YAZARA MAİL GÖNDER Puan aslanın ağzında
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Eskişehir-Beşiktaş ve F.Bahçe-Akhisar maçları bu haftanın sürprizleriydi. Bundan sonra her maç zor. Her puan altın değerinde

Akhisar karşısında inanılmaz şekilde panik halinde oynadı Fenerbahçe. Gökhan, Caner, Egemen son derece sinirliydi… Sow bile yarım metre çıkmış topa itiraz etti. Fenerbahçe tecrübeli bir takım ama tecrübelerine göre oynamadılar. Tamam, hakem orta sahada iki sarı kartlık pozisyonu kaçırdı ama bu kadar itiraz, bu kadar sinir Fenerbahçe'nin aleyhine oldu. İkinci yarıda durdu Fenerbahçe, dönüşlerinde sorun yaşamaya başladı. Ayrıca yapılan müdahalelerde de verimli olmadı.
Fenerbahçe'nin öne geçtiği zaman oyunu tutabilecek bir kadrosu var. Pas yüzdesiyle, fiziğiyle, kapatmasıyla… Egemen ve Alves'le kaybetmedi ama sürekli açık oynayarak değildi bunlar. İyi kapatarak kazandı. Fenerbahçe forvetlerine "Senede en az 10 gol atar" dersin ama bu oyuncuların gol verimliliğine kimse 10 üzerinden 8 vermez. Fakat hepsi birden kötü oynadığında, alan genişlediğinde sorun yaşıyorsun. Akhisar maçında teşhisi koyan Carlos'tu. İsmail Kartal, Webo'yu bence 30. dakikada oyuna sokmak üzere ısıttı. Ama skor 1-1'e gelince devre arasında konuşmaya gidip bundan vazgeçti. Meireles dönen topları alan tipte oyuncuydu. Emre de aynı şekilde. İkinci topları toparlayacak isimler çıkıp Akhisar da ofansif oyuncular sokunca tehlikeler başladı. Eğer Alper Potuk olsa ikinci sarıdan birden fazla oyuncuyu attırırdı. Alper en azından tutturur, 2-3 kez sıfıra iner diyebileceğiniz bir oyuncu. İsmail Kartal'ın asıl halletmesi gereken şu dağınık görüntüsüydü. İkinci yarıda çok dağıldılar. Emre devrede hocaya şunu söylemiştir, "Hocam bir 15 dakika daha devam edeyim" demiştir. Selçuk'la yapılan değişiklik danışıklı bir durumdur. Diego biraz geç girdi diyebilirim. Vaz Te, CV'si iyi bir oyuncu, West Ham'dan geldi. Akhisar girdiği ilk pozisyonu atamadı, o mesajdı. Gekas'a ara top attılar, Gekas atamadı. Bunu görüp Fenerbahçe savunmasının daha dengeli bir hale geçmesi gerekiyordu. Böyle olmayınca gol geldi.
21 hafta tamamlandı. Yüzlerce maç oynandı. 1- Balıkesir-Galatasaray, 2- Fenerbahçe- Akhisar. Bu maçlar bu sezonun en büyük sürprizinde ilk 2'ye girer. Eskişehir düşmem derken zora girdi. Önce Gençlerbirliği'ni yendi, döndü Beşiktaş'ı yenip liderlik koltuğundan indirdi. Akhisar, Fenerbahçe'den iki galibiyet aldı. Hem içerde hem dışarda şans vermedi. Burada sürpriz bir sonuç oldu ama Akhisar temiz bir galibiyet aldı. Bundan sonra her maç önemli ve her puan aslanın ağzında… Kalan haftalarda daha çok sürprizli sonuçlar yaşayacağız gibi geliyor bana.

CANER'E HAYRET EDİYORUM

21 maçta 10 sarı kart bir futbolcu için çok fazla. Caner'e 10 tane sarı da verilmemiştir. Yıllardır da bunu bir türlü aşamadı. Antrenör de başkan da söylüyordur. Caner haftaya cezalı. Neden? İtirazdan. Müthiş bir oyuncu ama bu yaptığına hayret yani!

CARLOS'UN YAPTIĞI AYIP

Medyanın karşısına geçip "Bu takım hiç çalışmamış" demek çok yanlış. Mustafa Reşit Akçay hocanın puan ortalaması da kötü değildi.
Ben de Carlos'a derim ki, "Hocam, Sergen hoca zevkine mi gitti Sivas'a?" Sen şimdi kondisyon diyorsun, 2-0 öndeyken Balıkesir'e karşı puan verdin. Oyuncun zaten bir koşacaksa; Fenerbahçe, Galatasaray maçlarında iki koşacak. Bir kere bu yorumu yapacaksan sen Carlos olarak önce diplomanı alacaksın. Sen kursa gitmemişsin, sana bir güzellik yapmışlar, takım çalıştırtmışlar. Ne kadar kondisyon idmanı yaptırmışsın?
Bana göre Sivas güçlü bir kadroya sahipti. Peki Carlos bıraktığında Sivas'ın kaç puanı vardı? 10. Akhisar'ın kaç vardı? 17. Hem de koşturmayan Mustafa hocayla… Hiç anlatmasın bunları. "Takımın başına geçtiğinde futbolcularım fizik olarak gerideydi" denmez. Bu sana düşmez. Böyle açıktan dedikodu yapmak yakışmıyor.

KAZANAN HER ZAMAN HAKLIDIR

Roberto Carlos, F.Bahçe maçının sonlarında enteresan bir karar aldı. 1-0'dan sonra hiç çıkamayan bir Akhisar vardı. "Bu sıcağa kar dayanmaz" denilecek bir maç oynanıyordu ve risk aldı. Savunma yaparak yiyeceğime hücum yaparak yiyeyim dedi. 2-1 yapınca savunmacı soktu hemen. Carlos 1-1'e razı değildi. Bir teknik direktör, bu kadar mahkum oynarken 2 ofansif oyuncu sokuyorsa ya çılgındır ya da 'atarsam yenerim' diye düşünmüştür. Kazanan her zaman haklıdır.

NİYE VURDUN' DENMEZ

Güray iyi futbolcu ama ilerlemiyor. Carlos onu sağ önde oynatmaya başladı. Aynı şekilde Bilal'e 'niye vurdun' demem. Vurduğu top ip gibi gidiyor. Danimarka maçında da iyi vurdu. Ona denecek şey 'iyi vuran futbolcu' olur.

ARTIK CİCİM AYLARI BİTTİ

Beşiktaş'la ilgili, "Atiba yok, Gökhan yok, Demba Ba yok, Pedro yok. Bu 11 şampiyonluğa oynayamaz" dedim. Beşiktaş da kaybedecektir, Fenerbahçe de kaybedecektir, Galatasaray da… Artık cicim ayları bitti. Hep fikstür avantajına inanırım ama burada olmuyor. Premier Lig'in lideri Chelsea, Burnley'i yenemiyor. Puan kayıpları başlar, bu saatten sonra. Fenerbahçe, Konyaspor karşısında da zorlanır. İki hafta sonra Beşiktaş, Sivas'a gidiyor. Sivas deplasmanı zor maçtır. Üç Büyükler oynadıkları çoğu maçı tek farkla kazandı. Güle oynaya değil ama bir şekilde kazanarak geldiler. Gekas 36 yaşına gelmiş, ceza sahasından top çıkarmış. Artık puan için daha fazla mücadele gerek. Konyaspor- Fenerbahçe 0-0 olursa şaşırmam. Galatasaray -Erciyes 1-1. Bunlar şaşırtmaz. Puan barajı çok yükselmişti, reel rakamlara dönülecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.