YAZARA MAİL GÖNDER Eski Aziz Yıldırım olsa Ersun Yanal'ı kovardı!
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Üç gün önce Bodrum'a gittim, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon'u ziyaret ettim. Yardımcısı sağ olsun beni içeri aldı, dedi ki "İçerde sizin alemden biri var." Kim var dedim "Ersun Yanal" cevabını aldım. İçeride sohbet başladı. Önce futbol konuşulmuyor tabi, sağdan soldan... İster istemez sonunda futbola giriyorsunuz. Ersun Yanal'ı çok eskiden tanırım. Karşı karşıya telefonla tartıştığımız çok konu olmuştur. Orada bazı mevzular açıldı konuştuk. Tabii şimdi ben bunları yazdığımda Ersun Yanal eski Aziz Yıldırım'la çalışıyor olsaydı başkan mutlak onu kovardı. Neden mi? Bundan yıllarca önce Atina'da Panathinaikos maçına gittim. Çok özel güvenlik tedbirleri vardı. Bir arkadaşımın eşi ile benim hanım karşı tribünde oturuyorlardı. Maç bittikten sonra sahanın içinden geçip, onları alıp olduğumuz tribüne çıkmak istedim. Sahanın ortasından yürürken Ankara'dan tanıdığım bir spor hocasını gördüm. "Hayırdır" dedim, "Abi ben F.Bahçe'de görev yapıyorum" dedi. Konuştuğumuz yer tam santra. "Ya" dedim "Ne kadar kötü oynadınız. Onu da bırak kötü mücadele ettiniz."
"Biz de ona şaşırdık" cevabını verdi. Bütün konuşmamız bu kadar. Bizim grubu alıp stattan ayrıldık. 3 yıl sonra öğreniyorum bizim bu konuşmamızı tribünden gören Aziz Yıldırım o gün çocuğun işine son vermiş; "Erman Toroğlu ile neden konuştun?" diye. Ama şu anda Ersun Yanal'ın öyle bir sorunu yok. Kendini kabul ettirmiş, yolunda devam ediyor. Aziz Yıldırım derseniz artık o da eski Aziz Yıldırım değil, o gücü kalmamış.

YANAL: DROGBA DÜŞÜŞTE
Sohbete devam ediyoruz, oradakiler de dinliyor... "Türkiye'de üst düzey yabancı oyuncular var. Ama şu anda G.Saray'da oynayan Drogba ile Sneijder en üst kademede olanlar. Yani bu ikili çok farklı, bu ayarda başka oyuncu yok" diyorum onay veriyor. "Yalnız Drogba müthiş bir oyuncu olmasına rağmen artık düşüşte" diyor. "Maçlarda koşma oranını yükseltemiyor. Futbolcu belli bir sürede belli bir koşuyu yapamazsa bence oynayamaz. Ama muhteşem bir oyuncu. Mesela Gençlerbirliği maçında kafasının yanıyla öyle bir gol attı ki Türkiye'de o golü atacak adam bence yok."
Sonra yabancı konusuna geliyor. "Neden 6 yabancı" diyor. Bekliyorum, ben de ona soruyorum neden. "İşte bütün hikaye burada, neden 8 değil 4 değil de 6" diyor.
"Çünkü Erman abi üst düzey, birinci ligde oynayan yabancının adediyle altyapıdan yetişen oyuncunun hiçbir alakası yok. Bunların ikisi ayrı ayrı değerlendirilmeli ve aşağıya yatırım yapılmalı. Biz yıllarca aşağıya hiç bakmadık, 6'yı, 7'yi 8'i tartıştık" diyor.

FUTBOLUN ÜSTÜNE ÖCÜ GİBİ ÇÖKTÜLER
Sıra hakemlere geliyor... "Hakem olayı Türkiye'de çok konuşuluyor. Ben fazla girmek istemiyorum. Burada hakem alemi şunu yapmıyor ki benim yıllardır söylediğim olay da budur. MHK her takımdan kaptanlar ve 2-3 futbolcuyu çağırmalı. Gözlemciler de olmalı ve eteklerdeki taşlar dökülmeli, her şeyi konuşmalılar. Bütün buzlar çözülür çok şey hallolur."
Yüzde yüz katılıyorum ve "Yöneticiler katılmamalı" diyorum. Verdiği cevap "Kesinlikle" oluyor.
Yani anlayacağınız futbol alemindeki esas ağır işçiler, hakemi, futbolcusu, teknik adamı... Hepimiz aynı kayıktayız. Su alırsak hep beraber batarız. Ama bazı yerler bunları öcü gibi gösteriyorlar.
Aklıma Ankaragücü taraftarının şu tezahüratı geliyor: Taraftar ikiye bölünmüş takımlarını destekleyecekler. Bir grup "Tak tak tak" diye bağırıyor. Öbür grup cevap veriyor: "Kim o?" Diğerleri devam ediyor, "Öcüüü." Yine cevap geliyor, "Anneeeee korkuyorum A.Gücü..."
Bu taraftarların esprili bir yaklaşımı, güç gösterisini anlatıyor. Bir kısmımız basını öcü olarak gösteriyoruz, bir kısmımız hakemleri, bir kısmı antrenörleri, futbolcuları... Kimse kusura bakmasın ben öcü mevzusuna örnek olarak istisnalar da olsa yöneticileri gösteririm. Futbolun üzerine bir öcü gibi çöktüler kalkmıyorlar.

EMENİKE İNSANÜSTÜ BİR FUTBOLCU...
Konuşmamızda Ersun hoca enteresan şeylere parmak basıyor. Önce futbolculardan laf açılıyor, Emenike'yi anlatıyor: "İnanılmaz bir fizik yapısına sahip, çalışmayı da çok seviyor. İkinci yarı öyle bir Emenike izleyeceksiniz ki şaşıracaksınız Erman abi. Bazen fizik yapısını görüyorum, insanüstü diyorum" diye ilave ediyor. Son maçta attığı gol için "Kaleci hissetmesine rağmen kımıldayamadı" diyor.
Kuyt'a geliyor; "Belki çok iyi tekniği yok, ama inanılmaz bir profesyonelliği ve insanlığı var. Adam bir gün önce kafa kafaya çarpışıyor, kaç tane dikiş atılıyor ve ertesi gün antrenmana çıkmak istediğini söylüyor. Kulüp doktoru 'Karşıyım, mesuliyet kabul etmiyorum' demesine rağmen idmana çıkıyor. Kuyt'ın arkasındaki başarı bu" diyor. Alves'e geliyor... "Koşu bandına çıkarıyorum, cihaz arızalanıp stop ediyor, o devam ediyor. Alet bitiyor, Alves bitmiyor" diyor.

HAKEMLERİN DURUMU KÖTÜ
Hakemlerin performansı kötü. Bunu yalnız Süper Lig'deki görüntülerle değerlendiremezsiniz. Bunun alt ligleri var. Oralarda neler oluyor neler... Zaman zaman seyrediyorum orada daha fahiş hatalar yapılıyor. Hakemleri tenkit ediyoruz tamam da, bu iş nasıl düzelir onu hiç tartışmıyoruz. Veya tartışıldığını sanıyoruz ama en ufak bir girişim yapmıyoruz. TV'lere çıkıp konuşanlar ve gazetelerde yazanların çoğunluğu kendilerine oynuyorlar. "Hakem olayı neden kötü, düzelmiyor" diyoruz. Bir de yabancı kaosu var. Bu iki temel sorunun çözülmesi için ne yapıyoruz, hiçbir şey...

TFF'YE GÖRE HER ŞEY SÜT LİMAN
Bu sütunlarda 21 Aralık'ta bir yazım çıktı. Başka hiçbir gazetede de yoktu. "Barış Şimşek'i acil İstanbul'a çağırdılar" diye. Çağıran TFF. O zamanki yorumum şuydu, "bu çocuğu neden çağırdınız?" Çünkü iki şey için çağırılır.
1- Oyun kuralı ihlali yapmıştır.
Gerekli raporları alırsınız.
2- Oyun kuralı ihlali olmuştur ama olayı örtbas etmek için tüm raporları bir ahenk içinde toplayıp "Her şey süt liman" diyeceksinizdir. FIFA kokartı listesinde bu hakem de olduğuna göre benim aklıma ikinci şık geliyor. Yani Fikret Orman da diğer Beşiktaşlılar da fazla bir şey beklemesinler. Eğer bu hakem TFF'ye göre kural hatası yapsa FIFA kokartlı hakemler listesine alınmazdı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.