YAZARA MAİL GÖNDER Selçuk olmayınca gol yağdırdılar!
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Galatasaray, Akhisar Belediye'ye gol yağdırdı. İki takım arasında uçurum mu var ki böyle bir skor ortaya çıktı?
6-1 olmasının sebepleri: İki takım arasında 6-1'lik bir fark yok. Niye 6-1 oldu? 1- Öncelikle Galatasaray'ın golü erken geldi. Zaten savunma değil de futbol oynamak için sahaya çıkan Akhisar; bu 1-0'dan sonra hücumlarını biraz daha artırmak durumunda kaldı. Olumlu top oynamak için sahaya çıkmıştı ama mağlup durumda olduğu için daha yürekli, daha cesur, daha atak oynamak zorundaydı. 2- Bütün bunlarla beraber kritik anlarda, önemli hatalar yaptı Akhisar savunması... Galatasaray'ı sıkıştıracakları anlarda yedikleri goller darbe oldu. 3- 1-0'ın üstüne; gene her şey iyi giderken, ofsayttan Galatasaray'ın ikinci golü geldi. Hakemlerin gözünden kaçanlar ya da hatalar Akhisar'ın aleyhine oldu. 4- Saydıklarım, Galatasaray dışındaki unsurlardı. Galatasaray açısından, asıl önemlisi; Selçuk'un oynamamasıydı. Galatasaray'ın 6 gol atmasının sebebi, Selçuk'un yokluğuydu. Selçuk'un bu takımı nasıl durdurduğu, nasıl geciktirdiği, rakip savunmaya nasıl toparlanma imkanı verdiği, oyunu nasıl öldürdüğü ortaya çıktı.

SELÇUK GALATASARAY'IN EL FRENİ GİBİ
Maçın sonunda; Galatasaray'ın yüzde 58, rakibin yüzde 42 topla oynadığını yazan istatistiklerin, nasıl palavra olduğunu gördük. Mesele yüzde 58 topa hâkim olmak değil... O yüzde 58'in yüzde 58'ini, kendi sahanda yan topla oynuyorsan; zaten ne fark eder topun sende olması!.. Bir de o arada, kendi sahanda topu rakibe kaptırırsan...
Selçuk oynamadığı için Galatasaray, ilk defa derinlemesine, hızlı hücuma kalkma şansı buldu. Galatasaray'ın iki stoperi topu aldığında yan yan çevirip Selçuk'un gelmesini bekliyorlardı, yan yan çevirip Selçuk'a veriyorlardı, Selçuk da tekrar onlara veriyordu, onlar tekrar Selçuk'a veriyordu, Selçuk hatta Muslera'ya bir daha veriyordu.
Böyle dönüp dururken, o stoperler artık olmayan Selçuk'un gelmesini beklemek yerine; topu kendileri oyuna sokmaya başladılar ve bir tanesi de gol oldu işte... Galatasaray'ın çok tehlikeli forvetleri var; çok tehlikeli hücum kozları var. Drogba'sından Sneijder'ine, Burak'ından Umut'una; orta sahada çok iyi şutlar atan isimler var, Yekta'sından Ceyhun'una kadar... Galatasaray'ın oyunu hızlandığı zaman bunlar daha etkili oluyorlar.

OYUNU FELAKET HALDE GECİKTİRİYOR
Selçuk, oyunu felaket şekilde geciktirdiği için ve buna, Fatih hocadan başlayarak kimse ses çıkarmadığı için; hatta belki de 'Böyle oyna' diye tavsiye ettikleri için, Galatasaray'ın hücum gücü yüzde 10'a düşüyordu. Çünkü rakip yerleşiyor; Galatasaray topu aldığı zaman, rakip kendi sahasına dönüyor. Adamları da markaja alıyor; sahayı da parselliyor. Sen, topu atacak yer bulamıyorsun. Hadi tekrardan, yana ve Muslera'ya atıyorsun. Bunu oynuyordu Galatasaray Selçuk yüzünden!..
Hızlı oynayan ve rakip geri çekilmeden, geride yerini almadan, geride hazırlığını yapmadan oynayan Drogba'yı, Burak'ı ve Sneijder'i düşün; bir de 10 kişinin arasında boğulmuş Drogba'yı, Burak'ı ve Sneijder'i düşün. İşte fark bu...

ABDULLAH AVCI HAKLIYMIŞ!
Dilerim ; Selçuk kardeşim Florya'ya gider. Bu 6'lık maç kaseti ile kendi oynadığı herhangi bir maçın kasetini alır; bir odaya kapanır ve ikisini arka arkaya izler. Selçuklu Galatasaray ile Selçuksuz Galatasaray'ın farkını görür. Hatırlarsın; Abdullah Avcı, Milli Takım hocasıyken 'Selçuk'u oynatmadı' diye kıyameti koparmıştım. Şimdi dönüp bakıyorum; meğer adam haklıymış.

BEŞİKTAŞ'IN GOLÜNE G.SARAY'IN 6 GOLÜNDEN DAHA ÇOK SEVİNDİM
Galatasaray, Akhisar Belediye'yi 6-1 gibi farklı bir skorla geçerken; Drogba, Sneijder ve Burak eleştirilen isimler oldular. Maçla ilgili notlarınız neler?
Maçla ilgili, söyleyeceğim birinci konu; Akhisar'ın hocası Hamza Hamzaoğlu'nu yürekten kutlamak... Hamza'nın futbol anlayışı, bize böyle güzel bir maç seyretme fırsatı verdi.
Gazeteleri okuyorum; kıyametler kopuyor. "Sen İstanbul'da Galatasaray'a karşı, nasıl üç hücum oyuncusu ile oynarsın! Niye savunma yapmazsın! Niye 1 puanı düşünmezsin" diye...
2 puanlı ligden, 3 puanlı lige niye geçtik! Hamza, gazeteci arkadaşlarımın dediklerini yapsa ve İstanbul'da, futbolu öldürmek adına anti futbol ile sahaya çıksaydı ne kazanacaktı; 1 puan... Maç sonunda ne kaybetti; 1 puan...

SAĞLAM MAÇI ÖLDÜRDÜ

Ertuğrul Sağlam da 1 puan kaybetti. Ama Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş-Eskişehir maçını öldürdü. Çünkü Eskişehir'i, o benim anti futbol meraklısı yazarlarımın istediği ölçülerde oynattı. Beşiktaş'ın son dakikadaki golüne sevindiğim kadar, Galatasaray'ın 6 golünden birine sevinmedim. Oyunu öldürenlerin, son dakikada gol yiyip yenilmeleri, beni nasıl mutlu ediyor; bilemezsin.
Olimpiyat Stadı'ndaki maçın, hava koşullarını düşünün. Benim evimle arabadan indiğim yerin arası 10 metre... Evime girene kadar donuyordum. Böyle bir havada, İstanbul'un öteki ucundaki Olimpiyat Stadı'na gidenlere, üstüne sulu kar yağarken açık tribünde oturanlara; senin kötü futbol seyrettirmeye hakkın var mı! Alma 1 puan! Ama yenersen, 3 puan alırsın.

GOLDE HAVAYA FIRLADIM
Beşiktaş da son zamanlarda ahım şahım top oynamıyor zaten... Eskişehir olarak; Beşiktaş'ı, hele de deplasmanda, kaç senede bir böyle yakalarsın! Herkes, Eskişehir kalesine yığılmış. O karambolde elin oğlu gelir, 90'da golü atar, Hıncal da havaya fırlar; 'Gol' diye...
Bu Hamza Hamzaoğlu'nu alkışladım ben; ertesi günkü Ertuğrul Sağlam'ı gördüğüm zaman... Ben, futbol seyretmek istiyorum arkadaş! Anti futbol oynatan, futbolu öldüren hocaların; sahaya saldıkları korkak, çirkin, faullerle dolu savunma oyunlarını değil... Bunlar ceza aldığı zaman da çok hoşuma gidiyor.

TAKIMDA İSTİKRAR YOK
Galatasaray, istikrarlı bir şekilde; deplasmanda kaybederken, sahasında kazanmaya devam ediyor. Siz, bunu neye bağlıyorsunuz?
Bir ciddiyetsizlik mi var; yoksa rakipleri de sahasında daha iyi, daha cesur mu oynuyor? Galatasaray maçının arkasından, bir yazı okudum; çok güzel bir cümle vardı. "Galatasaray, Akhisar'a 6 tane attı. Peki 'Haftaya deplasmanda, Karabük'ü yener' diyen var mı?" diye... Bana sorarsan; içeride ya da dışarıda oynamaları da önemli değil. Galatasaray, istikrarsız top oynuyor.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.