Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK

AB demokratik bir oluşum mu?

Avrupa basını son günlerde ilginç bir tartışmayı sayfalarına taşıyor: Avrupa Birliği'nin (AB) yapısı demokratik mi?
Bilindiği gibi, demokratik sistem erkler ayrılığı üstüne inşa edilir:
Yasama, yürütme ve yargı. Yasama organı, halkın seçtiği temsilcilerden oluşur. AB'de bu işlevi Avrupa Parlamentosu görüyor.
Yürütme, yasamadan bağımsız ama yasama organının kararlarını dikkate alarak ülkenin yönetimini üstlenir. AB'de yürütme organı biraz karışık, daha doğrusu karmaşık. Bir yanda AB Komisyonu var. Bir yanda üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarından oluşan AB Konseyi var. Bir yanda da AB Konseyi'nin üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları dışında özel bir başkanı var. AB'nin yürütme organı bu haliyle biraz İran'daki çifte yapılanmayı andırıyor.
Yargıya gelince, AB'de bu "Erk"i Lüksemburg'daki Avrupa Adalet Divanı temsil ediyor.

***

AB'nin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu'nun yetkileri ve gücü uzunca bir dönem sınırlı kaldı ama AB Anayasası diyebileceğimiz Lizbon Anlaşması ile bu kusur giderildi. Hatta, Avrupa Parlamentosu'nun geçit vermeyeceği kararların uygulanamaması bile hükme bağlandı.
Böylece "Bürokratik" bir yapı diye eleştirilen AB daha "Demokratik" bir oluşuma dönüşmüş oldu.
Buraya kadar güzel...
Ama geçen hafta yaşanan bir olay, bu düzenlemelerin göz boyama olduğunu veya kâğıt üstünde kaldığını tüm Avrupalılar'ın gözünün içine soktu.
Konu şu: AB Komisyonu, kadın-erkek eşitliğini pekiştirmek adına Avrupa şirketlerinin yönetim kurullarında kadın sayısını artırmak için çabalayıp duruyor. O kadar ki, en geç 2020'ye kadar şirketlerin yönetim kurullarında kadın üye sayısının yüzde 40'a yükseltilmesini zorunlu kılan bir karar bile aldı.
Avrupalı parlamenterler, "Çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi kendimize batıralım" misali bir girişimde bulundular.
Avrupa Merkez Bankası Başkanlar Kurulu'nda görev süresi dolan İspanyol üyenin yerine Lüksemburg Merkez Bankası Guvernörü Yves Mersch'in atanması kararına onay vermeyi reddettiler. O göreve bir kadının getirilmesinin yolunu açmak için. Çünkü Avrupa Merkez Bankası Başkanlar Kurulu'nun 17 üyesinin 17'si de erkekti!
***

Konu geçen hafta AB liderler zirvesi sırasında "Euro Bölgesi"nin 17 devlet ve hükümet başkanı arasında görüşüldü. Karar: "Avrupa Parlamentosu bu işe ne diye burnunu sokuyor? Biz Yves Mersch'i getiriyoruz, o kadar!" Getirdiler de!
***

Hani AB, artık Avrupa halklarına kulak verecekti? Hani AB, Avrupa halklarının seçtiği temsilcilerden oluşan Avrupa Parlamentosu'na "Eşitler arasında birinci" statüsünü tanıyacaktı? Hani AB, demokratikleşecekti? Hepsi hikâye...
İşin aslı, AB bürokratik ve oligarşik bir oluşum. Ve öyle kalacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA