5 günlük hava durumu
29 Ağustos 2012, Çarşamba
Dün... Bugün... Yarın...
İletişim
SMS: GB yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373

Dün... Bugün... Yarın...

Son gelişmelerle Fenerbahçe'de "Alex kaosu" bitti, ama krizi sürecek. Ortama baktığınız zaman taraf yok. Enteresandır, böyle tartışmalarda genelde herkes bir köşe seçer. Fenerbahçeliler ise her yerde duruyor. "Alex dikbaşlılığı bıraksın... Aykut Hoca 10'a karşı sert tavırlı olmasın... Aziz Başkan iki tarafın arasını bulsun..." Yani statüko bozulmadan buzlar eritilsin, sorunlar çözülsün.
Olayları ve gelişmeleri tartıştığınızda, sorumlu olarak gösterilen isim Alex. Çünkü "Krizi kim başlattı?" sorusunun yanıtı kendisi.
Aykut Kocaman'ın koyduğu tavır çok net. Kimseyi, hele hele bir futbolcuyu takımın - teknik adamın üstüne çıkarmayacağını ifade etti. Gaziantep maçında oynacaktı Alex ama tribüne gitti.
Krizi büyüten isim ise Aziz Yıldırım oldu. Bir anons ile birden bire, "Alex'in aklı karışık" aşamasına indirgenen kaosta, tüm Fenerbahçelileri seçim yapma noktasına getirdi. "Herkes gelir - gider, Fenerbahçe bakidir" diyerek, bir tercih ortaya koydu.
Şimdi pirincin taşı ayıklanıyor. Ama vazo kırık, ne kadar yapıştırsanız da çatlak gözüküyor.
Ne yazık ki bu dikişin tutması çok zor.

Alex inanmıyor
12 Ağustos'ta Erzurum'da Galatasaray ile oynayacağı Süper Kupa maçını bekliyor Fenerbahçe... Aykut Kocaman, Alex ile uzun bir konuşma yapıyor. Düşüncelerini aktarıyor. Onu bu sene bazı maçlarda oynatmayacağını, bazılarında sonradan yararlanacağını, bazılarında ise ilk 11'de yararlanacağını söylüyor. Nedenlerini anlatıyor. Bu arada Sparta maçında da oynatmayacağını ifade ediyor. Rakibin özelliklerini, analiz sonuçlarını belirtip, dirençli olmak zorunda olduklarını ifade ediyor.
Yani Alex daha o günden biliyor bunları.
Sonra? "Kıskançlık" twitini atıyor.
Bunun tek bir nedeni olabilir: Alex, Aykut Kocaman'a inanmıyor; söylediklerini samimi bulmuyor.
Halbuki, bir teknik adamın mecbur olmadığı halde bu açıklamaları yapması, oyuncusundan, hatta ötesinde kaptanından yardım istemesi duyduğu saygının ve verdiği değerin işareti. Yine de ikna etmeye yetmiyor Alex'i. Bu noktada haklı veya haksızı tartışmak yersiz. Ortada bir görüş ve sonuç var. Sürpriz yok. Fikirlere katılmayabilirsiniz ama nedenini bilmeniz size farklı argumanlar sağlar.

Kocaman ne istiyor?
Aykut Kocaman'ın tüm takımı karşısına oturtup, özellikle orta sahalarına; "Her maç en az 10 kilometre koşacaksınız, bunun 1500 metresi sprint olacak" dediğini biliyoruz. Tempolu, baskılı ve sonuca giden takımın olmazsa olmaz şartı bu. Alex'e ise, "Senden sprinti 350-500 metre" istiyorum diyor Kocaman... Kaptanın özelliklerine ve yaşına hürmet ediyor. Ama Alex gelemiyor bu sayılara.
Antrenmanlarda bile olmuyor.
Aykut Kocaman, "Alexsizlik" derken, aslında, "F.Bahçe mi Alex için, Alex mi F.Bahçe için?" sorusunu cevabını veriyor. Köy takımlarının bile koşarak rakibi bozduğu futbol dünyasında, devlerle yapacağınız mücadelede, kalitenizi gücünüzle desteklemeniz kaçınılmaz.

Ve taraftar...
Bunu taraftara anlatmanız, bu futbolu oynamadan mümkün değil. Sekiz yıldır Alex ile sevinen, her zora düştüğü maçta Alex'e sarılan F.Bahçeliler, böyle bir kurtarıcıdan vazgeçemezler. Ama dediğimiz gibi ta ki...
Bir başkanın veya teknik direktörün taraftarı yoktur; futbolcunun vardır. Babalar çocuklarına futbolcunun adını verirler. Çocuklar idol ve büyük oyuncular seyrederek takım seçerler, sokakta rol kaparlar. Ve Alex'in nasıl bir fenomen olduğunu, bu gururu hak ettiğini bilmeyen yok. Heykeli yapılacak performansa sahipse, F.Bahçeliler sahadaki kahramanlarından da vazgeçmezler.
Alex sadece tabeladaki varlığı ile değil, aile yaşantısı ile de örnek. Tüm kadınlar onun gibi bir koca istiyorlar. Eşine karşı ilgisini ve sevgisini esirgemeyen, çocuklarıyla vakit geçiren, herkesin kıskandığı bir erkek. Sırf bu nedenle kadınların olduğu tribünlerin Alexsizliği sorgulaması normal karşılanabilir.
Şunu çok iyi biliyorum ki; Aykut Kocaman da aynı süreci yaşadığı Fenerbahçe'deki günlerinden deneyimiyle, Alex'i böylesine bir yumuşak geçişe hazırlamak istedi. Hem takım, hem camia, hem Alex, hem de kendisi için en az sorunun yaşanacağı bir plan sundu oyuncusuna.
Ama Spartak maçında Alex oynamazsa (ki oynamayacak), F.Bahçe kaybetsin isteyen, teknik adamı - başkanı protesto etmeye hazırlananlar, bunun için tribünlere gelecekler var.
Yapmasınlar.
Maçı çevirmek için sahadaki oyuncuların, Kocaman'ın desteğe ihtiyacı var. Yeni bir yol yapılması için teşviğe de ihtiyaçları var. Sow, Kuyt ve Krasic gibi bir ön taraf yakaladılar. Şunu iyi anlasın herkes; Alex dün ve bugündür; ama Kocaman'ın felsefesi ve planı, bu kulübün yarını...

Yazarın tüm yazılarını Facebook ve Google + sayfalarından takip etmek için tıklayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Gölgenin karanlığı (09.08.2012)
ARŞİV