Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Anayasa Mahkemesi, 60 darbesinden sonra darbeciler tarafından millet iradesini kontrol etmek için 1961 Anayasası'yla kuruldu. Anayasa Mahkemesi'ni daha çok kapattığı partilerden, seçilmişlere getirdiği siyasi yasaklardan, partilerin mal varlığına el koymasından tanıyoruz.

Yani Menderes'i idam ettiren ekibin kurduğu bir mahkeme. 12 Eylül darbecileri ise Anayasa Mahkemesi'ne bir de "Yüce Divan" sıfatıyla yargılama yetkisi verdi.
***

AYM, TBMM tarafından çıkarılan yasaların Anayasa'ya uygun olup olmadığını denetliyor. AYM tüm kurumları, seçilmiş ve atanmış herkesi 'Yüce Divan' sıfatıyla yargılayabiliyor.

Ancak Anayasa Mahkemesi'ni denetleyebilecek hiçbir kurum yok!

AYM, milletin seçtiği 'yanlış' vekillerin vereceği 'yanlış' kararlara anında müdahale edebilir.

Ama ilaç niyetine bir tane darbeciyi yargıladığı görülmemiştir.
***

Mahkeme önceki gün de Hükümetin Paralel eğitim kurumlarına dönüşen dershaneleri dönüştüren yasayı iptal etti.

Anayasa Mahkemesi, kendisini siyasetin yerine koyup karar verici olarak göremez. Bir kez daha görüldü ki darbeciler kurduğu AYM ancak parti kapatır, söz konusu dershane olunca kapatamaz.

"Hür teşebbüs, kanunla kapatılamaz" deniliyor.

Doğru. Ancak dershanelerin 'spor salonları' gibi hür teşebbüs olduğu söylenebilir mi?

40 yıldır sınav odaklı eğitim sistemini domine eden Paralel kurumlar değil mi dershaneler?

Dershaneler, başarılı öğrencilerin seçildiği ve yine başarı ölçüsüne göre ailelerin parasının sömürüldüğü bir çarka dönüşmedi mi?

Eğitim sistemindeki aksamaların bitirilmesini, yeni modeller geliştirilmesini engelleyen en büyük sorun haline gelmişti dershaneler.
***

Eğitim boyutunu eğitimciler tartışsın ben meselenin ihanet boyutundayım.

Dershanelerden yetişen "Altın nesillerin" yurtdışında bulundukları her ülkede nasıl Türkiye aleyhine kara propaganda yürüttüğünü seyrediyoruz.

Paralel gazetelerde, televizyonlarda, internette, Erdoğan veya AK Parti düşmanlığından öte Türkiye devletine karşı ihanet yorumları döşeniyorlar.

AYM'nin kararı ile bir kez da Paralel örgüt için Dershane meselesinin neredeyse imanla, inançla bir tutulan bir 'kutsal' olduğunu gördük.
***

İki gündür sevinç çığlıkları atıyorlar ama bağımsız dershanelerin çoğu anlaşmalarını yaparak temel liselere dönüştü zaten. Paralel dershanelerin ise bunca ihanetin ardından millet nezdinde zerre kadar itibarı kalmadı.

Zaten yeni dershanelerin açılabilmesi de Milli Eğitim Bakanlığı'nın Çalışma Ruhsatı vermesine bağlı. Paraleller ellerindeki medya gücüne ve algı operasyonlarına rağmen toplumun yüzde 1'ini bile teşkil etmiyor. Ama sınav soruları hırsızlığı ve başka ilişkilerle bürokraside haksız yer edinmişlerdi.

Yargıda, emniyette, eğitimde birçok mevkii ele geçirmişlerdi. Devlet'te tepeden tırnağa Paralel temizliği yapılana kadar hiç kimse güvende değil.

Aksi halde, bir gün Paralel hakimlerin üç kağıdıyla Silivri'den adam kaçırmaya, öbür gün tüm ülkeyi dershanelere mahkum etme çabalarına devam edecekler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER