YAZARA MAİL GÖNDER Etimiz budumuz

YAZARLAR

Büyük millet olma iddiamıza "Palavra! Etimiz budumuz ne ki?" diye karşı çıkanlar ülkemizin yumuşak gücündeki artışı fark edemiyorlar.
Ömrümde gördüğüm en güzel kitaplardan biri önümde. (Önsözü Ahmet Davutoğlu imzalı olduğuna göre, umarım uluslararası etkisini değerlendiriyordur Dışişlerimiz.) Başlığı "Türk Büyükelçisinin Rezidansı ve Washington'ın Kültürel Tarihi". İstanbul Kültür Üniversitesi yayını. Hazırlatan o kurumun başındaki Dr. Bahar Akıngüç Günver. Ömrümde -ve bulunduğum bütün ülkelerde- tanımış olduğum en "toplum gönüllüsü" kadın yöneticilerden biri.
Söz konusu yapı? Orada birkaç davete katılmışlığımdan bilirim: içiyle dışıyla, ömrümde ziyaret fırsatını bulduğum en nefis konut.
Hikâyesi şöyle. Amerika'nın büyük mimarlarından George Totten elçilik binasıyla ilgilenmek üzere geçen yüzyılın başlarında geldiği İstanbul'un tarihsel yapılar estetiğine hayran kalıyor. Ülkesine döndüğünde dönemin sayılı zenginlerinden Edward Everett tarafından başkentte göz kamaştırıcı bir saray yavrusu yapmakla görevlendiriyor.
Yarattığı binanın içine dünyanın dört tarafından getirdiği tezyinat ve sanat harikalarına İstanbul estetiği de karışıyor. Ailedeki ölümler yüzünden sahibine kısmet olmuyor orada uzun süre yaşamak. Görkemiyle ünlenen binayı genç Türkiye Cumhuriyeti satın alıp elçilik yapıyor.
Orada göreve giden ikinci büyükelçimiz -ölünce naaşını Başkan emriyle en namlı zırhlı Missouri'nin İstanbul'a getirdiği- Münir Ertegün.
Elçinin iki oğlu caz meraklısı. Siyahi cazcılarla canciğer oluyorlar. Oysa o yıllarda Washington'da korkunç ırk ayrımı var. Zencilerin okulları, hastaneleri, lokantaları, tiyatroları, hatta tuvaletleri ayrı. (Üniversite öğrencisiyken oraya gittiğimde gözümle görmek şok olmuştu: Otobüslerin gerisinde oturuyor, araca ayrı kapıdan binip iniyorlardı.) Ahmet ve Nasuhi Ertegün o ortamda gerektikçe polise de kafa tutarak, elçilik binasında beyaz ve siyahi cazcıları kaynaştırarak karma konserler düzenliyorlar.
Ahmet Ertegün'ün kurduğu Atlantik firması müzik yayıncılığı alanında doruğa çıkıyor, keşfettiği düzinelerce yeteneği yıldız yapıyor. Zamanla kesimin duayeni olan Ahmet Amerikalılara "Özgün sanat dalınız caz sizin dünya kültürüne armağanınızdır" tezini benimsetirken siyah-beyaz barışının sağlanmasına da büyük katkıda bulunuyor.
Yani ABD başkentindeki ırkçılık rezaletine tanık olmuş gözüm Obama'nın başkanlığını da görebildiyse, güzel mucizenin gerçekleşmesinde bir elçimizin ve oğullarının küçümsenmeyecek payı var.
Palavra değil etimiz budumuz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.