YAZARA MAİL GÖNDER İki rapor

YAZARLAR

Önümde iki rapor var. Birini Amerikalı bilim adamları hazırladı, öbürünü ise Rus bilim adamları.
İkisi de aynı konuda.
İkisi de taze. Geçen hafta yayınlandı. İkisi de sırtını saygın mı saygın bilimsel kurumlara yaslıyor.
Amerikalı bilim adamlarının raporunda dünyamızın son 10 yılda 11.300 yıllık dönemin en sıcak zaman dilimini yaşadığı duyuruluyor.
Neden 11.300 yıl? Cevap: Çünkü insanlığın uygarlık tarihi 113 yüzyıla yayılıyor.
Bir soru daha:
Niçin son 10 yıl 11.300 yıllık dönemin en sıcak zaman dilimini oluşturdu? İşte Amerikalı bilim adamlarının cevabı:
"Küresel ısı düzeyi dünyanın güneşe konumuna göre değişiyor. Son 11.300 yılın en sıcak dönemlerinde dünyanın güneşe karşı konumu kuzey yarıkürenin ısınmasına yol açacak eğimdeydi. Ancak bu eğim, dolayısıyla da dünyanın konumu son 50 yılda değişti. O yüzden de aslında kuzey yarıkürede yazların daha serin geçmesi gerekiyor.
Ama tam tersini yaşıyoruz.
Bunun tek nedeni var:
İnsanoğlunun faaliyetlerinden kaynaklanan karbondioksit salımı ve de onun getirdiği küresel ısınma."
"Küresel ısınmanın devam edeceğini, bu yüzyılın sonuna kadar ortalama ısının 1.1-6.3 derece arasında artacağını" vurgulayan bu raporun altında Oregon State University'nin iklim konusunda bir numaralı araştırmacısı Shaun Marcott ile aynı üniversiteden paleoiklim uzmanı Peter Clark'ın imzaları var.

***

Gelelim Rus bilim adamlarının raporuna.
O rapor da Rus Bilimler Akademisi bünyesindeki Biyolojik Sorunlar Enstitüsü'nde görevli iki uzmanın imzasını taşıyor:
Vladimir Başkin ve Rauf Galiyulin.
Onlar da diyorlar ki, "Dünyamız, sanayi devriminin başladığı 18'inci yüzyılın ikinci yarısında ısınmaya başladı.
Ama bunda insanoğlunun zerrece günahı yok..."
Ve ekliyorlar: "Dönemsel bir süreç bu. Dünyamız bir dönem ısınıyor, sonra bir dönem soğuyor. Günümüzdeki ısınma da bir mini buzul çağından çıkmış olmamızın doğal sonucu.
Küçük buzul çağı her 500 yılda bir tekrarlanıyor.
Sonuncusu geçen binyılın ortalarında görüldü. Thames nehri buz tuttu.
Hollanda'da kışları kayak yapılıyordu.
Rusya'da insanlar donmuş ağaçların patlamasından korkuyorlardı.
Isınma ve soğuma devr-i daimleri ise her 30-40 yılda bir tekrarlanıyor.
Örneğin, Rusya 1930'larda ısının yükseldiği bir dönem yaşadı. Kuzey Kutbu geçit verdi o yıllarda.
Sonra İkinci Dünya Savaşı yıllarında soğuma oldu.
1970'lerde yeniden ısınma...
Ve bu son süreç yeni binyılın başında noktalandı."
Yani? İki Rus bilim adamı baklayı ağızlarından çıkarıyorlar: "Dünyamız yeni bir soğuma, hatta buzul çağının eşiğinde. 2014'ten itibaren ısı düşmeye başlayacak. Ama yavaş yavaş. Ve yüzyılın ortalarında buz tutacağız!"
Hoppalaaa... Hangisi doğru? Amerikalı bilim adamlarının "Dünyamız daha da ısınacak" tezi mi, Rus bilim adamlarının "Dünyamız soğuyacak" görüşü mü?
***

Rus bilim adamlarının bir iddiası daha var: "Küresel ısınma" hikâyesi, "Bir pazarlama stratejisi". Amaç, sözde karbondioksit salımını azaltmak için fosil yakıtlara talebi aşağı çekmek, böylece kömür, petrol ve doğalgazın fiyatlarını düşürmek. "Bu bilim değil, politika" diyor iki Rus araştırmacı.
Gerekçesini de şöyle açıklıyor: "İnsandan kaynaklanan karbondioksit salımı, doğal emisyonun sadece yüzde 4-5'i kadar. Bir yanardağ patladığında, insandan kaynaklanan salımın mislilercesi atmosfere yayılıyor. Ayrıca okyanuslardaki karbondioksit hacmi, atmosferdekinin 60 katı. İyi ki buhara bir şey demiyorlar. Zira asıl sera etkisini o yapıyor."
***

Kim haklı çıkacak? Kim moraracak?
Anlamak için fazla beklemeyeceğiz; önümüzdeki yıl gerçek anlaşılacak
.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.