YAZARA MAİL GÖNDER Peki yorum ne olacak beyler
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Yerden kalkmayan, ağlayan futbolculardan kurulu bir takım 82'de golü yiyor skor 1-1 oluyor… 88'de 2-1 yenik duruma düşüyor… Bu kez saldırmaya başlıyorlar. Peki burada hakem ne yapacak?

Maçlardaki uzatma dakikaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu süreler doğru tespit ediliyor mu?

Hakemlerin kolunda iki tane saat var… Biriyle 45'er dakikaları belirlerler, diğeriyle de uzatmaya bakarlar. Hakemlere bir eğitim verirsiniz onlar da bunu sahada uygularlar. Hakemlerin oyun kurallarını uygulamaları zor bir iş değil. En aptal adama oyun kurallarını ezberletirsiniz o da papağan gibi tekrarlar. Peki yorum ne olacak? Düşünün maçın ikinci yarısı başlamış, bir takım 1-0 galip. Gidişat onları zorlayacak. Başlıyorlar yerde yatmaya. Öyle bağırıp, çığlık atıyorlar ki inanılır gibi değil veya öyle bir tekme yiyorlar ki tekme yiyen oyuncu 4-5 takla atıyor. En son taklada da geri dönüp hakeme bakıyor. Valla ben futbol oynasam sana bir tekme geçirsem "ah" deme şansın yok. "Ih" diye bir ses çıkarır inlersin yerden kalkamazsın. Hakem bunların hepsine saat tutmalı. Maçın sonunda da tam olarak oynatmalı.
Peki size soruyorum; yerden kalkmayan, ağlayan futbolculardan kurulu olan takım, 82'de bir gol yiyor maç 1-1. 88'de bir gol daha yiyor maç 2-1. Bu kez başlıyorlar saldırmaya. Peki burada hakem ne yapacak? İşte yorum burada başlıyor.
82 dakika vakit geçiren takıma prim sağlayıp maçı 8 dakika uzatacak mı? Yoksa oyuncu değişikliklerini koyup maçı bitirecek mi?
Şimdi bir paragraf açalım; iki takım da kora kor mücadele ediyor, 2-3 oyuncu da değişmiş o zaman da senin maçı kısa kesmeye hakkın yok.
Çünkü seyircinin verdiği parayı helal etmesi gerek. Şimdi size tartışılacak bir yorum daha yazacağım. Bunlar hem futbolculuğumda hem de hakemken başımdan geçti. Ankaragücü'ndeyim. İzmir'de Altınordu ile oynuyoruz, 1-0 mağlubuz, dakika da 80 civarı. Bastırıyoruz gol atamıyoruz. Top Altay yatakhaneleri tarafından auta çıktı. Top toplayan çocuk kağnı gibi hareket ediyor topu atmıyor. "Atsana" dedim bana "S…. lan" dedi. "Senin" dedim saymaya başladım. Hakem geldi beni oyundan attı. O çocuk da top toplamaya devam etti. Hakem oldum aynı pozisyonları bu sefer ben yaşadım. Top toplayan çocuğu saha dışına çıkardım, futbolcuya nasihat edip oyunda tuttum. O futbolcu, top toplayan çocuğa vurduysa ki o da oldu o zaman futbolcuyu oyundan attım. Kara kaplı kitap "Küfürün hepsinde oyuncuyu atacaksın" der. Kendi arkadaşına etse bile. Size ikinci yorum; maç oynanıyor, tribünden bir futbolcuya devamlı küfür ediliyor o da o hırsla dönüp "Ben de sizin" der gibi hareket ediyor. Kitap "kırmızı" der.
Ben hakem olarak onun yanına gider, sakinleştirip oyunda tutarım. İşte size üç tane yorum.
Siz karar verin hangisi doğru…

GÖZLER YALAN SÖYLEMEZ
Şimdi buradan Demba Ba'nın pozisyonunda kaleci Waterman atılır mı atılmaz mı ya gelelim?
Kalecinin ceza alanı içinde elle oynama şansı var. Ceza alanı dışında oynar mı oynar? Futbolcu muamelesi görür… Yani sarı kart. Ne zaman atılır?
Bariz gol şansı olduğu zaman. Bakın hala son adam konuşuluyor. Son adam diye bir kavram yok. Gelelim Demba Ba'nın pozisyonuna. Demba Ba kalecinin yanından topu atıyor, öbür yanından gidip alacak.
Waterman uyanık, eliyle çeliyor. Waterman topu çeldikten sonra sağ tarafta bir adam varmış top ona yönelmişmiş, o adam topu alırmışmış, müdahale edermişmiş… Demba Ba'nın attığı top Waterman'ın yanından geçse Waterman elini vurmasa Demba Ba golü yapacak mı ona bakacaksınız. Top kalecinin elinden yön değiştirirken, kendi arkadaşına giderken o oyuncu alır mıymış bunu geçeceksiniz beyler. Bir şeyleri iyi düşünün. Kaleciyi stoper yapın, Waterman da kalede olsun. Stoper aynı pozisyonda topu elle kesse Demba Ba yine bariz gol şansında olacak o stoperi atacaksın. Bunu kaleci yapınca zaten kale boş. İki kırmızı var lafın gelişi. Aynı maça dönelim. Necip nasıl atıldı? Rakip oyuncu, ceza alanına girerken deparı atıp Necip'i geçti. Necip baktı gidiyor, indirdi… Kalede kaleci var. Belki kaleci oyuncunun ayağından topu alacak, belki kurtaracak.
Futbolda belkiler yok. Yorumları yaparken kimseye gebe kalmayacaksınız… "Futbol Federasyonu başkanı değişir de ben gelirim" diye düşünürseniz baltayı taşa vurursunuz.
Bunları gazetelerde yazınca millet yerde televizyonda yönetmen zoom yaptığında kimseye yediremezsiniz.
Şarkıların bile ana fikri oradan geçer, "Gözler yalan söylemez."

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.