Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Otomotiv Distribütörleri Derneği Başkanı Mustafa Bayraktar, Otomotiv Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu oldu. Bayraktar, Türkiye’nin en önemli sorununun ömrünü tamamlamış olmasına rağmen yollardan çekilemeyen ‘Zombi’ otolar olduğunu söyledi

Türkiye, dünyadaki en yaşlı araç parkına sahip ülkeler arasında yer alıyor. TÜİK verilerine göre, yollarda 15 milyon 315 bin adet motorlu taşıt dolaşıyor. Bu araçların yüzde 22'si yani 3.5 milyon adedi, 20 yaşın üzerinde. Yüzde 40'ı yani toplam araç parkının neredeyse yarısı 16 yaşın üzerinde.
Sabah'la Otomotiv Sohbetleri'nin bu haftaki konuğu Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar da, bu tablonun yanlış olduğuna dikkat çekti.

DÖRT OTODAN BİRİ 20 YAŞIN ÜSTÜ
Türkiye'deki her dört otomobilden birinin 20 yaşın üzerinde olduğunu ifade eden Bayraktar, otomobiller için "zombi" benzetmesi yaptı. Her şeyin bir ömrü olduğu gibi otomobilin de bir ömrü olduğunu söyleyen Bayraktar, şöyle devam etti:
"Dünyada otomobilin hayatı diye bir şey var. Nasıl üretileceği, satılacağı, satış sonrası servis hizmetinin nasıl verileceği, daha sonra nasıl yoldan çekilip, hurdaya ayrılacağı kurallarla belli. Ama Türkiye'de otomobiller 'zombi' gibi dolanıp duruyor. Türkiye'de de Ömrünü Tamamlamış Araçlar (ÖTA) yönetmeliği var. Ama uygulanmıyor, sadece kağıt üzerinde. Hurdaya ayırmak için bir tür 'mezarlıklar müdürlüğü' ÖTA Merkezleri kuruldu, ama ne yazık ki çalışmıyor."
Devletin vergi gelirini azaltmadan ömrünü tamamlamış otomobillerin yollardan çekilmesi için yaptıkları çalışmayı 2013'te Maliye'ye sunduklarını söyleyen Bayraktar, "Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çalışmamızı beğendi. Çok güzel, şahane yorumu yaptı. 'Şimdi olmaz. Ama sen söylemeye devam et' dedi" diye konuştu.

BİR MİLYARLIK EK GELİR
Bayraktar, ömrünü tamamlanmış araçların hurdaya ayrılmasını sağlayacak ve Maliye'ye bir milyar liralık ek vergi geliri yaratacak projenin ayrıntılarını şöyle anlattı:
"Değişimi teşvik etmek için ekonomik bir model lazım. Taşın altına elimizi koyalım, bu teşviğin bir kısmını biz verelim. Bir kısmını da Çevre ve Ulaştırma Bakanlığı üstlensin. Daha önce Ulaştırma Bakanlığı, ticari araçların hurdaya ayrılması için bir çalışma yaptı. Başarılı oldu, ticari araç parkı gençleşti.
Maliye otomobil ithalatının patlamasından korkuyor. Aslında en çok 100 bin otomobil fazladan satılır. Bu tahmin bile fazla.
Bunu teşvik modeli hayata geçerse, zincirleme bir reaksiyona yol açar. Öncelikle hurda teşviki ile ömrünü tamamlamış araçlar yoldan çekilir. Otomobil parkı gençleşir. Halk sağlığı, çevreyi koruma vb olumlu etkileri olur. İç pazarın sürdürülebilir şekilde genişlemesini sağlar. Bu ise yeni yatırımları getirir."

Fiyata göre ÖTV kafa karıştırır
Bakanlar Kurulu'na fiyata göre ÖTV artışı yetkisi veren tasarıyla ilgili değerlendirme yapan Bayraktar, şunları söyledi: "Otomotivde planlama süreçleri çok büyük önem taşıyor. Gerek tüketici, gerek sağlayıcı ve gerekse satıcılar için öngörülebilirlik çok önemlidir. Müşteri, sağlayıcı ve satıcı hangi ürünü hangi vergi seviyesi ile alacağını veya satacağını bilmek ister. Bu yüzden fiyata göre ÖTV uygulaması bu öngörülebilirliği yok edebilir. Türkiye ekonomisinde önümüzdeki aylarda kur ve fiyat tahmini yapmak çok zor. Aynı ürünün fiyatı ÖTV oranlarına göre aylar itibari ile farklı olabilecektir. Aynı ürünün farklı donanım seviyesindeki modellerine, farklı ÖTV oranlarının uygulanması ihtimal ve riskini ortaya çıkaracaktır. ÖTV sistemindeki kompleks yapı gerek tüketicinin gerekse yatırımcıların kafasını karıştıracak öngörülebilirliği ortadan kaldıracaktır. Fiyatlandırmada oluşabilecek karmaşık yapıyı küresel ortak ve yabancı yatırımcılara da anlatmak mümkün olmayacaktır."

50 yılda geldiğimiz nokta iyi
Otomotiv sektörünün bugünkü konuma zorluklarla geldiğini söyleyen Bayraktar, Türkiye'yi bekleyen sorunları anlattı:
"Türkiye otomotiv sektörünün yaklaşık 50 yıllık bir geçmişi var. Bugün otomotiv sanayisinin üretimi 1.4 milyon adet, ihracatı 1.1 milyon adede, ihracat geliri 23 milyon adede çıktı. İç pazar ise 1 milyon seviyelerine ulaştı. Ayrıca otomotiv dış ticaret fazlası veren 4 sektörden biri. Bu yıl sonunda 1.5-2 milyar dolar dış ticaret fazlası verecek. Sektörün 10 yıllık dış ticaret fazlası ise 15 milyar doları buldu. Çok meşakkatli yollardan geçtik. Buraya gelebildik. Dünyada korumacılık akımı ortaya çıktı. Üretimin başka ülkelere gitmemesi için tedbirler alınıyor. Bundan sonra bırakın dünyada bir step atlamayı, gelmiş olduğumuz seviyeyi korumak bile zor. Bu yüzden planlı programlı hareket etmemiz gerek. Öncelikle bir 'Master' plana ihtiyaç var. Hassas bir süreçten geçiyoruz. Yetkili kurumların, otoritelerin, otomotiv temsilcileriyle yakın çalışması lazım. Strateji belgesi sektörün ihtiyaçlarını gözetmeli. Hep birlikte strateji belgesini hayata geçirmek için çalışmalıyız."

Devletin vergi geliri artmaz
Düşük fiyatlı bir araçtan alınan ÖTV/KDV değerinin düşük, yüksek fiyatlı araçtan alınan ÖTV/KDV değerinin daha yüksek olduğunu anlatan Bayraktar, bu nedenle şu anda uygulanan ÖTV sisteminin adaletsiz olmadığının altını çizdi. Bayraktar, "Öngörülen motor hacmi ve fiyata göre ÖTV vergilendirme sisteminin uygulanması söz konusu olursa, devletin ÖTV vergi gelirlerinin artma potansiyeli düşük gözüküyor. Enflasyon ve artan fiyatlara göre ÖTV yapısının revizyon edilme ihtiyacı sistemi daha da karmaşık hale getirecektir" dedi.

Türkiye'nin havuz problemi var
Ömrünü Tamamlamış Araçlarla ilgili yönetmeliğin uygulanamadığını söyleyen Bayraktar, ilginç örnekler verdi: "Bir milyon aracın satıldığı ülkede, yada bin araç hurdaya çıkmıyor. Bu şuna benziyor. Havuza devamlı temiz su geliyor. Diğer taraftan pis suyun gitmesi lazım. Ama gelen kalıyor. Çünkü yeni araçlardan öyle bir vergi alınıyor ki, ömrünü tamamlamış olmasına rağmen o aracın değeri hala yüksek kalıyor. Ayrıca Motorlu Taşıtlar Vergisi her yıl düşüyor. Kullanması ucuzluyor. Satın alma gücü de buna ortam hazırlıyor."

Yatırımcı büyük pazara daha bir iştahlı geliyor
Otomotiv sektöründe sıçrama yapmak için iç pazarın büyümesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, "Yerli yabancı yatırımcı büyüyen pazara daha iştahlı geliyor. Bu bir gerçek. Türkiye'de bin kişiye düşen otomobil sayısı 183 adet, Avrupa'da ise 500'ün üzerinde. Türkiye'de zaten büyük bir potansiyel var. Bu yüzden iç pazarı canlı tutmak lazım" dedi.

Akaryakıt tüketimini artırıyor
Teknoloji sayesinde günümüzde otomobillerin yakıt tüketiminin düştüğünü söyleyen Bayraktar, "10 yıl önceki araçlardaki yakıt tüketimi, şimdiki araçlara göre 5 kat daha fazla" dedi.

Üçüncü sayfa haberleri
Eski teknolojiye sahip, ömrünü tamamlamış bu araçların çevreye zarar verdiğini, trafik güvenliğiyle ilgili sıkıntı yarattığını, yüksek yakıt tüketimi nedeniyle cari açığa etki ettiğine dikkat çeken Bayraktar, şöyle konuştu: "Gazetelerin üçüncü sayfalarına bakın. Her gün bir trafik kazası haberi var. Trafik kazalarına karışan otomobillerin çoğu ömrünü doldurmuş araçlar. Kimsenin cebinde 3 yaşında telefon yok. Hepsi yeni. Ama 20 yaşında kaza riski yüksek teknolojisi eski, araçlara korkmadan rahatlıkla biniyoruz."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER