Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Fenerbahçe'nin teknik direktörü hamleleriyle galibiyeti getirdi

Medyanın ve kamuoyunun önemli bir yanlışını yeri geldikçe vurguluyorum. Tabii ki eleştiriler yapılacak. Ancak bir takımda işler iyi giderken bazı eksikler görmezden gelinip erken methiyeler düzülüyor. Tam tersi bir takımda işler kötü giderken temkinli davranılmayıp çok abartılı ağır eleştiriler yapılıyor. Dozaj ayarlanamadığından yapılan yorumlar fos çıkıyor. Ben de İsmail Kartal'ı eleştiriyorum.
Ama kaybettikleri Galatasaray derbisinden sonra İsmail Kartal'ı yaptığı teknik adam doğrularıyla methettim. Ancak herkes derbi kaybedilince İsmail Kartal'ı ağır bir şekilde eleştirdi.
İşte ligde 2 haftada birçok şey değişti. Ağır eleştirilen İsmail Kartal'ın F.Bahçe'si liderliğe yükselirken Trabzon, G.Saray ve Beşiktaş deplasmanlarını bitirip fikstür avantajını da lehine çevirdi. Yerden yere vurulan G.Saray averajla lig 2.si. Buna karşılık genelde iyi futbol oynayan ve ciddi rakiplerinin iyi gitmeyişleriyle bu sene önü açık denilen Beşiktaş, 2 haftada 6 puan kaybederek dördüncülüğe geriledi. Bundan sonra da çok şeyler değişebilir.

NECİP'E DESTEK VERMEDİLER

Sezon başından beri yaptığım analizde iyi futbol oynayan Beşiktaş'ta kimsenin üstünde durmadığı bir rahatsızlığa değindim. Beşiktaş kadro yapısı itibariyle günümüz futbolunda gerektiğinde mutlaka başvurulması gereken kontrol futbolunu uygulayamıyor. Tempolu, coşkulu, presli, sürekli dikine oynayan bir takım. Derbi öncesi bunu düşünerek F.Bahçe'nin özelliğini göz önüne alarak yaptığım analizde düğüm Bilic'te çözülür dedim. Çünkü İsmail Kartal'ın takımının istenilen futbolu oynayamasa da oturmuş bir düzeni ve pas trafiği var. Bilic'in iki şeyi düşünmesi lazımdı. Rakibinin alışılmış pas trafiğini en aza indirmek ve de Caner'in kulvarını kapatmak. Herkes faturayı doğal olarak Necip'e kesiyor. Doğrudur, bek oynamayı bilmiyor. Ama bunun yanında Necip'in önündeki oyuncunun görevi çok önemliydi. Çizgide Caner'e akıllı set çekmek gerekirdi. Ne Kerim ne de Olcay bunu başaramadılar. Bilic F.Bahçe'nin pas trafiği artısını da en aza indiremedi.
İsmail Kartal'ın başarılı taktik planı yanında, kırmızı kart görmesi an meselesi olan takımın lokomotifi Caner'i de oyundan alması da çok doğru bir teknik adam hamlesiydi.

ORMAN'IN ÇIKIŞI ZARAR VERDİ
Şimdi gelelim geçtiğimiz hafta ortasına. Bağırmayı, çağırmayı sevmeyen bu tip işlere girmeyi kendisine yakıştırmayan çağdaş bir başkan profili çizen Fikret Orman beklemediği Erciyes yenilgisi ve Gökhan'ı kaybetmenin paniği ve camia baskısıyla son derece zamansız ve gereksiz bir basın toplantısı düzenledi. Federasyon kurullarını ve Bülent Yıldırım'ın hedef alırken Aziz Yıldırım'a da gönderme yaptı. Hakeme gözdağı vermesi öncelikle takımına zarar verdi. Esas sorumluluklarını unutan futbolcular önce hakem ile diyaloğa girdiler. Başı çeken de Oğuzhan'dı. Sahada da hiç bir varlık gösteremedi. Fikret Orman da ayrıca rakibini de motive etti. Aziz Yıldırım ve arkadaşları 3 senedir, bitmeyen büyük bir kaos ortamını yönetiyorlar. Bu konuda oldukça deneyimliler. Bir de unutmadan kısaca değinmek istiyorum. Aziz Yıldırım'ın "Gerekirse hakemlerin odasını basarım" beyanatı Avrupa'nın başka bir ülkesinde olsa önce insanlar inanamazlar şok olurlar sonra da o başkan hakkında federasyon tarafından ne gibi cezai yaptırımlar uygulanacağı herkesin malumudur.

COLLİNA BİLE YÖNETEMEZ

Hakem Bülent Yıldırım'ın yönetimine gelince; senelerdir aynı şeyleri defalardır tekrarlıyorum. Ülkemizde dünyada eşi benzeri olmayan futbolun içindeki tüm birimlerden hakemlere inanılmaz baskılar geliyor. Fikret Orman derbi öncesi hakemi hedef aldı. Eğer Beşiktaş cephesinde işler iyi gitmezse Bülent Yıldırım biliyor ki, hem Beşiktaşlı futbolcular, hem seyirci üstüne gelecek. Kafasındaki ilk düşünce; aman Beşiktaş'a bir hata yapmayayım. Madalyonun öbür yüzüne bakıyor. Beşiktaş'ın rakibi F.Bahçe... Her hakemin otoritesini tehdit eden, strese sokan Emre ve Caner gibi tehlikeli oyuncular var. Eğer F.Bahçe, Bülent Yıldırım'ın hatasıyla maçı kaybederken bu defa karşısına Aziz Yıldırım çıkacak. Bütün bu olumsuzluklara ilaveten medya da; hakemi ağır bir şekilde eleştirmek için bekleyen ağır bombardıman topları var. İddia ediyorum gelmiş geçmiş dünyanın en iyi hakemi olan Collina bizim hakemimiz olsa bu ortamda sağlıklı ve hatasız maç yönetemez.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER