YAZARA MAİL GÖNDER Yenilerek gelmişler
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

G.Saray’ın fark yediği derbiler de izledim ama oynamadan yenilmiş G.Saray’ı ilk defa gördüm

Galatasaray'ın bu maç öncesinde iddialı olan tek unsuru taraftarıydı. Ne teknik adamı, ne futbolcular bu iddiayı taşıyabildi. 0-0'da oyun yok, 1-0'da reaksiyon yok, 2-0'da reaksiyon yok. Fenerbahçe takımının devre arasında yaptığı sistem değişikli dikkat çekiciydi. Aynı takımla geldi kenardan ama Sow ile Volkan Şen kanatlara geçti, Alper merkeze geldi ve ekonomik oynama imkanı sağladı. Bence de doğrusunu yaptı. Riekerink ise bu dönemde Sinan'ı çıkarıp Yasin'i aldı. Ne değişti ki bunla? Ahmet çıktı, Mehmet girdi. 1-0 öndeki hoca hamle yapıyor, Riekerink yapmıyor. Sneijder'i alıyor, bari bırak Sneijder kötü oynasın. Duran top olur, uzaktan falan atar. Onsuz da 2'yi yedin. Bruma'yı bir de merkeze aldı. Resmen diyor ki, "Sen kanatta çok iyisin, gerek yok, sen kalabalığın arasına gir." Bruma'nın kariyerini bitirmektir bu... Olmaz! Ben Galatasaray'ın fark yediği derbiler de izledim Kadıköy'de; ama zaten yenilmiş bir şekilde maça gelen Galatasaray'ı ilk defa gördüm. Uykusuzluğa dayansalar, 10 gün devam eden bir maç oynasalar en fazla 0-0 biterdi Galatasaray adına, yine kazanamazlardı. Dün 0-0 bitse ne olurdu Galatasaray adına? Ben olsam yine de üzülürdüm. Acı ama gerçek bu. Galatasaray takımının ligde var olması için teknik direktörü olması lazım. Hocamızdan özür dilerim, değerli bir insan olabilir ama durum bu, takımın bir teknik direktörü yok. Hollanda'da, Çin'de çalışırken bir gün Florya'ya çıkacağını, Sneijder'i, Muslera'yı yöneteceğini rüyasında bile görmemiştir.

AT SAHİBİNE GÖRE KİŞNER
Altyapıya gelişi dahi onun için Allah'ın bir lütfudur. At sahibine göre kişner. Levent Bey, Başakşehir maçından sonra şu açıklamayı yaptı: Daha çok koştu rakip, daha organizeydi. Kim söyleyen? Futboldan sorumlu yönetici... Herhalde eleştirilerinin muhatabı ben değilim! Hocasına sallıyor. Oyuncuların da motivasyonundan bunu görüyorsun. Resmen gelmeye üşenmiş gibiydiler. Başakşehir iyi takım mı? İyi... Maç ne oldu, yenildi. Trabzon'a yenildin. Beşiktaş'ı 2-0'dan 2-2'ye getirdin, Fenerbahçe'ye yenildin. Riekerink Galatasaray'ı küçük maçların büyük takımı yaptı. O maçları da forma aldı, amblem aldı. Galatasaray takımında yalnızca taraftar inanıyordu.

YENECEĞİM DEDİ VE YENDİ
Planı Fenerbahçe yaptı, Fenerbahçe uyguladı... Orta sahada sert oynayacağım, rakibi döndürmeyeceğim diyor. Ben bugün Galatasaray'ı yeneceğim diye çıktılar ve kazandılar.

YARIM BİR ÖZÜR...
Ekmek Fenerbahçe'nin elindeydi. Nedir ekmek? Mücadeledir, zorlamaktır. Fenerbahçe kazanması gerekiyordu ve yürekten oynadı. Dirk Advocaat "ben artık takımı tanıyorum" dediği andan beri değişim var. Maç içinde iki yıldızdan bahsedeyim, ilki Josef de Souza. Mükemmel bir maç çıkardı. İkincisi ise oyuncu ilişkileriyle Cüneyt Çakır. Fenerbahçe-Galatasaray maçı yönetiyorsun, acayip bir ortam. Hata yapmış mıdır, yapmıştır ama bu atmosferde bundan iyi yönetilmez. Van Persie'yle ilgili yarım özür dilerim. Yarım ama... Bu kalple, bu duyguyla oynayamaz dedim. Fakat Pereira ile Advocaat'ın hazırlaması farklı. Van Persie'ye dedi ki "Burada Sow oynar, sen oynamazsın. Sen kuvvetlenmeden oynayamazsın." Niye yarım özür diliyorum? Hakikaten özverili değildi o zaman... Şimdi baktı Van Persie, pabuç pahalı. Manchester'da gol attı, 80 bin kişi alkışladı, döndü kulübeye gitti. İşte bu kazandırdı Van Persie'yi Fenerbahçe'ye... Volkan Demirel'e ise top bile gelmedi. Birkaç tane cılız vuruş vardı. Gerçekten kalpten oynayan takım Fenerbahçe'ydi. Adam yeme derler. Hasan Ali, Şener, adam yediler resmen.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.