YAZARA MAİL GÖNDER Satır araları

YAZARLAR

Benim bir merakım var.
İstihbarat servislerinin ve stratejik araştırmalar kuruluşlarının internet sitelerine girip kamuya açık raporları ve bilgi notlarını okumaya bayılıyorum. Çünkü "Satır arası" bilgiler oralarda saklı.
İşte o bilgilerden bir örnek. Bizi de yakından ilgilendiren Kuzey Irak konusunda...

***

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi üç gün önce bir "İlk"e imza attı:
Nice zamandır boğuştuğu mali krizde biraz soluk alabilmek için Batı bankalarından borçlanacağını açıkladı. Ekonomi muhabirlerinin jargonuyla ifade etmem gerekirse, "Barzani yönetimi 5 milyar dolar borçlanmak için piyasaya çıkacak..."
Erbil'in bu resmi açıklamasını biraz deşerseniz, Kuzey Irak'ın en zayıf noktasına ulaşabilirsiniz: Ekonomi. Biraz açayım.
7-8 yıl önce yapılan son sayımda Kuzey Irak'ın nüfusu 3.8 milyon olarak belirlendi. Bugün olsa olsa 4.5 milyon dolaylarında olmalı.
Peki, Kuzey Irak'ta kaç kişi "Devlet"e çalışıyor dersiniz? 1.4 milyon kişi.
Toplam nüfustan çocukları çıkarın, dedeleri-nineleri çıkarın... Çalışma çağındaki nüfusu yuvarlak rakamla 3 milyon kabul edin. Sonuç? Kuzey Irak'ta her iki yetişkinden biri, Barzani rejiminin maaşlı adamı. Daha doğrusu, Irak Kürdistan Demokrat Partisi'nin (Barzaniciler) denetimindeki Erbil ile Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (Talabaniciler) denetimindeki Süleymaniye yönetimleri 1.4 milyon kişiye her ay maaş ödüyorlar.
Böyle ekonomi olur mu? Zaten olmadığı için Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi aylardır mali darboğazda çırpınıp duruyor. Sadece çırpınmıyor, batıyor da.
İşte son tablo: Memurlara ve peşmergeye aylardır maaşları ödenemiyor, bankaların kasası boşaldı, piyasa çöktü, 350 işletme iflas etti...
***
Peki onca petrol zenginliğine rağmen neden böyle bir tablo ortaya çıktı?
Cevap: Çünkü Kuzey Irak halkı ekmek elden su gölden yaşıyor. Yatırım neredeyse sıfır! Üretim ekonomisinin altyapısı bile yok. Bölge, tümüyle Türkiye'den ve İran'dan yapılan ithalata bağımlı durumda. Bu ithalat bağımlılığı nedeniyle küçük ve orta işletmelerin yüzde 85'i kapıya çoktan kilit vurdu.
Yine bu ithalat bağımlılığı sonucu halk sadece "Tüketici" konumuna indirgendi:
Ev işlerinde Filipinliler çalıştırılıyor, inşaatlarda Bangladeşliler, otellerde Lübnanlılar. "Yorgun bedenler" (!) ise Çinli masör ve masözlere emanet ediliyor!
***

İstihbaratçıların ve stratejik araştırmacıların bu tabloya yaptıkları yorum tek cümle: Böyle bir ekonomiyle devlet kurulmaz. Yani?
Kuzey Irak'ın bağımsızlık hayalleri sadece hayal olarak kalacak. Erbil ve Süleymaniye hep dört gözle Bağdat'ın göndereceği parayı bekleyecek.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.