Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Pittsburgh'taki G-20 zirvesinin ardından 23 sayfalık bir ortak bildiri yayımlandı. 82 maddenin sıralandığı bu uzun bildirinin can alıcı noktası bizce bir cümlede gizli: "G-20'yi uluslararası ekonomik işbirliğimizin öncelikli formu olarak görevlendirdik."
Bildirinin giriş bölümünün 19'uncu maddesindeki bu cümle, küresel düzende bir devrimi haber veriyor. Ya da bir dönemin kapandığını ilan ediyor.

Tek kutuplu dünyaya veda

ABD Başkanı Barack Obama bu sessiz devrimi, "İnişleriyle çıkışlarıyla geçmişin ekonomik düzeninin hortlamasına izin verilmeyecek" diye ifade ediyor.
Rusya Federasyonu Başkanı Dmitri Medvedev, "Tek kutuplu dünya sistemi çöküyor. ABD dahil herkes bu durumun farkında" diyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise, "Yeni bir küresel düzenin doğduğunu" söylüyor.
Devrimin özeti şu: 1975'te dönemin en gelişmiş, en sanayileşmiş, en zengin 6 ülkesinin (ABD, Japonya, Almanya İngiltere, Fransa, İtalya) kurduğu, ertesi yıl Kanada'nın katıldığı, çok sonra, 1990'ların sonuna doğru Rusya'nın da bir ayağını içeri sokmasına izin verildiği, G-7 veya G-8 denilen "Dünyanın efendileri kulübü" nün kapısına kilit vuruluyor.
Bundan böyle küresel ekonomiye aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 20 ülke, yani G-
20 grubu yön verecek. Dünya nüfusunun üçte ikisini, dünya ekonomisinin yüzde 95'ini, dünya gayrısafi milli hasılasının yüzde 90'ını temsil eden G-20 bir tür "Ekonomik Güvenlik Konseyi" işlevini görecek. Hatta onu "Küresel ekonomik hükümet" in çekirdeği olarak tanımlayanlar bile var.

Türkiye neler kazandı?

Pittsburgh zirvesinin tetiklediği bu devrimin en kazançlı ülkelerinden biri de Türkiye olacak. Üç açıdan:
G-7/8'in yerini G-20'nin almasıyla, küresel karar mekanizmalarında söz sahibi olacak.
Bugüne kadar G-7/8'in politikalarını ve kararlarını uygulamak zorunda kalıyordu; bundan böyle kararlara imza atacak.
G-20'nin kararlarının uygulanmasında koordinasyonuyla görevlendirilen IMF'de ağırlığı artacak. Çünkü IMF'de özellikle Avrupa ülkelerinin (İngiltere, Belçika, Hollanda gibi) kotalarından toplam yüzde 5'lik bölümün G-20 üyesi yükselen ekonomilere aktarılması kararlaştırıldı. Bu kota değişimi en çok Çin, Türkiye ve Güney Kore'ye yarayacak.
Ve nihayet Türkiye, G-20 üyesi olarak, grubun diğer ülkelerinin izleyecekleri ekonomik politikalara uyarı yetkisine sahip olacak. Örneğin, bir Avrupa ülkesi veya AB üyeleri G-20 mutabakatıyla uyuşmayan bir ekonomik kararı hayata geçirmeye kalkıştıklarında, Türkiye müdahale edebilecek, hatta hesap sorabilecek.
Bugüne kadar "Uyum" uğruna AB politikalarını uygulamak zorunda kalan Türkiye için, doğrusu güzel bir rövanş...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER