YAZARA MAİL GÖNDER Balina veya dinozor

YAZARLAR

SABAH'TAN MEKTUP

Ben siyasilerin uzatılan her mikrofona konuşmasını, yöneltilen her soruyu -ki gün boyunca en az birkaç kez muhabirlerle yolları kesişiyor- yanıtlamak ihtiyacı duymasını, sözün ağırlığının erozyona uğraması olarak görürüm.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da son zamanlarda bu kulvarda epey mesafe aldı.
Ancak... Bozdağ geçen perşembe günü SABAH'ın tek ciddi rakibini hedef alan çıkışında veya eleştirisinde pek de haksız değil.
Çünkü bir insanlık trajedisinde, rahat rahat insanlık suçu kapsamına giren bir kimyasal katliamda, kamuoyu oluşturmakta lokomotif işlevi gören iki gazeteden biri dokuz sütuna manşet atarken, öbürü sayfanın eteklerinde kamufle ediyorsa, ortada ciddi bir sorun var demektir.
Ya manşete çeken olayı abartıyor.
Ya gizleyen veya katliamın boyutlarını kavrayamayan, "Metal yorgunluğu" dediğimiz bir mesleki hastalığın pençesinde kıvranıyor.
Şam'ın banliyösündeki katliamı sadece Türk değil, dünya basınında da manşetten duyuran tek SABAH olmadığına göre, bizim açımızdan bir sorun yok. Ne mesleki, ne de vicdani.
O zaman kusuru tek ciddi rakibimizde aramak gerekiyor.
Ben rakibimizin yazı işlerindeki ve dış haberler servisindeki kadroların bir önyargı, bir art niyet, bir fikr-i sabit ile akıl tutulmasına uğradıklarını sanmıyorum.
Bence o gazetenin sorunu başka:
Mesleki reflekslerin aşınması. Erken uyarı sisteminin dumura uğraması.
Zaten ilk gün katliamı küçücük görüp, ertesi gün katliam kurbanlarından insan öyküleri çıkarmaya çalışmak ve o hikâyeleri manşete çekmek, "Atropi"nin açık itirafı değil mi?
Bu sorunun elbette yığınla nedeni var.
Örneğin, iç dengeleri koruma-kollama kaygılarının birinci plana çıkması sonucu "Ürün" ile yeterince ilgilenilememesi gibi.

***
Yıllar yıllar önce -benim de az çok bildiğim- rakibimizle ilgili bir teşhis duymuştum:
"O kuyruğundan ölümcül bir yara alan balina gibi. O kadar büyük ve o kadar hantal ki, yaranın acısının ve ölümcül etkisinin beyine ulaşması için uzuuun zaman geçmesi gerekecek."
Yoksa o ölümcül darbenin dalgaları artık beyine ya da sinir merkezine ulaşmaya mı başladı?
Öyleyse mutlu olmam. Çünkü hayat da, meslek de rakiple güzel, rakiple anlamlı. Ama zeki, kıvrak, formda bir rakiple. Yaralı hantal balinayla değil.
Dinozor fosiliyle hiç değil. Veya fosilleşmiş dinozorla, fosilleştiğinin farkında bile olmayan dinozorla hiç mi hiç değil.
***
Sağlıklı ve mutlu bir hafta dileğimle...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.