YAZARA MAİL GÖNDER Niye tepki var!
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Beşiktaş yönetimi, 'Samet Aybaba'ya neden tepki var?' sorusunu kendine sormalı. Ancak bundan sonra ne yapması gerektiğini daha net görecektir

* Beşiktaş için sezonun muhasebesini yapar mısınız?
Hemen sezon başına dönersek sportif hedefler küçülmüş ve 'feda' kelimesi kullanılarak şampiyonluk hesabından vazgeçilip geleceğe yönelik bir kadro oluşumuna gidileceği gibi bir algı oluşturuldu. Sezon sonuna gelip baktığımızda ise bence sıralamadaki yer, beklentinin daha da ötesinde. Ama geleceğe dair takım oluşumundan bahsediyorsak, bir adım ileri gidildiğini söylememiz pek mümkün değil. Bu anlamda bir yatırım yapılmadı. Ama Beşiktaş'ta asıl sorgulanması gereken şey, beklentinin ötesinde bir başarı elde edilmesine rağmen teknik direktör Samet Aybaba'ya neden tepki var? Aybaba neden bu kadar sorgulanıyor? Yönetim, 'Samet Aybaba'dan neden memnun değilsiniz' hesabını iyi yapmalı. Yani üstünde durmak istediğimiz nokta şu, başarı var ancak Beşiktaş kamuoyu mutlu değil... İşte Beşiktaş yönetimi kendi içinde bunun cevabını verirse, gelecek sezon için ne yapması gerektiğini de daha net görecektir.
* Beşiktaş'ta gelecek sezon için hangi mevkilere takviye yapılmalı?
Beşiktaş gelecek sezon ligin yanı sıra Avrupa Ligi'nde de mücadele edecek. Bu nedenle geniş bir kadroya ihtiyacı olacak. Bu doğrultuda en az 5-6 as oyuncu yerine oturmalı. Kolay bir iş değil. Doğru yerlere doğru seçimler yapılırsa beraberinde kadro genişliğini de getirir. Burada aslında önemli olan şey, kimin geleceğinden çok kimin gönderileceğidir. Beşiktaş gelecek sezon için transfer politikasını oluşturmadan önce hangi oyuncularını kadroda tutacağına karar vermeli ondan sonra çalışmalarına başlamalıdır.

Hilbert kalmalı

* Hilbert'in sözleşmesi sona eriyor. Yönetim şu an için herhangi bir teklifte bulunmadı. Sizce kalmalı mı, gönderilmeli mi?
Bence Roberto Hilbert, ligimizin en iyi sağ kanat oyuncularından bir tanesi. İlk üçe girer.
Kesinlikle takımda tutulmalı. Sadece Hilbert'in değil, Manuel Fernandes ve Hugo Almeida'nın da takımda kalıp kalmayacağı çok önemli. Takım için çok önemli oyuncular... Eğer gönderilmeleri gibi bir durum söz konusu olursa, yerlerini mutlaka kaliteli isimlerle doldurmak zorundalar.

Kritersiz serbestlik!

* Gelecek sezondan sonra yabancı sayısı kademeli olarak düşecek? Sizce bu doğru bir hamle mi?
Fatih Terim SABAH'a yaptığı açıklamada belirli kriterler dahilinde yabancının serbest bırakılması gerektiğini söylemiş. Ben, kriterin de olmaması gerektiğini düşünüyorum. Yabancı serbest bırakılmalı. Ancak o zaman futbolcular, gerçek değerlerini bulacaklar. Artık AB'de yabancı kelimesinin çok farklı anlamlara geldiği günümüzde sınırlamadan bahsetmek doğru değil. Yabancı sınırlaması olduğu müddetçe Türk futbolu gelişmez. Futbolcuların gerçek değerlerini bulması böyle mümkün olur. Rekabet ortamı başarıyı getirecek. Bu sayede orta vadede yurt dışına orta ölçekli takımlara da olsa daha çok futbolcu gönderebiliriz.

Meireles'i göndermek bir çözüm olamaz

* Fenerbahçe'de gündem Raul Meireles.. Sizce derbide Sabri'ye yaptığı kötü hareket kameralara yansıyan bu futbolcuya karşı yönetimin tutumu nasıl olmalı?
Meireles'in yaptığı kesinlikle yanlış ve çok çirkin bir hareket. PFDK'nın verdiği ceza yeterli değil. Kulübü de ayrıca cezalandırmalı. Ancak futboldaki bütün kötü olayları da Meireles üzerinden değerlendirmek doğru bir yaklaşım olmaz. Eğer Meireles'i göndermek, bütün tartışmaları, şiddeti, öfkeyi bitirecekse, tamam gönderilsin ancak çözüm bu olmaz. Hepimiz saha içinde sportmenliği, fair-play'i çok özlüyoruz. Ancak bunlara bir kişiye ceza keserek ulaşamayız. Daha radikal kararlar alınmalı, daha köklü çözümler üretilmeli. Yönetimlerin tavırları, bakış açıları değişmeli. Yoksa bütün faturayı bir kişiye ödetmek sorunu ortadan kaldırmaz.

Aysal haklı

G.Saray Başkanı Ünal Aysal, ırkçı hareket için, "Kaza olarak görelim ve unutalım" dedi. Buna katılıyor musunuz? Sayın Ünal Aysal'a katılıyorum. UEFA ve bütün dünya futbolu bu tür ırkçı hareketlere karşı. Bizler de nefretle bakıyoruz. Ancak Türkiye'de kavramsal anlamda bunu hissettirecek bir davranış yok. Türkiye'nin sosyal yapısında 'ırkçılık' kavramı yok. Başkanın bu hoşgörülü yaklaşımını çok doğru buluyorum. Bizim esas korkmamız gereken şey şiddet.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.