YAZARA MAİL GÖNDER Hendekte Debelenme Partisi

YAZARLAR / Sabah.com.tr Yazarları

HDP'nin 'Türkiyelileşme' söylemiyle yola çıktığı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bugüne kadar izlediği yola bakın.

Siyasetin meşru zemininden kaçıyorlar.

Mesela geçen hafta Meclis'i 2 saat boş bir tartışmayla kilitledi HDP.

Hem siyaset üretmiyorlar hem çözüm için üretilen siyasetin masasını dağıtıyorlar.

Bile bile yok oluşa, intihara sürükleniyor HDP.

***
Başbakan Davutoğlu'nun yeni Anayasa için HDP'yi meşru muhatap görmesini bile reddediyorlar.

Bir HDP'li "Gelsinler ama kaçak çay içip giderler" diyerek çok laubali şekilde siyasetin uzattığı eli boş çevireceklerini ilan ediyor.

Başbakan da sadece çay içilecek boş bir görüşmeyi doğal olarak iptal ediyor.

Ama ne oluyor?

Bu kez Eş Başkan Demirtaş "Bahane arıyorlardı, üslubu sorun yaptılar" diyerek Başbakan'a görüşmeyi iptal ettiği için sitem ediyor.

Meşru siyaset zemininden o kadar uzaklaştılar ki, bu kadar aşikâr olan kendi çelişkilerini bile göremiyorlar.

***
Hendekleri, çukurları, barikatları savunup, "özyönetim" diyorlar. Orada yaşayan insanların hayatının rezil olmasını umursamıyor, Kürtlerin 'gizlice' ettiği bedduaları takmıyorlar.

Kürtlerin sessiz kalmasını eleştirenler HDP'li vekillerin bile çıt çıkarmadığına baksın. Bu durumdan rahatsız olan HDP'liler bile konuşmaya korkuyor.

HDP, Kandil'i meşru zemine çekeceğine Kandil HDP'yi illegal zemine çekti. Bir ay önce hendek siyasetini eleştirenlerin bile şimdi gıkı çıkmıyor.

Kandil'in HDP'lileri zorladığı yol açık. Partiyi kapattırıp kendilerini içeri tıktırmak.

Milletin sinir uçlarına dokunacak açıklamalarla bu süreci hızlandırmak istiyorlar sanki.

Hem "Türkiyelileştik" deyip hem "bağımsızlık" hayalinden dem vuruyorlar.

Önce kendi içinde tutarlı ol.

'Bağımsız devlet' hayalin varsa niye Pararelciler gibi takiye yaparak bunu "Türkiyelileşmek" kılıfına sokuyorsun?

***
HDP'nin birkaç ay öncesine kadar gündemi, talepleri neydi, şimdi nereye savruldu?

Hani AB'nin yerel yönetimlerin güçlendirmesi ilkesi konuşulmalıydı?

Sahi anadilde eğitim talebine ne oldu?

Ya Çözüm Süreci için 28 Şubat'taki "Dolmabahçe mutabakatı" olmazsa olmazdı hani?

Yeni Anayasa'da etnik vurgunun olmaması ve Anayasal eşitlik gibi talepler nerede kaldı peki?

Silaha, teröre, şiddete gerek olmadan masada hallolacak taleplerin hepsini unuttular.

Varsa yoksa deve-hendek, çukur-şiddet!

Hendek batağında debelendikçe bataklık onları içine çekiyor, farkedemiyorlar!

***
Geçmişte devletin zulmünü yaşadı Kürtler. Şimdi de PKK zulmünü çekiyor.

Vallahi çok üzülüyorum 'Ümmetin Yetimleri'ne.

250 bin Kürt evini-barkını, yurdunu-yuvasını terk edip göç yollarına düştü.

İnşallah bugünler de geçecek ve devlet terörden zarar görenlerin yaralarını saracak.

***
Yüzde 10 oyunuzla, elinizde silahlarla, kazdığınız hendeklerle bir adım öteye gidemezsiniz. Paralel örgütün devlete açtığı savaşı kaybedeceğini bile bile intihar etmesine benziyor HDP'nin gidişatı.

Hâlbuki siyasetten başka çözümünüz yok.

Yeni Anayasa ve Başkanlık konusunda AK Parti ile el ele verip siyaseti devreye koyması gereken HDP bugün en başta Kürtlere savaş açtı.

ABD, Rusya gezilerinden verilen sözlerin gerçekleşeceği hülyasına kapıldılar.

HDP siyaset yerine silahı-hendeği seçti. Yazık...

NOT: 2016 hepimize huzur sağlık bereket getirsin inşallah. Tüm mazlumların mağduriyetlerinin son bulduğu bir yıl olması dileğiyle hepimize mutlu yıllar...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.