YAZARA MAİL GÖNDER Beyefendiler direniyor!
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Aykut Hoca'nın "Yeter artık" demesine sebep oldular. Şimdi Yanal son virajı dönecekken direksiyonu tutuyorlar. Onlar olmazsa, iyi işler yapılmasın mı istiyorlar?

Aykut Kocaman teknik direktör olduğunda, otellerin kral dairelerinde alem yapan bir takım vardı. Dönüşüm için tam üç sezon uğraştı. 24 kişilik bir grubu, bir günden diğerine değiştiremezsiniz. Kocaman, her sezon bir-iki tuğla ekleyerek- çıkartarak, bambaşka bir F.Bahçe oluşturdu. Müthiş sancılar çekildi. Protestolar, kötü sonuçlar, kaçan kupalar oldu. Ama Ersun Yanal görevi devraldığında, elinde problem çıkarma kapasitesi minimum olan bir takımı vardı.
Bu aslında çok uzun bir hikaye... Öylesine detaylar var ki içinde, bir mühendislik başarısı olarak, tez konusu yapılabilir. İyi bir takım kurmak ancak takım için oynayan futbolcularla olabilir. Transferlere baktığınızda hepsinin egolarını bilemiş, bulundukları grubun çıkarları için çaba harcayanlar olduğunu görürsünüz. Kuyt, Meireles veya Holmen. Tüm sezon kulübede oturup ağzını açmayan Kadlec. Milli takımın bekiyken yedeğe düşen Hasan Ali. Sezon boyunca 'çıt' çıkarmadılar, arıza yapmadılar. Yanal, dediğini yapmaya hazır, grup için çaba harcayacak bir ekibi buldu ve bu şansını da iyi kullandı.
Onları iyi yönetti. Son 20 yılın en gövdeli, en rahat şampiyonluğunu kazandılar. Hep birlikte hareket etmeyi başarıp, çok çalıştılar. 4 yıl geçti.
Bu binanın daha yükselmesi ve estetiğinin kurgulanması için artık kozların Yanal'ın eline geçmesi, O'nun kendi takımını, sistemini inşa etmesi, estetiği tamamlaması gerekiyor. Gerekiyor da, bazı "beyefendiler" hala kaşı şöyle, gözü böyle diyerek ayak diretiyorlar. Aynı "beyefendiler" bu mantığı anlamadılar ve Aykut Hoca'nın "Yeter artık, sıkıldım" demesine de sebep oldular. Onlar takım oyununu bilemeyip, tribünlerin gözünde aklanmanın peşine düşen, sözüm ona mühendisler...
Ersun Yanal, bu takımın hızını arttırmak isteyecektir. Maç ortalaması 110 kilometrelere gelen koşu mesafesini 120'lere taşımak için planlar yapacaktır. Muhakkak istediği iki-üç kilit oyuncu vardır. Takımın yaşını aşağı çekmek için gözünü alt tarafa dikecektir. 4. yıldızı kazanmak, bir sezon sonra Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkacak bir düzene sahip olmak isteyecektir. Ve bu virajı dönecekken, birileri direksiyonu tutuyor. Eğer "onlar" olmazsa, bunlar da yaşanmasın mı istiyorlar?

Onlar takım oyununu bilemeyip, tribünlerin gözünde aklanmanın peşine düşen, sözüm ona mühendisler...

HERKES UTANMALI
Ne yazık ki, son 10 yıldır kibir yakamıza yapıştı. Ahlak anlayışımızın dışına çıkanın forma rengine bakılıyor. Kendilerinden olanı ayırıp, başkasından olanı yerden yere vuruyorlar. Halbuki, densizliğin forması olmaz. Son basketbol maçında yaşananlar da aynı. Bırakın rekabeti, geleneklerimiz bize misafirin kutsallığını öğretti. Düşmanınız bile olsa, evinize geldiyse baş köşeyi verirsiniz. Vermezseniz, adamlığınız tartışılır. G.Saray yöneticileri Bağdat Caddesi'ndeki GS Store yağmalandığında çok sert tepki gösterip, o dükkana elçilik muhamelesi yapıp, "Kulübümüzü temsil ediyordu" dediler.
İki saat sonra 300 kişilik bir grup Bağdat Caddesi'nde ava çıktı. Peki, o salona gelen 10 Fenerbahçe yöneticisi kimi temsil ediyordu? Darp yapmaya kadar uzanan olaylara F.Bahçe'nin verdiği tepki de anlaşılamaz.
İki kurumun, ayıplı sayılacaklar tarafından yapılanlar nedeniyle birbirlerini yok saymaları, kime; ne kazandıracak? Sadece husumeti ve kini besleyecektir.

GEREKİRSE YÖNETİCİLER DEĞİŞSİN

G.Saray yönetimi, yaşananları onaylamıyorsa, haklarında işlem yapılan 9 taraftardan, kulüp üyesi olanları ihraç istemiyle Haysiyet Divanı'na göndermelidir. F.Bahçe yönetimi de oyunculara muz gösterenleri savunmaktan vazgeçip, misafirine saygısızlık edenler arasında kulüp üyesi olan varsa, aynı tutumu takınacağını deklare etmelidir. Rekabeti sahada yaşatmak istiyorsak, gerekirse; bunları yapacak yöneticiler göreve gelmelidir. 3-5 taraftarın dolmuşu, baskısıyla hareket etmeyecek, rekabet kültürünün ve F.Bahçeli-G.Saraylı olmanın ne demek olduğunu anlayan yöneticiler...
Küçük beyinlerle ve dünyalarını renklerle kısıtlayanlarla ileriye gidemezler.

Rekabeti sahada yaşatmak istiyorsak, bunları yapacak yöneticiler göreve gelmeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.