YAZARA MAİL GÖNDER Osmanlı torunuyuz başkanlık bize uyar

YAZARLAR

Ünlü işadamı Cihan Kamer'den başkanlık sistemine tam destek geldi. Kamer, "Osmanlı İmparatorluğu'ndan geldik. Hep bir lider tarafından yönetildik. Buna alışığız" dedi

Bir buçuk yıl önce İstanbul Kuruçeşme'de Huqqa'yı açan işadamı Cihan Kamer, markayı yurtdışına taşıyor. Haziranda Florya'da Huqqa açmayı planlayan ünlü işadamı, İstanbul Anadolu Yakası'nda bir yerle de anlaştı. "Mehmet Ziylan'ın Ataşehir'de yapacağı eğlence merkezi projesi var. Gelecek yıl orada da açılacak" diyen Kamer, şöyle konuştu: "Beni en çok heyecanlandıran ise Katarlılar'ın bizimle görüşmek istemesi oldu. 'Huqqa'yı o kadar beğendik ki dört gün buradaydık. 1.5 yıl boyunca İstanbul'a her uğradığımda buraya geldim. Katar'dayken her arkadaşım 'İstanbul'da Huqqa'ya mutlaka gideceksin' diyordu' sözleriyle mekanımızı anlattı. Ortadoğu'dan İstanbul'a gelip de burayı tanımayan yok." Ankara şubesinde de aynı neticeyi aldıklarını belirten işadamı Kamer, "Özellikle cumartesi-pazar brunch'ta yer bulunamıyor. Yazın Bodrum Yalıkavak Palmali Marina'da Huqqa açacağız." Cihan Kamer, Atasay markası için 70 yıldır ihracat yaptıklarını, yurtdışında marka bilinirliğini bu kadar kısa sürede yakalayamadıklarını anlatırken, "Yurtdışında Atasay'a mağaza kiralamak için uğraşırken, adamlardan randevu almakta zorlanıyoruz. Huqqa için adamlar bizi davet ediyor. Bunlar bizi heyecanlandırıyor. Amacımız dünyada bilinen bir marka yaratmak. Katar ve Dubai'ye bakıyoruz. Londra ve ABD'de de açmayı planlıyoruz" dedi.

İlk açıldığında 'Yatırdığımız parayı 8 yıldan önce alamayız' demiştiniz. Aynı görüşte misiniz?
8 yıl değil ama 5 yıldan önce geri dönüşüm kolay değil. Alkolsüz olması, içinde mescit bulunması gibi nedenlerle sanki daha çok muhafazakarlara yönelik bir yer gibi algılandı. Ama burayı ziyaret eden herkes sadece muhafazakarlara yönelik olmadığını, herkesin muazzam keyifli vakit geçirebilecekleri bir yer olduğunu görüyor. Bodrum Palmali Marina'da ise amaç kârlılık değil, burayı algıyla ilgili olması gereken yere taşımak. Yani kârlılıktan ziyade markanın büyümesi. Londra ve Amerika'da da muhakkak açmayı düşünüyorum. Londra gastronominin merkezi. Ben kâr ve ticaret adamıyım. Hayatımda hiçbir zaman bir markayı büyütüp de satmadım. Ben 'algı yaratayım' diye sonunda matematik olmayan hiçbir şeyle uğraşmam. Gıdadaki çarpanlar çok farklıymış meğerse. Normalde tekstilde 10-12'yse, gıdada 17-18'e giden bir durum söz konusu... Artık piyasada Huqqa'nın satılacağı ya da markaya ortak geleceği bile konuşuluyor. 1.5 yılda bu hale geldik. Katar'da iki üç yer alternatifi bakıyoruz, Dubai'de çok güzel bir mekan bulduk.

Burası 2014'te açıldı, hedefi 2015'te yakaladık diyor musunuz?
'5 yılda 20 şube açacağız' derken, üç yılda 30 şube açma hızına geldik. Bu büyüme hızıyla '7 yılda 50 şube yapacağız' diyorsak, bunu üç dört yıla hallederiz. 20 ülkede 20 tane şube açacağız, Türkiye'de toplam 15 mekana ulaşırız. Ama toplamda sayımız 40'ı geçmeyecek.

HALK BAŞKANLIK'A İNANIYOR

Önümüzde seçim var, ekonomi nasıl gidiyor sizce?
Dünyada Türkiye hâlâ gelişme potansiyeli olan bir ülke olarak görülüyor. Maalesef bir, iki sene içinde yaşanan olaylar, yurtdışındaki bakışta bir tedirginlik yarattı. Bu tedirginlik belirli zümreler tarafından bilerek yaratıldı. 7 Haziran'da da inanıyorum ki, AK Parti yine tek başına iktidar olacak. Ama içeride bir değişim sancısı var. Cumhurbaşkanımızın başkanlık sistemiyle ilgili talebi var. Halkın yüzde 50'si de buna inanıyor. Ama bunun karşısında çok sert bir söylem de var.

Bir işadamı olarak siz nasıl bakıyorsunuz?
Ne bekliyorsun dersen, ben en azından referanduma götürecek bir çoğunluğun olması arzusu ve temennisi içindeyim. Yani Anayasa değişikliği eğer referanduma getirecek süreçte olmazsa veya direkt geçilecek seviyede olmazsa bu sefer durum iyi olmaz. Milletin teveccühü yine Sayın Cumhurbaşkanımıza. Ortadaki realite şu, Cumhurbaşkanımız 'bir partinin adayı olarak seçilerek geldim' diyor. Dolayısıyla teveccüh Cumhurbaşkanımızda.

17 ARALIK BİR DARBEYDİ

AK Parti'nin Paralel yapı ile mücadelesinde sizin mekanlarınıza zararı oldu mu, çünkü buraya muhafazakar kesim ağırlıklı geliyor?
Ne paraleli, ne hükümeti, ne de başka etkenlerin yönettiği erkler değil, tamamen kitabın, adalet sisteminin yönettiği erklerle yürüyen bir sistemin ülkeme faydası var. Ben Paralel yapıya hiç itibar etmem. 17 Aralık süreci, ülke açısından doğru bir süreç değildi. Bunun adı ihanettir, ihtilaldir, darbedir. Ben Huqqa'ya negatifine ya da pozitifine bakmıyorum, şuna bakıyorum. Ülkemin bulunduğu atmosfer beni çok üzüyor. 17 Aralık'a nasıl bakıyorsun dersen, ben Bilal Erdoğan'ı kendi evlatlarıma örnek gösteririm, yaşadığı hayatı çok iyi bilirim. Bir lira haram paraya tenezzül etmeyecek bir insandır. Ben tenezzül edebilirim, Allah şaşırtmasın yapmayayım ama o kesinlikle yapmaz. O insan evinden gidilip alınmak isteniyorsa, yapan kim olursa olsun bunun adı ihtilaldir ve arkasında iyi niyet aramak mümkün değildir.

MİLLETİNİ SEVEN ÇÖZÜM'E DESTEK OLUR

Çözüm sürecine nasıl bakıyorsunuz?
Benim bu konuda en çok rahatsız olduğum konu şu: Çözüm süreci sadece AK Parti'nin değil, ülkenin bir sorunu. Onlarca şehidin geldiği günleri çabuk unutuyoruz. Muhalefet partilerinin bu sürece daha fazla katkı sağlaması gerekir. Milletini seven buna destek olur. Bu süreç iyi atlatılırsa, ülke ekonomisi daha da büyür. Geçen gün Ürdünlü bir işadamı geldi, "5 milyar dolar yatırım yapmak istiyorum" dedi. Bugün benim bildiğim Emaar tedirginlik olmasa 20, 30 milyar dolar yatırım yapacak.

YÜZDE 100 OLMASI GEREKİR

Başkanlık sistemini destekliyor musun?
Yüzde 100 olması gerektiğine inanıyorum. Ama şunu da parantez içerisinde söylüyorum, yargı, yürütme ve yasamanın dengeler içinde çalıştığı bir sistem içinde... Benim Tayyip Bey'e olan kişisel güvenim, sevgim çok ayrı. Doğru bir başkan bu ülkeyi devamlı iyiye götürür. Ki o doğru bir başkan. Ancak dengeli sistem olmazsa sıkıntı olabilir. Dolayısıyla bu süreç içerisinde bunların da doğru yapılması gerekir. Genleri Osmanlı İmparatorluğu'ndan gelen bir milletiz. Yönetim biçimi olarak hep lider tarafından yönetilmeyi benimsemişiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.