YAZARA MAİL GÖNDER G.Saray'ın en iyisi Muslera ise...
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Dün sahaya atılanlardan sonra iki taraf da deplasman yasağı kalksın isteğini toprağa gömmüştür

Sezon başında ilk hedefiniz 25 Ağustos'ta Süper Kupa ve hemen ardından başlayacak Süper Lig... Bu tarihten 45 gün önce sezonu açıyorsunuz ve sahadaki 22 futbolcu için 120 dakikalık oyunda izleyene tek bir cümle söyletiyorsunuz: Hazır değiller, eksikleri var, transfer lazım... Türk futbolunun en üst düzey rekabetinde kanayan yara budur..
Evet dün Manisa'da maç başladığında nefes almayı bile zorlaştıran sıcak ve nem vardı. Ama bu şartlarda futbolun oynandığı tek yer Türkiye değil.. Galatasaray'ın kadro kurgusu, en pahalı bonservisli Bruma'yı bile kulübede tutacak kadar sorunlu... Hücumu seven, defansı zayıf denen Telles, bu performansıyla Galatasaray'ın beş yabancısından birisi olamaz. İki aydır gönderilmek istenen Chedjou ise penaltılar dahil kalesinde devleşen Muslera ile birlikte defansın en iyisiydi.
Melo, bildiğimiz Melo, 'hazırım' diyen Sneijder de hazır olmayınca Galatasaray Selçuk-Olcan-Burak üçlüsünün ayağına baktı. Fenerbahçe'de, takımı çok fazla çalıştırıyor diye futbolcuların şikayet ettiği söylenen Ersun Yanal haklıymış... Çünkü Fenerbahçe dün kadro kalitesinin yanına oyun temposunu koyamadı. Orta sahada Topal ile birlikte ilk yarıda ayakta kalan isim Emre idi... Ama o da artık kariyerinin son baharında...
Maç öncesi favori olan Fenerbahçe idi.. Böyle düşünenleri haksız çıkartan Emenike oldu.
Kaçırdığı iki net fırsat Galatasaray'ın oyunda kalmasını sağladı. Bir tarafta Galatasaray yönetimi ve sahada forma reklamı olmayan takımı, diğer tarafta sezonun flaş transferi Diego'ya lisans çıkaramayan Fenerbahçe yönetimi... Birbirlerini yaralayacak demeçler vermek yerine özeleştiri yapsalar, bir taraf, "Paramız yok transfer yapamıyoruz" demez diğer taraf da "Diego hazır değildi" demek zorunda kalmaz.. Son söz taraftara: Deplasman yasağının kalkmasını istiyorlar. Ama dün sahaya atılanlar sonrası iki taraf bu talebi toprağa gömdü. Soma hatırasına maddi manevi destek için Manisa'ya gelen iki takım kötüydü.
Hakem Abitoğlu onlardan kötüydü. Ama en kötüsü ezeli rekabeti çirkinleştiren tribünlerdi.
Penaltıları bir taraf kaçırır, diğer taraf kazanır. İsmail Kartal, giydiği ateşten gömleğin içinde lige başı dik girecek. Prandelli ise "Transfer için baskı kurmak istemiyorum" dediği Ünal Aysal'a o baskıyı kurmazsa sezon ortasında baskıyı kendi üzerinde hisseder...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.