Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BÜLENT TİMURLENK

Sahada Maestro kulübede Pirlo

Hurma’nın ‘Küçük İtalya’ projesinin bir parçası olarak Karagümrük’e imza atan Andrea Pirlo, oynadığı tüm takımların orkestra şefi olmayı başarmıştı. Herkesin ona saygısı sınırsızdı ama teknik adamlık başka bir meslekti!

İlk teknik adamlık deneyiminde ziyadesiyle başarılı olan Volkan Demirel ile yeni sezon takım bütçesinde anlaşamayıp yolları ayırmak ne kadar sürprizse ondan boşalan koltuğa, teknik adamlığı değil ama sahada yaptıkları koskoca bir marka olan Andrea Pirlo'yu getirmek de o kadar sürpriz oldu Karagümrük için. Başkan Süleyman Hurma'nın geçen sezon Viviano ile başlayan, Biglia, Bertolacci ve Borini başta olmak üzere çok sayıda Serie A'ya yıllarını vermiş futbolcuyla oluşturduğu "Küçük İtalya" projesi, iki sezonda da başarılı oldu. Ama sezon sonu Volkan Demirel'in tercihleriyle dinamik genç bir takım beklentisi vardı. Pirlo tercihiyle Hurma'nın (Bertolacci'nin Kayseri'ye, Biglia'nın Başakşehir'e gitmiş olmasına rağmen) İtalyan tutkusunun devam ettiği aşikar…

İTALYA'DA BİR STİL İKONU
Son 20 yılda orta saha oyuncularını sayarken onu en iyi ilk 5'ine almayan yoktur. Milan, Juventus ve İtalyan Milli Takımı'nın Mozart'ı, Maestro'su ve profesörü, bizim sosyal medyamızda ise 'Başbakan Pirlo' olarak İtalyan yıldız forvet arkası olarak başladığı kariyerinde, derin orta saha olarak devam etmiş ve oynadığı tüm takımların orkestra şefi olmayı başarmıştı. Hedonist ve bohem bir karakterdi Pirlo. Zengin bir ailede dünyaya gelmiş ama futbolculuk yıllarının bir yerinde çelik işi yapan aile şirketi iflasa sürüklenmişti. Emlak yatırımları, üzüm bağları ve farklı yatırımlar yanında İtalya'da bir stil ikonuydu… Baggio gibi futboldan koptuktan sonra teknik adamlığa soyunmayacağına inanan ve İtalyanların 'Dolce far niente' (Hiçbir şey yapmamanın mutluluğu) bir hayat süreceğini söyleyenler çoktu.



Pro Lisansı'nı aldıktan sonra ona Juventus B takımını teslim ettiler ama Pirlo bir maça bile çıkamadan kendini A Takım'ın başında buldu. Sarri takımı şampiyon yapmış ancak patron Agnelli'nin Şampiyonlar Ligi hayali pandeminin ilk aylarında O.Lyon engeline takılmış, Juventus, Lizbon'da Final 8'i evinden izlemişti… Guardiola'dan sonra birçok Avrupa kulübü kendi Guardiola'sını aradı. Juventus için de bu isim Pirlo idi. İtalyan medyasının ona saygısı ve sevgisi sınırsızdı ama teknik adamlık başka bir meslekti. 9 yıl arka arkaya şampiyon olan kadroyla sorun yaşadı, oynattığı oyun beğenilmedi ve iki kupa finalini kazanmış olmasına rağmen sahadaki Profesör, dördüncü bitirdiği sezonun ardından yerini kulübedeki Profesör, Juve'ye 5 şampiyonluk kazandırmış Allegri'ye bıraktı.

OLİMPİYAT'TA EV SAHİBİ
Geçen sezon adı İtalya 2. Lig kulüpleriyle anıldı. Karagümrük öncesi Partizan'a "Hayır" dediği söylendi. Montella'nın geçen hafta verdiği röportajda, "Türkiye'ye gel Pirlo. Yeniden doğmak için" cümlesini okumadan önce Karagümrük ile anlaştığı kesin. İtalya'nın en güçlü kadrosuyla Serie A'da yapamayan Pirlo'nun orta sıra bir takımla devlere kafa tutamayacağı ve 'Maestro Pirlo'ya zarar vereceği ortadaydı… "Kaybedersem de bu kez uzakta kaybederim" demiştir iç sesi Karagümrük'e imza atarken… Montella gibi kazanır ve "Oyundan yine zevk alıyorum" derse ne ala… Penaltı kaçırdığı 2005 Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yapan Atatürk Olimpiyat Stadı'nda artık ev sahibi Andrea Pirlo…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA