YAZARA MAİL GÖNDER Quaresma bir yanlıştı!
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Yönetim bu transfer için taraftarın sesine kulak verdi. Ama başına da iş açtı. Quaresma'nın yeteneklerini beğeniyorum ama daha önce denenmiş bir disiplinsizliği, inişli-çıkışlı grafiği vardı

Beşiktaş, Kasımpaşa karşısında son saniyede 1 puanı kurtarmış olsa da sergilediği olumlu futbolla takdir topluyor. Günümüz futbolunun vazgeçilmez prensipleri var; çekirdek kadroyu büyük değişikliğe uğratmayacaksınız. Transferde ihtiyaç olan bölgelere öncelik tanıyacaksınız. Alışılmış, oturmuş sistemle gereksiz oynamayacaksınız. Eğer teknik adam değişikliği gündeme gelirse, giden hocaya benzer özellikte bir hocayla anlaşacaksınız. Beşiktaş yönetimi, bu prensiplerin tümünde doğru kararlar verdi. Acil ihtiyaç için 3 görev yeri vardı; sağ bek, stoper ve Demba Ba'dan boşalan santrfor. Piyasası olmasa da Beck çok faydalı, disiplinli, defansif ve ofansif görevleri dengeli ve akıllıca yapan bir sağ bek. Rhodolfo, iyi bir stoper. Gomez de kariyer sahibi golcü bir santrfor. Bu acil ihtiyaçlar dışında, sol bek ve ileri ucun kenarlarında görev yapacak alternatif transferler de düşünülmeliydi. Onlar da yapıldı. Doğru olan Tosic yanlış olansa Querasma'ydı. Yönetim bu konuda taraftarın sesine kulak verdi. Ama başına da iş açtı. Ben de Quaresma'nın yeteneklerini beğeniyorum. Ama daha önce denenmiş bir disiplinsizliği, inişli-çıkışlı grafiği vardı. Quaresma hakkındaki olumsuz görüşümdeki haklılığım kısa sürede ortaya çıktı. Takım iyi giderken tek sıkıntıyı Quaresma yaratıyor. Yönetimin hoca tercihi de çok yerindeydi. Şenol Güneş deneyimli ve iş disiplinini hep ön planda tutan bir teknik adam. Bilic de Beşiktaş'ı benzer yapıda oynatıyordu. Şenol Güneş'in en büyük özelliklerinden bir tanesi de formayı hak edene vermesidir. Örneğin Quaresma'yı bazen oynatmıyor, bazen de oyundan alıyor. Yıldız santrfor Gomez, fiziki olarak vasat seviyede. İnanıyorum ki eğer Gomez, fiziki açıdan vasatın altında olsa Şenol Güneş ilk 11'de Cenk'le başlar. Şenol Güneş'in üzerinde titizlikle durması gereken çok önemli bir nokta var. Beşiktaş'ın kadro yapısı kesinlikle kontrol futboluna uygun değil. Üstelik de günümüzde dikine futbolu ana prensip kabul etsen de her maçta gidişata göre belli bir süre kontrollü anlayış uygulaması da gerekir. Sürekli dikine futbolda aktif dinlenme yapılamayacağı için fiziki tahribat da olur. İşte geçen sezonun Brugge maçıyla birlikte son ayında Beşiktaş'ta bu yaşandı. Bu sene de böyle bir olasılık var. Beşiktaş'ın Antalyaspor maçı kritiğinde başlığım "Atiba Beşiktaş'ın Yaya Toure'si" idi. Bu benzetmemden dolayı okuyuculardan çok olumlu mesajlar aldım. Tabii hem Yaya Toure hem Atiba tipik ön libero özelliğinde futbolcular. İkisi de istikrarlı, disiplinli ve devamlılığı olan fiziki açıdan güçlü oyuncular. İkisi de 90 dakika sahanın her yerine yardım götürebiliyorlar. Bu görüşümdeki bir ayrıntıyı eklemek istiyorum. Manchester City'de son senelerde çok sayıda yıldız futbolcular var. Ancak fiziki durumlarına göre teknik direktör Pellegrini, yıldızlarının hepsini gerektiğinde kulübeye çekiyor. Ama Yaya Toure sakat ya da cezalı değilse mutlaka ilk 11'de. Atiba için de bu geçerli.

Beşiktaş benim evim

Quaresma, Yavru Kartallar dergisi için Kerem Kara ve Ufukcan Kılıç'ın sorularını yanıtladı: "Çocukluğumdan beri sadece futbolcu olmayı hayal ettim. Kariyerimin dönüm noktası Sporting Lizbon'un A takımında şans bulduğum dönemdi. Beşiktaş evim gibi. Burada kendimi mutlu ve huzurlu hissediyorum. Teklif geldiğinde de hemen kabul ettim."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.