Türkiye'nin en iyi haber sitesi

, bu haftaya dış politikadaki hızlı hamlelerle başladı. 'nin 'Düşmanı azaltma, dostları çoğaltma' diplomasisi, İngiltere'nin referandumla AB'den 'ayrılma' kararını bile gölgede bıraktı. Sadece bizde değil dış dünyada da 'nin Rusya ve İsrail atakları ana gündem oldu.

Yazacak, yorumlayacak, anlamaya çalışacak çok konumuz vardı. Ama sessizce Türkiye'nin her büyük dış politika atağından sonra hep vahşi bir terör saldırısına maruz kaldığımızı düşündüm.

Dile getirmeye, 'aman dikkat' demeye bile çekindim. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Azerbaycan veya Afrika gezilerine rastlayan günlerde taşeron terör örgütleri üzerinden Türkiye'ye saldıranların İsrail ile mutabakatı ve Rusya ile ilişkileri normalleştirme girişimlerini de sabote edeceğinden korkuyordum açıkçası. Ve korktuğumuz başımıza geldi.

Özellikle son haftalarda güvenlik güçlerinin birçok canlı bombayı daha eylem yapamadan yakaladığı yönünde medyada haberler çıktı.

Önceki gün de ABD, Türkiye'deki vatandaşlarına yine bir "terör" uyarısı yaptı.

PKK ve DAİŞ terör örgütü ile aynı anda mücadele eden Türkiye her iki örgüte karşı da başarılı operasyonlarla üstünlüğü ele geçirmişken, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar bölümü gibi stratejik bir yerin terör için seçilmesi olayın 'dış' mesaj olduğunu düşündürtüyor.

***

Hep söyleniyor, artık savaşlar devletler arasında değil devletlerin kontrolündeki terör örgütleri üzerinden yapılıyor.

Kremlin'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mektubundan duyulan memnuniyeti açıklamasının, Putin'in Erdoğan'a teşekkür telefonu açacağını duyurmasının üzerinden birkaç saat geçmeden İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 3 terörist canlı bomba, önce kalleşçe insanları taradı, sonra üzerlerindeki bombaları patlattı.

Olayda 12'si yabancı uyruklu 41 insan hayatını kaybetti. İçinde çocukların, kadınların da olduğu yaklaşık 240 kişi de yaralandı. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan Rahmet, yaralılara şifa, ailelerine ve milletimize sabır diliyorum.

***

Aklın yolu bir. Herkes, bu terör saldırısının zamanlamasına dikkat çekiyor. Hepimizin aklına Türkiye'nin Rusya ve İsrail'le arasındaki buzları eritmek için önemli mesafe aldığı dönemde bu saldırının yapılması gerçekten manidar.

Rusya Federasyon Konseyi Uluslararası Komite Başkanı Konstantin Kosaçev de, terör saldırısının zamanlamasına dikkat çekerek saldırının hedefinde Türkiye'nin, Rusya ve İsrail ile ilişkilerini düzeltme süreci olduğunu söyledi.

***

Bu alçak terör saldırısının ardından da sınıfta kalan birçok gazete ve televizyon oldu. Vahşi terör yerine kendi ülkesini hedefe koyan, ailelerini düşünmeden kan-revan içindeki insanların mahremiyetine tecavüz ederek fotoğraflarını yayınlayan, Havalimanı'ndaki güvenlik kameralarının görüntülerini Paralel çeteye servis edenler oldu. Terör Batı'da olduğunda 'Başın sağ olsun Paris' manşeti atanların Türkiye'ye "Terör ülkesi" demesini de unutmuyoruz.

'Biz gazeteciyiz, olay fotoğrafı atmayalım mı?' diyenler önce Paris, Londra, Madrid medyasına baksın, onlar gazeteci değil mi? Terör örgütlerinin propagandalarını yaparcasına fotoğraf paylaşmıyorlar.

Vatanım, gazeteciliğimden önce gelir. Bütün milli ve yerli olan gazeteciler de aynen böyledir. Bir yerlere angaje olanların 'bağımsız gazeteci' pozları boş.

***

Ancak eskilerin dediği gibi gerçekten, 'bu ülke iyilerin yüzü suyu hürmetine ayakta kalıyor.'

Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın "Kan ihtiyacı yok" açıklamasına rağmen terör saldırılarının hemen ardından insanların akın akın kan vermeye gitmesi, birlik ve dayanışma göstermesi, bu milletin ihaleyle insan katleden terörist canilere boyun eğmeyeceğinin ispatıdır.

Ben de dün, Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık başkanlığında Adana'da düzenlenecek Kızılay'ın iftar programına icabet edecektim. Sabah Atatürk Havalimanı'na gittiğimde uçuşumuzun iptal edildiğini öğrendim. İç ve dış hatlar, insanlarla doluydu. Belki bir gün öncesine göre insan yoğunluğu azdı ama insanlar rutinlerini sürdürüyordu.

Özetle olan şu; Türkiye doğrularından vaz geçmeden, Akdeniz'i ceset tarlasına çevirenler gibi merhamet ve vicdanını dolaba koymadan emin adımlarla yolunda yürüyor. Birileri ise kuduruyor…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER