Türkiye'nin en iyi haber sitesi
LEVENT TÜZEMEN

Futbolun dili Arda

Ünlü Alman filozof Goethe "Yetenekli olan bir kişi için bu dünya dilsiz değildir" demiş. Arda'nın yokluğunda Galatasaray iyi futbol ve başarı adına tam bir dilsizdi. İki yakası bir araya gelmedi, sahada organize olamadı, pozisyon bulmakta zorlandı. Güçlü ve sağlıklı bir Arda'nın neler yapacağı Manisa'da bir kez daha belgelendi. Arda sadece bir lider değil oynayan, oynatan ve sonuca doğrudan katkı yapan büyük bir yetenek. Manisa'ya attığı ikinci gol, Barça'nın yıldızı Messi'nin zekası ve vuruş kalitesiyle eş değerdeydi.
Haldun Üstünel, Arda'yı yıpratıp Galatasaray'dan uzaklaştırmak isteyenlere doğru ve haklı olarak şöyle dedi: "Geleceğin Galatasarayı'nı oluştururken, Arda'yı nasıl satacağımızı değil, yeni Ardalar'ı nasıl kazandıracağımızı düşünmeliyiz."

İLK YARIDA 2000 FELSEFESİ
Arda'yı bilerek yıpratıp Galatasaray'dan kopartmak isteyenlerin tuzağına yönetim ve taraftar düşmemeli; Arda'ya sahip çıkmalı. Dibe vurmuş Galatasaray'ın yeni sezonda ayağa kalkmasında en büyük gücün Arda olacağının bilinmesi gerekir. Uyarıyorum; Galatasaray'ın şiddetle ihtiyacı olduğu şu ortamda Arda'yı satmak hangi yönetim olursa olsun bir ihanettir.
Galatasaray, Manisa'da ilk yarıda 2000 ruhunun futbol felsefesiyle oynadı. Önde basan, pres yapan, top çalan, rakibe boş alan vermeyip çabuk kapanan ve hücumu kanatlardan kullanan coşkulu, kazanmayı arzulayan bir Galatasaray izledik.
Arda, Aydın, Stancu, Culio ve Sabri Galatasaray'ın tempolu, hızlı, çabuk oynamasında etkiliydi. Bu beşli hücuma sürekli derinlik kazandırdı.
Ayağa çabuk ve isabetli oynamak Manisa'nın pozisyon almasını engellerken, Galatasaray'ın oyun hakimiyetini elinde tutmasını sağladı.

FİZİK GÜCÜN DÜŞÜŞÜ NORMAL
Insua savunmanın solunda gücüyle Manisa'nın kanat bindirmelerine izin vermediği gibi kanattan hücuma da etkili bindirmeler yaptı.
İkinci yarı Galatasaray fizik olarak düştü. Ancak yediği ilk golden sonra Culio'nun golü tekrardan bir moral oldu.
Ama bu takımın çok fazla sakatlık yaşadığını düşünürsek, fizik düşüşünü normal kabul edebiliriz. Zaten ilk yarıdaki Galatasaray, oyununu 70. dakikaya kadar taşısaydı, farklı kazanır rakibine de pozisyon vermezdi.
Önemli olan kazanmaktı. Galatasaray da bu mutluluğu haftalar sonra yakaladı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA