Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Farklı yetenekleri olan oyunculara sahip olmak, bir futbol takımı için çok önemlidir.
Ancak büyük hedeflere varmak ve zaferler kazanmak için liderlik gerekir. Vizyon birliği aynı anda olmaz. Yetenek farklılığı olan doğru oyuncular, kendi kendilerine bir araya gelmez.
Başarının yakalanması için mutlaka bir lidere ihtiyaç vardır. Kazanmak, gerekli motivasyonu sağlamak, yetkilendirme ve yönlendirme, ancak güçlü liderlerle gerçekleşir. Liderlik Yasaları kitabında şöyle der: "Kazanmak için büyük oyunculara sahip olmalısınız. İyi oyuncular olmadan kazanamazsınız fakat onları da kaybedebilirsiniz. Teknik direktörün fark yaratacağı nokta buradadır."
G.Saray'da birçok yıldız oyuncu var. Çoğu halen milli takımlarda görev alıyor. Bu oyuncuların birlikte uyum içinde oynamaları, aile olabilmeleri, arkadaşlık ilişkilerini üst düzeye taşımaları Fatih Terim'in liderliğinde gerçekleşiyor.

MUTLULUK TABLOSUNA DİKAT

Fatih hoca, Sneijder ve Drogba gibi oyuncuların kısa sürede takım içinde G.Saraylı muamelesi görmelerini sağlayacak bir ortam yaratmış. Futbolcular arasında adalet adına ayrım yapmıyor. Kim formdaysa formayı giyiyor.
Örneğin Akhisar maçında Drogba oyuna girip golünü attıktan sonra kulübeye dönüp Terim'e baş parmağıyla 'okey' işareti yaptı.
Terim de aynı şekilde karşılık verdi. Gol sonrası yaşanan sevinç, bir hafta önce G.Saray'a katılan Drogba'ya yerli ve yabancı oyuncuların sarılışı tam bir mutluluk tablosuydu. Hatta geçen hafta Burak'ın Antalya'ya attığı ikinci golden sonra, kendisine ilk koşan ve sırtına tırmanan Sneijder oldu. Eğer bir takımda bu sinerjiyi, aile ortamını, arkadaşlık ilişkilerini güçlü hale getirirseniz, başarıyı da kolaylaştırırsınız.
Terim, Florya'ya ayak bastığı ilk gün "Galatasaray ruhunu geri getirmek istiyorum" hedefini koymuştu. Bu ruh geçen sene şampiyonlukla taçlandı. Bu sezon da güçlenen kadronun, Terim'in liderliğinde daha büyük hedeflere yürüyeceğini düşünüyorum.

***

Forvetin gülen yüzü Drogba
Drogba, G.Saray'la anlaştığı gün "Drogba forvette dağınıklığı toplar" manşetini kullanmıştım. Drogba'yı analiz ederken şunları söylemiştim: "Çok güçlü, sırtı dönük mükemmel oynayan, iyi top saklayan, iki ayağıyla da gol atabilen, yüksek toplara etkili kafa vuruşları yapan bir oyuncu."

Saha içindeki lider

Drogba'nın farkını Akhisar maçında oyuna girdikten sonra fazlasıyla gördük. Drogba sadece iyi bir golcü olduğunu ve gücünü kanıtlamadı, hem oynayan hem de oynatan, üstelik liderlik kimliğini sahaya yansıtan bir yıldız olarak sahne aldı. Çabuk düşünmesi, ayağa çabuk oynaması, pas alış verişine girerken gözlerini radar gibi kullanıp çabuk alan değiştirmesi, Sneijder'i iyi oyun anlamında zirveye çıkartırken; Selçuk, Hamit, Amrabat ve Burak'ı p hızlı oynanan oyunun içine çekiverdi. Sırtı dönük aldığı topları kaybetmediği gibi G.Saray'ın hücuma çok adamla gelmesi- ni sağladı. Orta saha ayağa pas oynarken, Drogba eliyle kimin nereye oynaması gerektiğini vurguladı.
***
Şener'in söylemi etik değil
Liderler nasıl saygı kazanırlar? Anlamlı kararlar vererek, hatalarını kabul ederek ve kişisel gündemlerini, takipçileri ve kurumları için en iyi olan şeyleri belirleyerek bunu yaparlar. Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'i çok severim. Sıcakkanlı, cana yakın ve dost canlısıdır. Zaman zaman söylemleriyle olay yaratır. Yani dilinin kemiği yoktur. Sayın başkanın CNN Türk'teki Aykırı Sorular programında G.Saray'ın Brezilyalı yıldızı Melo için "Melo'ya bakınca, bu tip suç işler diyorsun" söylemini insan hakları adına etik bulmadım. Futbolcuyu tipine göre mi transfer edeceğiz? Tipe baktığımızda Maradona için "Bu adam uyuşturucu kullanır" diyebilir miyiz? Jaja'ya tip analizi yapsaydık "Bu adam alemcidir" yakıştırmasında bulunur muyduk? Başkanın bu tavrını ayrımcılıktır. İnsan, tipine, dövmesine, saçına göre yargılanamaz. Sadri Şener bu söylemini Avrupa'da, Amerika'da dile getirseydi, oyuncular İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açardı.
***
30 yaşını geçtin mi yandın!
Akhi sar-G.Saray maçı için Cuma günü İzmir'e uçarken, uçakta 3. Lig 2. Grup'ta mücadele eden Bingöl Belediyespor'un futbol şube sorumlusu Necati Aratemur ile tanıştım. Necati bey, TFF'nin 3. Lig'e koyduğu yaş sınırlamasından duydukları sıkıntıyı anlattı. 3. Lig'de kural gereği 25 yaşla 30 yaş arasında ancak 4 futbolcu oynatabiliyorsunuz. İki futbolcuyu da kulübede bulundurabiliyorsunuz. Bu oyuncular da 'kontenjan' söylemiyle forma giyebiliyorlar. 1988 doğumlular gelecek yıl ne kadar iyi oyuncu olurlarsa olsunlar statü gereği kontenjan sınıfına girecekler. Drogba 35, Webo 33, Emre 33 Akhisar Kaptanı Emrah 35 yaşında Süper Lig'de oynuyorlar. Örneğin 3. Lig'de takımın beyni konumundaki 30 yaşındaki futbolcular 31 yaşına bastıklarında 3. Lig'de oynayamayacaklar. Necati bey, bu statü gereği zorda kaldıklarını, çok ucuza oynattıkları oyuncuları yaştan dolayı kaybedebilecek aşamaya geldiklerini anlattı. Doğu'da birçok kulüp ekonomik sıkıntı çekiyor. Bingöl de belediye desteğiyle ayakta duruyor. TFF, bu statüyü gözden geçirmeli.








Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;