YAZARA MAİL GÖNDER Arrivederci
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

G.Saray'ın kuruluş yıldönümüymüş. G.Saray'da yeni başkan Duygun Yarsuvat olmuş... Futbolcuların çok sevdiği adam Abdurrahim Albayrak Florya'ya dönmüş... Pastalar kesilmiş. İkramlar yapılmış... G.Saraylı futbolcular da günün anlamına göre Başakşehir'i yeneceklermiş. Hepsi boş... Hepsi laf... Huzurun, mutluluğun, arkadaşlığın olmadığı yerde başarı da olmaz. G.Saraylı futbolcular 'büyük takım oyuncusu olma' özelliğini yitirmiş. Bir takım maç kaybedebilir, farklı da yenilebilir. Ama kaybetmenin de, farklı yenilmenin de bir adabı vardır. Teslimiyetçi ruhla oynamak, yenilgiyi kabullenmek G.Saray'ın kuruluş amacında ve genetiğinde yoktur.
Halk arasında "At sahibine göre kişner" diye bir terim vardır. G.Saray'ın teknik direktörü Cesare Prandelli'ye bak futbolcuların halini gör. Hatırlatayım; 2012-2013 sezonunda Fatih Terim'in G.Saray'ının TT Arena'da Mersin ve Ordu ile oynadığı iki maç vardı. Mersin maçında G.Saray geriye düşmüş ve 10 kişi kalmıştı. Ne oldu? G.Saray geriden gelip maçı 3-1 kazandı. Terim'in atıldığı Ordu maçında G.Saray devreye 2-0 yenik girmiş ama ikinci yarı geriden gelip maçı 3-2 kazanmıştı. Avrupa'da Braga'yı geriden gelip deplasmanda 2-1 yendi. Bu başarıların temelinde Florya'da G.Saraylılık ruhuyla yoğrulan oyuncuların beyninde ve yüreğinde, "Biz bu maçı kazanırız" düşüncesi vardı. Çünkü Terim oyuncularına şunu öğretmişti: "Kaybetmekten korkma. Bir şeyi kazanmak için bazı şeyleri kaybetmelisin. Unutma; kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin."
Sadece Ekim ayında 14 gol yiyen 5 gol atan; Arsenal, Dortmund ve Başakşehir'den toplamda 12 gol yiyen G.Saray'ı Prandelli gibi çapsız, yetersiz, adaletsiz bir hocanın ayağa kaldırması mümkün mü? Asla. Efsane başkan Faruk Süren ne dedi: "Prandelli ile bu iş asla yürümez. Yollar hemen ayrılmalı." Biliyorum ki; futbolcular ile Prandelli arasında 'kontak' yok. İtalyan hocanın kadroyu sık değiştirmesi, oynatmadığı oyuncularla ilgili kendine göre bahaneler uydurması, kendi getirdiği Pandev'i ve özellikle Dzemaili'ye yerli oyuncuları dışlayarak öncelik tanıması takım içinde ciddi sıkıntılar yarattı. Yerli oyuncular Prandelli'yi takmıyor, sevmiyor..
Sonuç; Ünal Aysal'ın, "Benvenuto Cesare" diye dev pankartlar hazırlayarak getirdiği Prandelli için artık "Arrivederci" zamanıdır..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.