YAZARA MAİL GÖNDER Tulun menfaatleri uğruna G.Saray'ın anasını ağlattı
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Terim döneminde Florya'nın kapısından giremeyen Bülent Tulun, şimdi takım otobüsüyle yolculuk yapıyor. Terim'in gönderilmesi sonrası G.Saray'da ne değişti?
Bülent Tulun'la ilgili o kadar rahatsızım ki. Ünal Aysal'a, Galatasaray camiasına ve insanlara o kadar büyük zarar veriyor ki bunu uzun yıllar sonra anlayabileceğiz.
Bülent Tulun'un maça takım otobüsüyle gelip kendi başına ayrılması hakkındaki yorumunuz nedir?
Bu nasıl bir ihtirasmış ki Bülent Tulun'u iki senedir Florya'ya sokmayan, otobüse bindirmeyen Fatih Terim gider gitmez Tulun derhal otobüsteki yerini aldı.
Bunu genç bir adam yapsa deneyimsiz diyelim.
60 küsur yaşındaki bir adamın, üstelik Ünal Aysal'ın danışmanı olmasından başka hiçbir sportif vasfı olmayan bir kişinin böylesine yangından mal kaçırırcasına önce otobüse binmesi, sonra da gelen eleştiriler karşısında minibüsle gitmesi trajik bir tablodur.

BİLDİKLERİMİ BİR ANLATSAM...

Ah rahmetli Özhan Canaydın'ın Bülent Tulun ile ilgili anlattıklarını siz okuyucularımla paylaşabilsem. Ama o zaman da karşıma hukuk çıkacak. Aynı Bülent Tulun şahsi menfaatleri uğruna G.Saray'ın anasını ağlatmıştır.
Adnan Polat'a yazdığı mektupta kayıp 1 milyon Dolar'ın Denizli'ye teşvik primi olarak gönderildiğini iddia etmesi adli soruşturmalarla G.Saray'ın başını ağrıtmıştır. Bilemediğimiz bir neden ya da bilemediğimiz bir zaaf Tulun'u hala camianın içinde tutabiliyor. Çok yazık!

Başkan taraftarla temasa girmemeliydi

F.Bahçe-Trabzon maçı sonrasında çıkan olaylar için ne düşünüyorsunuz?
Bu olaylar çok düşündürücü. Üstelik çok ciddi otoriteye itaatsizlik zaafı var. Maç sabahı yapılan eşgüdüm toplantısında Trabzonspor'u genel menajer Serkan Ünver temsil etti. Bu eşgüdüm toplantısının sonunda Ünver, federasyon temsilcileri ve asayişten sorumlu polislerin yaptığı toplantıda Trabzonspor otobüsünün, başkan ve idarecilerinin hangi kapıdan stada girecekleri ve hangi kapıdan stadı terk edecekleri zabıt altına alındı. Emniyetin talimatı doğrultusunda Trabzonspor otobüsü ve idarecileri E-5 tarafındaki kapıdan stada girerek futbolcuların soyunma odasına, başkan ve idarecilerin de şeref tribününe çıkmaları gerekiyordu. Ayrıca yine bu toplantıda Trabzon başkanının özel durumu nedeniyle maç sonrası hiçbir zaman seyirciyle temasa geçebilecek bir duruma gelmemesi icap ediyordu. Ama gelin görün ki olaylar farklı gelişti. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu stada Bağdat Caddesi tarafından gelen yoldan girdi. Yani İstanbul Asayiş Müdürlüğü'nün kendisine vermiş olduğu talimata uymadı. Yine aynı başkan maçın bitmesine 5 dakika kala çıkışın hemen önünde basına açıklama yaparken Fenerbahçeli taraftarlarla kontağa girmek zorunda kaldı.
Ve Hacıosmanoğlu yine arabasıyla kendisine bildirilen E 5 kapısını değil de Bağdat Caddesi'ne açılan kapıdan çıkmak istedi. Bu esnada da olaylar çıktı.
Başkanın yaptığı bu davranışa ciddi bir provokasyon demesek bile kendisine bildirilen ve İstanbul polisinin mutlak uyulmasını istediği kurallara uymaması nedeniyle olayların çıkmasında başrolü oynamıştır.
İbrahim Hacıosmanoğlu'nun açıklamalarını nasıl yorumluyorsunuz?
Hacıosmanoğlu özel bir başkan. Göreve geldiğinden beri F.Bahçe başkanıyla ciddi problemler yaşıyor. F.Bahçe taraftarının tepkisi çok fazla. Bundan dolayı bu tür maçlarda giriş ve çıkışta hiçbir zaman taraftarla karşı karşıya kalmamalı ama şeref tribününün önünde yaptığı açıklama esnasında taraftarlar ona laf atınca o da taraftarlara laf attı. Burada tartışılması gereken konu şu; Hacıosmanoğlu'nun hiçbir zaman taraftarla yakın temasa girmemesi gerekiyordu.

Uzun yıllar geçmeli ki...

3 Temmuz sürecinden bu yana süren gerginlik nasıl noktalanır?
3 Temmuz'dan beri F.Bahçe ve Trabzon defalarca maç yaptılar. Ciddi bir olaya da tanık olmadık. Pazar günü de aslında fazla bir şey olmayıp olay bitecekti. Bu gerginliğin noktalanması artık çok zor. Çok uzun yıllar geçmek zorunda. Zira her iki takım arasında uzlaşılamaz bir çelişki mevcut. Bundan sonra mevcut soğukluğun ve problemlerin giderilmesi için çok ama çok uzun bir sürece ihtiyaç var.
Türk futbolunda yükselen şiddeti sona erdirmek için neye ihtiyaç var?
Bu soruyla son yıllarda defalarca karşılaştım. "Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" demiş atalarımız. Başkanından yöneticisine, taraftarından futbolcusuna kadar herkes kanunlardan korkmak zorundadır. Bunun için de kanunun sert ve mutlak uygulanabilir olması gerekir. Tek çözüm bu.

3-0 BJK kaybetti!

TFF hala Beşiktaş-G.Saray maçı hakkındaki kararını vermedi. Bu gecikmeyi neye bağlıyorsunuz?
Bu gecikmenin hiçbir manası yok. O maçı Beşiktaş hükmen 3-0 kaybetti. Bunun bir an önce açıklanmasının sadece faydası gazetelere olur çünkü bütün puan cetvellerinde Galatasaray'ın puanı eksik duruyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.