.
Önemli olan onların topunu havada ve etkisiz bırakabilmek.
Bir an önce köylümüzü kentli, Türkiye'yi de birinci sınıf ülke yapmaya bakalım. Burun kıvıranlara gülelim
"Donuk ruhlu validenizin hayrını görün" diye.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA